Nurullah ERTUĞRUL

Nurullah ERTUĞRUL

[email protected]

SELENDİ'DE ŞEYH KANDIRMIŞ VELİ ZAVİYESİ

22 Kasım 2023 - 09:24
Reklam

SELENDİ’DE ŞEYH KANDIRMIŞ VELİ ZAVİYESİ

(Basılmamış eserimden arındırılarak aktarılmıştır.)
BELGE-1 (Berat): SARUHANOĞLU HIZIR PAŞA’NIN ŞEYH KANDIRMIŞ’A ÇİFTLİK VAKFINA DAİR;
        Der kaza-i Demirci-i kariye-i Dedeler’de, Merhum Hızır Paşa, Şeyh Kandırmış Derviş’e bir çiftlik vakfedüb  âyende ve revendeye  hizmet etmek üzere tasarruf olunurmuş. Şimdikihinde Hızır nam bereat-ı şâhiyla mutasarrıftır.Tarih-i berat sene 928/1521-1522.Haasıl:100(Aynî Defter Vr:20)1
BELGE-2 (Hükm-ü Hümayun):YAKUP ÇELEBİ’NİN ŞEYH KANDIRMIŞ’A ÇİFTLİK VAKFETTİĞİNE DAİR;
        Saruhanoğlu Yakup Çelebi, Şeyh Kandırmış adlu dervişe bir çiftlik yer vakfedüp, Merhum Sultan Mustafa dahi mükerrer dutup hüküm vermiş. Halil Bey Defterinde kaydolunmuş. Sonra, Emin Bey mutasarrıf iken, mensuh olup tımara verilmiş.2  Sonradan Merhum Sultan Bayezid Han tâbe serâhu yine vakfa buyurup hükm-ü hümayun erzanî kılınmış(Kanuni Süleyman Devri(22.09.1520-07.09.1566) 464 Numaralı Saruhan Defteri, yaprak:83 veya Aynî Defter, vr:80)3
NOT: Yukarıdaki Belge:1 ve Belge:2; 984/1577 (01 Muharrem 983/12 Nisan 1575) Tarihli “Defter-i Evkaf-ı Liva-i Saruhan”Tıpkı Basım, Aktarım-İnceleme, Prof. Dr. M.Akif Erdoğru – Dr.Ömer Bıyık, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığı Yayın No:7,2014 Ankara adlı eserin (93B) sinde de yayımlanmıştır.
BELGE-3 (Ferman): KANDIRMIŞ BABA SOYUNUN KANDIRMIŞ ÇİFTLİĞİNDE OTURDUKLARINA DAİR
        Mezkûrlar Kandırmış Baba Neslinden olup, Çiftlik-i Kandırmış’da oturup, kadimden kimesneye raiyet oluna gelmeyüb âyendeye ve revendeye hizmet itmedükleri dahi âsitâne-i sa’adete arz olundukda erbab-ı tımara raiyet kaydolunsun deyü ferman olmağın ber muceb-i emr-i şerif-i âlişan ra’iyeti kaydolundular. Rüsûm-ı örfiyeleri sahib-i tımarın ve öşri şer’iyeleri vakfındır. (Kanuni Süleymen Devri(22.09.1520-07.09.1566), 357 Numaralı Defterden. Yaprak:83)4
BELGE-4 (Muhasebe Defter Kaydı) KANDIRMIŞ VELİ DEDE TEKYESİNİN MUHASEBE DEFTERİ:  
Zaviyenin hâsılatı: 1315. Maaş-ı muharrir-i aklâmiye:-265.  Muhasebe-i müfettiş:-27. Bakiye:1023. Akçe. Haftada bir kere hatm-i hacegân iden fukaraya it’am-ı taam için sarf olunduğu.(Manisa Mahkemesi Şer’i Şeciyesi-275,sf:105)5
BELGE-5 (İlam): KANDIRMIŞ SOYUNUN TURHASAN ZAVİYESİNİN 1/25 HİSSESİNE MUTASARRIFLIĞI;
Der-i Devlet mekine arzı dai-i kemineleridir ki nezaret-i evkaf-ı hümayun-î cenab-ı mülükhaneye mülhak evkaftan Vilayet-i Anadolu’da kâin Aydın Vilayeti celilesinin Saruhan Sancağına tabi Demirci Kazasına muzafe Turhasan Hoca Zaviyesi beş sehim itibariyle bir sehminin beşte bir sehmine bâberat-ı şerif-i âlişan mutasarrıf ve mütevellisi bulunan kaza-i mezbur’e tabi Alaağaç Çiftliğinde sakin iken bundan akdem bi-emr il-Allahu Taalâ vefat eden Lütfü Ağa İbni Şaban Bin Elhac Şerif nam halifenin yeri hâli ve hizmet-i lâzimesi muattal kalmış ve bu misüllü dışarıda kâin hayrat ve müberratı mevcut ve ma’mur olan evkafın tevliyet ve zaviyedarlık cihetlerine mutasarrıflarının hall-i vukuunda evlâdına tevcihiyle bâirade-i seniye müesses olan nizam-ı seniye iktizasından bulunmuş olmağla müteveffayı mumaileyhin üç nefer sulbi sahih sağir oğulları Mehmet, Nuri ve Ali Rıza daileri hizmet-i mezküreye minküll-ül-vucüh müstahak oldukları zaahir ve nümayan olmağla zaviyedarlık cihet-i mezküre teynin tevliyte cihetlerine bais-i arz-ı ubudiyet metalibihim Mehmet, Nuri ve Ali Rıza daileri uhdelerine tevcih ve yedlerine müceddeden bir kıta berat-ı şerif-i âlişan sadaka ve ihsan buyrulmak recasına bir iltismas paye-i serir-i saltanat alâya arz ve Demirci Kazası Mahkeme-i Şer’iyesi’nde der bar-ı şevket karara ilam olundu. El- emr’ü limen leh-ül Emr tahriren fi-il yevm el-hamis-i aşer min şehr-i zilkade sene-te aşare ve selâsine ve elf(30.06.1893 Manisa Mahkemesi Şer’i Seciyeleri 379, sf:107)6
Manisa- Demirci Vakıfları Fihrist Defterinin 61.Sayfa, 9. Sırasında, Eski Şahsiyet No: Rabi Sani Asker 1523, Yeni Şahsiyet No:8/2-256’da “Kandırmış Veli Dede Tekkesi Vakfı” kaydı vardır.
Şeyhin adını taşıyan Kandırmış Dağı’nın 1516 Metre yüksekliğindeki zirvesi, İlçe’nin en yüksek noktasıdır. Üzerinde 500 M2 kadar düzlüğü olan zirve bir kaya kütlesi olup çevresine göre çok dik yükselir. Zaten doğal kaleyi andıran zirvenin düzlüğünde antik Arlandoz Kenti’nin kale kalıntıları bulunur. Savunma amaçlı bu kalenin 100 Metre aşağısında ve doğu yamacındaki küçük düzlükte, Şeyh Kandırmış ve yakınlarının mezarları, define arayıcılarınca kazılmış darmadağın edilmiştir.  

Şeyh Kandırmış Veli’nin tahrip edilmiş mezarı 18.07.2004 Günü torunlarından Fahri Kandırmış tarafından yerinde gösterilerek iki insan (Resme bakarken; soldaki: Selman Hacılar Köyünden Çortak Köyü Öğretmeni Arif Bayram, sağdaki: Fahri Kandırmış) arasında diye işaretlenmiştir.
Zirvenin 300 Metre kadar kuzey yamacında 100 Dönüm kadar düz bir alan bulunuyor. Bu alanda doğal su kaynağı vardır. Zaviye Yeri (Taş Çukuru) olarak adlandırılan bu alanda yıkılmış yapılara ait iki ayrı ve büyük taş yığınları vardır. (18.07.2004)       
Dedeler Köyü yakınlarındaki anılan bu su kaynakları ve yapı yığıntılarının 13-14.Yüzyılda Türklerin fethinden önce de eski kavimlerce kullanıldığı, fetih sonrasında da Kandırmış Veli Zaviyesi olarak devam ettiği anlaşılmaktadır.
Kandırmış Dağındaki Dedeler Köyü ile bu köyün bitişiğinde sonradan kurulan Yağcı Köyü arasında su kaynağı olan yöredeki insanlarca “Çiftlik diye nitelenen Kara Kenise” adıyla anılan ve zirvenin 3 Km. kuzey batısında olan toprağı verimli geniş bir çukur alan daha vardır. Bu alandaki su kaynağının yanında bir kilise yıkıntısı var iken taşlarının köylülerce ev yapmak için taşınmasıyla yok olduğu rivayet edilmektedir. Burası Hızır Şah’ın Şeyh Kandırmış’a vakfettiği çiftlik olmalıdır. Kara Kenise Mevkiinde Dedeler Köyü kenarında, dereye yakın yerde “Mehmet Dede Yatırı” vardır.
Saruhanlılar Devrinde, Kandırmış Dağı’nın yükseltilerinde veya Dedeler Köyünün yakınındaki zaviyenin daha sonraki dönemlerde Yağcı Köyü merkezli olduğu izlenimine varılmaktadır. Çünkü: Yağcı Köyü’nde Döşeme yollar, aynı soya ait bir cami, tarihi konak-evler ile hamamlar ve çeşme gibi kültürel izler bulunmaktadır.     
Şeyh Kandırmış Vakfı’nın hiçbir taşınmazı Cumhuriyet Dönemine ulaşmamıştır. Osmanlıca Tapu Kütük Defterlerinde de vakfından ilişikli taşınmaz kaydına rastlanamamıştır.

Şeyh Kandırmış Yatırından 50 Metre kadar batıda zirvenin güney yamacında, 45 Derecelik açı ile derinliğe merdivenle inilen, insanın çok rahat hareket edebildiği üzeri Horasan Yapı Tarzında kubbe ile örtülü bir tünel şeklinde kuyu bulunur. Kuyu, Temmuz Ayı’nda en üst seviyesine kadar su doluydu. 18.07.2004 Günü Şeyh Kandırmış’ın torunlarından Fahri Kandırmış kuyuyu gösterirken ayaklarının ucu kuyudaki suyun seviyesindeydi. 

Yağcı Köyü’nde Kandırmış Veli soyundan Şaban Zade Hacı Hasan Ağa’nın yaptırdığı Hicri:1231/ Miladi:1816 tarihli çeşmesi’nin 18.07.2004 günü batısından görünümü.

Türk Kurtuluş Savaşındaki Milli Mücadele günlerinde 1921 Yılı Ağustos Ayı’nda Kandırmış Veli Vakfının o günkü mütevellisi Naim Bey, Kuva-i Milliye Komutanı Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Akıncı komutasındaki birliklere, barındırmada yardımcı olmuştur.7
Nurullah Ertuğrul
_____
1-) Mustafa Çağatay Uluçay, Saruhanoğulları ve Eserlerine Dair Vesikalar-2, 1946-İstanbul, sf:59’da Vesika:31
2-) Osmanlı Devletindeki bütün vakıf ve mülk arazisi için geçerli bir uygulamaydı. Bu uygulama ile 20.000 adet vakıf ve mülk arazisine el konularak tımara çevrildiği bilinmektedir. Fatih Sultan Mehmet’in bu uygulamayı başlatmasının amacı Hazinenin gelirlerini artırmak ve Tımar Sistemini güçlendirmekti. Ancak bundan zarar gören köklü aileler, ulema, şeyh ve dervişlerin baskıları 2. Bayezid Devrinde geri vermeye mecbur etmiştir. Konu ile ilgili bakınız; Halil İnalcık, The Ottoman Empire The Classical Age 1300-1600,London 1973,Sf: 30. (Dr. H. M. Eravcı-Dr. M. Korkmaz, “Saruhanoğlları” C.B.Ü.-Manisa Valiliği,1999,sf:140’dan aktarıldı.)
3-) Prof. Dr. Ömer Lütfi Barkan’ın “Kolonizatör Türk Dervişleri” adlı makalesi. Vakıflar Dergisi, 1942-Ankara, Sayı:2, sf:324; Mustafa Çağatay Uluçay, Saruhanoğulları ve Eserlerine Dair Vesikalar-2, 1946-İstanbul, sf:64’de Vesika:39
4-) Prof. Dr. Ömer Lütfi Barkan’ın “Kolonizatör Türk Dervişleri” adlı makalesi. Vakıflar Dergisi, 1942-Ankara, Sayı:2, sf:324
5-) Mustafa Çağatay Uluçay, Saruhanoğulları ve Eserlerine Dair Vesikalar-2, 1946-İstanbul, sf:65-66’da Vesika:42
6-) Mustafa Çağatay Uluçay, Saruhanoğulları ve Eserlerine Dair Vesikalar-2, 1946-İstanbul, sf:67-68’de Vesika:44
7-) İbrahim Ethem Akıncı, Demirci Akıncıları, Türk Tarih Kurumu, 1978-Ankara, sf:67, 73, 224
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum