Doç. Dr. Hilal ORTAÇ

Doç. Dr. Hilal ORTAÇ

[email protected]

Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Manisa'nın Ekonomik Yapısı-III- Tanzimat'tan Sonra Manisa Ekonomisi

15 Ocak 2024 - 11:50
Reklam

Tanzimat'tan Cumhuriyet'Manisa'nın Ekonomik Yapısı-III-
Tanzimat'tan Sonra Manisa Ekonomisi

1845 'lere ait Temettuat Defterleri verilerine göre, Manisa'da dokumacılık ve yan dallarında faaliyet gösteren esnafın sayısı oldukça fazladır. Bu dafeterlere göre, Manisa'da 429 çulha esnafı ve 315'i kalfa ve çırak olmak üzere toplam olarak 744 kişinin dokuma alanında faaliyet gösterdiği görülmektedir. Bunların yanı sıra, 7 kadar iplik üreten çıkrıkçı ve dokuma tezgahlarında ipliklerin takıldığı tarakları üreten II tarakçı bulunmaktadır. Ayrıca, alaca kırmızı boyacısı, boyacı, basmacı, astarcı, keten iplikçisi ve gazzaz gibi dokumacılıkla ilişkili esnafın varlığı da görülmektedir.
Dokumacılıkla uğraşan bu esnafın kent içinde yoğunlaştığı alanın birbirine bitişik veya yakın yaklaşık 22 mahalleyi kapsaması, üretimi evlerinde gerçekleştirdiklerini düşündürmektedir. Bu kadar çok tezgahı kapsayacak bir üretim alanın ya da atölyenin varlığı XIX. yüzyıl ortaları için saptanamamıştır. Ancak XIX. yüzyıl sonu, XX. yüzyıl sonu başlarında dokuma fabrikalarından söz edilmektedir. XIX. yüzyıl sonlarında Manisa'da 8-15 dokuma fabrikasından[37] söz edilmekle birlikte bunlar, fabrikadan çok, tezgahların toplu halde bulundukları yer olsa gerektir. Sermaye sahiplerine ait olan bu tezgahlar, Çaşnigir Camiinin arkasında Karaosmanoğullarına ait büyük konak ve birkaç handa toplanmıştı. Sermaye sahibi olan bezzaz esnafı bu yolla üretim üzerinde denetim kurmaktaydı. Ama bunun dışında, günümüzde Tevfikiye Mahallesi adını taşıyan Malta ve Dış Mahalle'de -ki yaklaşık olarak yukarıda belirtilen XIX. yüzyılda dokumacılık faaliyeti yapılan 22 mahallenin yer aldığı bölgedir- dağınık bulunan 2000 kadar tezgahta üretim yapan esnaf daha elverişli koşullar altında çalışmaktaydı.[38]
1910'da tesis edildiği bildirilen Ali Fikri ve ortaklarına ait dokuma fabrikası ise, muharrik gücü olmayan ve pamuk ipliği imal için tesisatı olmayan bir kuruluştur.[39] Bu fabrikada 25 tezgah ve 35 işçi çalışmaktadır. [40] İşçilere ücret ödenmeyip, yaptıkları işe göre para almaktadırlar. Buna göre, dokudukları 70 cm. genişliğindeki dokumanın her bir metresi için 20 para işçilik ödenmektedir. Bir işçi günde 15-17 metre dokuma yapabildiğine göre, ortalama işçi gündeliği 7,5- 9 kuruşa gelmektedir ancak, ustalaşmış bir işçi günde 24 metre işleyebilmekte olduğundan maksimum günlük ücret 12 kuruş olmaktadır. [41]
XX. yüzyıl başlarında 3000'lere ulaşan tezgah sayısının, yavaş yavaş azalarak I. Dünya Savaşı sırasında 600 kadar tezgah bulunduğu ve bu sayının 1922'de, Yunan işgali sonunda çıkan yangın sırasında birçok tezgahın yanarak 1930 'larda 50-60 'a kadar indiği, Manisa İl Özel İdaresi tarafından yayımlanan kitapta ifade edilmektedir. [42]
Cumhuriyet döneminde, yine Manisa'nın aynı bölgesinde, toplamı 1050' yi bulan dokuma tezgahı, evlere dağılmış durumda, fakat yine sermaye sahibi kişilere ait olarak faaliyet göstermekteydi. Yedi kişinin elinde toplanmış bu tezgahların yaklaşık %10'u yani, 150 tanesi bağımsız olarak çalışmaktaydı. [43][44] Ancak, 19451ere doğru, Manisa Dokumacılar Birliği Kooperatifi'ni kurarak büyük sermayenin denetiminden kurtulmaya çalışmışlardır.

Manisa' da dokumacılık faaliyetinin azalarak da olsa XX. yüzyıl ortalarına kadar sürdüğü görülmektedir. XIX. yüzyılda ticaretin serbestleşmesi sonucu olarak pamuklu iplik ve kumaş ithalatının liman kentlerindeki el emeğine dayalı sanayi sarsmış olmasına karşılık iç bölgelerdeki dokumacılık faaliyetlerinin bu rekabetten fazlaca etkilenmemiş ve XX. yüzyıl ortalarına kadar varlığını sürdürmüştür. XIX. yüzyılda, özellikle Amerikan İç Savaşı süresince pamuk kıtlığının İngiliz pamuklularının fiyatını arttırması, yerel pamuklu dokumaya talebi arttırmıştır." Ancak ithal dokuma ürünlerinin arkalarındaki güçlü sermaye yapıları sayesinde perakende satıcıya uzun vadeli kredilerle verilebilmesi, buna karşılık yerli dokumaların kısıtlı sermaye tarafından ve ağır faizli kredilerle üretilmesi nedeniyle vadeli satışların yapılamaması pazarı etkilemiş ve gerilemeye neden olmuştur.
Cumhuriyetin başlarında Manisa'da yangının neden olduğu yıkımın etkilerini üzerinden kısa sürede atmak amacıyla imar faaliyetleri başlamış, pek çok fabrika ve atölye faaliyete geçmiştir. Bu yıllarda da Manisa'da sanayi adına belli başlı fabrikaların tarım ürünlerinin işlenmesine yönelik imalathaneler olduğu açıkça görülmektedir. Bu fabrika ve imalathaneler şöyle özetlenebilir: "Manisa vilâyetinde muhtelif işler yapan 47 fabrika, 1768 halı ve dokuma tezgahı, 2 çorap ve bir fanila ve sabun imalathanesi ve pek çok yağhane mevcuttur. Bu fabrikalardan ikisi elektrik, biri un ve buz, üçü un ve zeytinyağı, ikisi un, zeytinyağı ve pamuk, ikisi kösele, ikisi susam yağı, on yedisi un, biri un ve yarma, üçü zeytinyağı ve pamuk, biri yarma ve pamuk ve hububat, beşi un ve pamuk, ikisi pamuk, biri kiremit, birisi un, zeytinyağı ve miyan kökü, ikisi halı ilme ve boyama, ikisi pamuk ve rençber zahiresi öğüten fabrikadır. "56


*Hilal Ortaç Gürpınar, “Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Manisa'nın Ekonomik Yapısı”, Birinci İktisat Tarihi Kongresi Tebliğleri – 2, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İstanbul 7 - 8 Eylül 2007, TÜRK İKTİSAT TARİHİ ARAŞTIRMALARI PLATFORMU, İstanbul, 2010, s.201-208.
(Dipnot ve kaynakların tamamı için: http://ktp.isam.org.tr/?blm=sonucmklsbv&-max=10&aratur=tum&geldi=ara_mklsbv_basit&tarama=Hilal+ORTA%C3%87+G%C3%9CRPINARLI, 15 Ocak 2024, 11.20)



 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum