Muammer AZMAK

Muammer AZMAK

[email protected]

DÜŞÜNCE DÜNYAMIZDAN XIII

07 Mayıs 2021 - 18:53 - Güncelleme: 08 Mayıs 2021 - 15:13

DÜŞÜNCE DÜNYAMIZDAN XIII
ATASÖZLERİ


Dilimizde, "sav" ve "irsal-i mesel, darb-ı mesel" olarak da adlandırılan, uzun gözlemlerin, incelemelerin, deneyimlerin sonucunda varılan yargılarla ortaya çıkmış, öğüt ve bilgi yüklü sözler kümesine verilen isimdir atasözü.

Ortak bir coğrafyada yaşayan halkın ortak malı olarak kabul edilen bu sözlerin kim tarafından söylendiği, kim tarafından nakledildiği bilinmez. ‘Atalar sözünde olduğu gibi’ veya ‘Atalar der ki ‘ genellemeleriyle başlayan benzeri cümlelerin arkasından getirilerek anlatılmak istenenin güçlü kılınması, pekiştirilmesi maksadıyla daha ziyade kullanılan kalıplaşmış yapıların adıdır, atasözü.

Atasözleri, kalıplaşmış sözlerdir. Burada bu kalıbın kısmen bozulduğunu söylemek mümkündür. Kullanılan sözcükler yerine ne eş anlamlıları ne de benzerleri kullanılamazlar, deniliyorsa da günümüzde küçük değişikliklere hem yöresel anlamda hem de ulusal anlamda şahitlikler etme söz konusu olmaktadır. Geçmişten günümüze aktarıldığı gibi aktarılanlar çoğunluğu oluşturmak durumunda olsa da şartlar ve anlayışlar kalıpların dışına taşırılma çabalarıyla karşılaşmaktadır.

Genel geçer kuralı atasözlerin bir veya iki cümleden oluşur. Mümkün ise bütün duygu, düşünce ve deneyimlemeler tek cümlede cem edilir bazen ise sınır aşılarak ikinci cümlenin kollarına var olanı yaymak gereği oluşur. Bu kalıplar yoğunlukla kişiden kişiye değişmeden hayatını sürdürür. Halkın ortak malı olması ve halk tarafından benimsenmesi, bu değişmemezliğin dayanağı olarak görülebilir.

Atasözleri belli bir topluluğun veya bütün insanlığın hayat felsefesinin yansımaları olarak da kabul edilse uygun düşer kanaatindeyim. İnsanlarda bulunan sevgi, kıskançlık, bencillik, dostluk, düşmanlık gibi duygular bütün insanlığı kuşatan değerlerdir. Bu nedenle bu duyguları yansıtan atasözleri de evrensel olarak kabul edilmektedir. Mahalliden milliye, milliden evrensele evirilen bir serencamın hikâyesidir.

Kelimelerin sözlük anlamlarının dışında mecazlı söyleyiş ile kullanılması, anlatımına zenginlik ile beraber yorumlama zenginliği de kazandırmaktadır. Cümleler kurulurken çoğunlukla dikkatlere sunulmak istenen meseleler somutlaştırılır. Anlatım kısa ve özlü olmasına karşılık dikkat çekici ve etkisi kuvvetlendirilmiş bir biçimde kullanıma sunulur.

Sözcüklerin benzetme, örnekleme, açıklama yoluyla sanatsal bir yapıya kavuşması kalıplaşmış sözlerin daha bir güzel olmasının hazırlayıcısı olmuştur. Hele bazı atasözlerinin mısra tadında, bazılarının beyit tadında oluşu, halkın beğenisinin manzumeden yana olduğunu gösterirken an itibariyle sanat kaygısını da dışa vurmaktadır.

Her şey âlemde zıddıyla var olduğu gibi atasözlerimizde zaman zaman zıddıyla karşımıza çıkar. Öğüt gizini taşıyan bu kalıplar, olumlumalar ile olumsuzlukları farklı kalıpların içinde takdim eder. Çelişkiler gerçek hayatta varlığını sürdürdüğü gibi Atasözlerimizde de yoğunluktadır. Toplumu meydana getiren bireylerin renklerini yansıtmaktadır.

Yalın sözlerdir, anlatımları açıktır, ahlak aşılarlar, ahlaklı olmayı öğretirler, kesin tavırlıdırlar, doğa olaylarının oluşunu bildirirler, kişinin ruhuna hitap ederler, inandırıcıdırlar, bir veya iki cümleden meydana gelirler, söz sanatları vardır, birçoğunda mecaz vardır, denenmiş sözler olduğu için doğruluğu herkes tarafından kabul edilir, kelimelerin yerleri değiştirilemez. Geniş halk kitlelerinin yüzyıllardan beri geçirdiği denemelerden ve bu denemelerden oluşan düşüncelerden doğmuşlardır. Halkın düşüncesini anlatırlar vesselam.

Muammer AZMAK 20/04/2021

Bu yazı 563 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum