FLAŞ HABER
Önder GÜZELARSLAN

Önder GÜZELARSLAN

[email protected]

ZARİF BİR İNSAN CAHİT ZARİFOĞLU

27 Haziran 2021 - 23:33 - Güncelleme: 27 Haziran 2021 - 23:39

ZARİF BİR İNSAN CAHİT ZARİFOĞLU

Yakın zamanda ölüm yıldönümüyle kendisini rahmet ve minnetle bir kez daha andığımız, genç yaşta aramızdan ayrılmasına rağmen birçok eser kaleme almış, edebiyat dünyasının zarif insanı ve 7 güzel adamdan biri olan Cahit Zarifoğlu aslen Kahramanmaraşlı olmasına rağmen 1 Temmuz 1940 tarihinde Ankara'da dünyaya gelmiştir.

Ataları 300 yıl kadar önce Kafkasya'dan Maraş'a gelip yerleşmiş olan Cahit Zarifoğlu’nun babasının hakim olması nedeniyle çocukluk yıllarını Güneydoğu'da geçirmiştir. İlk öğrenimine Şanlıurfa Siverek'te başlamış, Kahramanmaraş ve Ankara'da da devam ederek ilkokulu Ankara’da bitirmiştir. Ortaokulu Ankara Kızılcahamam'da başlamış, lise eğitimini ise memleketi Kahramanmaraş'ta başlayıp yine orada tamamlamıştır. Lise eğitimi sonrasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde okumuş ve buradan mezun olmuştur. Kendi anlatımına göre Kafkasya’dan Kahramanmaraş’a gelen ataları üç kardeşmiş ve bu üç kardeşten birinin adı Zarif'miş. İşte bizim aile bu Kafkasyalı Zarif'ten geliyor diye ifadede bulunmuş. Bundan dolayı da Kafkasya'yı çok sevdiğini her fırsatta dile getirirmiştir.

Edebiyata olan merakı Kahramanmaraş Lisesi'nde okuduğu dönemlere uzanır. Lise yıllarında kaleme aldığı şiir ve kompozisyonları vardır. Yazdığı bu şiir ve öyküleri lise öğrenciliği yıllarında Kahramanmaraş'taki yerel gazetelerde yayınlanmıştır. Yine lise yıllarında Rasim Özdenören, şair Erdem Beyazıt, şair Alaaddin Özdenören ile aynı sıralarda okuyan Cahit Zarifoğlu’nun edebiyata olan merakı onun üniversite de edebiyat alanında okumasını sağlamıştır. Öğrencilik yıllarında çalışmak zorunda kalan Cahit Zarifoğlu, bir süre sayfa sekreteri olarak çalışmış, yine bu dönemde Sezai Karakoç’un yayınladığı Diriliş Dergisi’nde çeşitli şiirleri yayımlanmıştır. Dini inançları çerçevesinde ele aldığı Anadolu insanlarının acı, umut ve sevgilerini yansıttığı şiirlerinin bir arada topladığı ilk kitabı "İşaret Çocukları" 1967 yılında yayınlanmıştır. Son şiirlerinde ise İslamcı düşüncedeki insan sevgisini ve toplumsal mutluluk anlayışını işlemiştir. 1976'dan sonra,  Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören, Akif İnan, Nazif Gürdoğan ile birlikte kendisinin de kurucuları arasında olduğu, Mavera Dergisinde şiirleri, birkaç hikâyesi, senaryo çalışmaları, günlükleri ve 'Okuyucularla' ismini verdiği sohbetleri yayımlanmıştır.

Çocuk edebiyatı alanında da birçok eser veren Cahit Zarifoğlu farklı dönemlerde ilkokul öğretmen vekilliği ve Almanca öğretmenliği yapmış, 1976'dan itibaren TRT  Genel Müdürlüğü'nde mütercim sekreter olarak görev almıştır. 1983 yılında TRT İstanbul Radyosu'nda görev alarak burada Radyo oyunları yazmıştır.  1984'te Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı alanında Ödüle layık görülmüştür. Şiir, hikâye, roman, çocuk hikâyeleri, deneme, tiyatro ve günlükler yazan yedi güzel insanın en genç hayata veda edeni Cahit Zarifoğlu, 07 Haziran 1987 yılında vefat etmiştir.

Cahit Zarifoğlu ve diğer 7 güzel adamı insanımızın çoğu TRT’de oynayan 7 Güzel Adam dizisi ile yakından tanıma fırsatı buldu. Onları daha iyi anlamak için sadece onları anmak, onların eserlerine sahip çıkmakla olmaz. Onların yerlerini dolduracak insanlar yetiştirmeliyiz ki, onları bir daha aramayalım. Bu ülke yeni Cahit Zarifoğlu gibilerini yetiştirmediği sürece kısır kalır. Edebiyat alanında bugün yetişmiş insanımız gerçekten çok az. Özellikle de çocuk edebiyatı alanında. Hala çocuklarımız Cahit ağabeylerinin Yürekdede ile Padişah kitabını okuyarak büyümeye çalışıyorlar.  

Cahit Zarifoğlu ve onun gibileri hakkıyla anlayabilmek demek yeni Cahit’lerin yetişebilmesi için seferber olabilmek demektir. İnsan kolay yetişmiyor. Hele de bir yazar, mütefekkir hiç de kolay yetişmiyor. İsmini okullara vererek kendisini unutmadığımızı ifade etmeye çalışıyoruz. Bu güzel bir düşünce ama yeterli değil.

Yazımızı Cahit Zarifoğlu’nun  Şehriyar şiirinden bir bölüme vererek tamamlayalım.

Rahmete açılan bir gökyüzüydü.
Üstümüze yıldızlar serpen
Şefkatli bir anne gibiydi
Seni bağrına basan toprak
Mümin mütevekkil bir güzel adam için
Ölümün müthiş ve gizemli sorularına
Ağrılarımı iyileştiren
Sakin cevaplar bulabilirdim
Cesur olmayı dener
“Yaşamak” bu diyebilirdim
İçimde bulutlar hep böyle kabarmaz
Uysal gözlerle bakardım sana
Hafta sonları parkları sevebilir
Anılarımı bir tablo gibi asardım duvara
Söylenecek sözlerim olmasaydı hayata.


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum