Bugun...
BİZ


Muammer AZMAK
mazmak45@hotmail.com
 
 

BİZ

Adımıza düz diyorlardı lakabımız 12-B, en zirvedeydik inanmazsanız bakın istatistiklere, sınıfımızda yoktur takdir almayan zayıf olanı barındırmayız aramızda, tutarız elinden hep birlikte kalkındırırız onu dahi…

Bir numaramız Şule, zannedersin şelale, suyun tükenmediği gibi onda da kahkaha bitmez. Arada çevirse de küçük polimler atsa da ufak çalımlar bağrına basar onu yoldaşlar…

Varlığını görmek için soyadından medet umanlar kuru zannedip hep yanılırlar, meydanlarda Rabia adı dillerde pelesenk olsa da kendisi hep sükûnet ikliminde gezer…

Sadelik arıyorsan, içtenlik peşinde koşuyorsan, görmelisin onda, safiyet, temizlik, saflık tanımları çok yakışır öz canına lakin son demlerde açıldı ki tutana aşk olsun Huri

İlk nurdu evlerinde, baş tacıydı sınıfımızda, sessiz ve derinden giderdi derslerinde, itidali ondan öğrendi, dost ve arkadaşları her seferinde, vardı onda çelik bir irade…

Son zamanlarda sönmez bir ışık gibi parladı, ses tellerini cilaladı, musiki ruhun gıdasıdır diyerek gönülleri tavladı hatta notları da avladı Fatma

Hem zeminin üzerindeydi daima Aleyna, bazen bağdaşmasa da soruları yaptıklarıyla, kendini bulması daha kolaydı Zonguldak’ı bulmaktan…

Yavaştı, soyadıyla müsemma, hep usul usul ders çalışırdı, sorularla yarışırdı, hem olgun hem de hanım hanımcıktı Sümeyye

Soyadına inat coşkunluğun kenarından geçmekte zorlanırdı, zaten er de değildi. Genellikle esamisi okunurdu Nur ile sevinirdi başına gelen her derde…

Aydınlıklar içinde kalırsın her daim derdi babaannesi, Ayşe’nin nuruydu ismi, hem nurluydu hem de sevinçli, sakinliği kadar vardı sevimliliği…

Soyadına bakıp aldanmayın, demir değil yufka gibi yürek taşırdı, her zaman sorularla yarışırdı, elinden geldiğince gönülden sevgi dağıtırdı…

Dünyaya gelme sebebi haz al emrine uymak sanki ne buluyorsa götürüyor Selin, çaktırmıyor kimselere gidiyor derin, umarız dönmez bir gün Karataş’a…

Salladı mı kara kılıncı ne edalar var anlarsın, biraz dinlersen nağmelerini, hülyalar denizine nefessiz dalar daha yok mu gerisi dersin…

Kükredi mi sel gibi coşkun taşardı, boydan büyük işleri kolayca aşardı, kimseye yol vermez lakin çok çabuk sıkılırdı, olurdu Teslime nur

Yanık havalara bayılırdı, erkenden yürek yangınına tutuldu, güzel sesiyle sınıfımıza ahenk katardı, nefesiyle dillenen bir Sultan pek yaman idi…

Sataşmalara aldırmaz, boş yere başkaldırmaz, soruları görünce yırtıcı kaplan kesilir, test kitaplarını teker teker eritir, bahçemizde gelişen şen güldür…

Gönlü kaçardı aramızdan uzaklara, çağırmadan gelirdi geri, iyi bir yerlere gelmekti bütün derdi, görenler nasıl da hanım derdi, velhasıl Büşra muradına erdi…

Sema ederdi bilginin etrafında, nur ile aydınlanırdı, gözünü dikmişti zirvelere, çalışmak kadirdir her şeye illa Allah’ın izniyle dikilir Gökkaya’ya…

Bey oğluyum diye övünmez, ortalıkta pek görünmez, zora düşse hiç yerinmez, gülünce görülür gamze, sorulunca ses verir, bilinir Mirzaoğlu

Hep bakardı evvela seslenince, biraz nahif biraz ince, adına uygun davranırdı gündüz gece, gönül arayanlara yol verir bizim bakan

Aykırı olurdu hep emsallerinden, isyankârdı en baştan, durula yazdı sonradan, anladı Vildan, olmuyor çok çalışmadan, sonunda uyuştu kaldı evelek

Evvelinde önderdi, sonradan bana ne, âlemin derdi beni neden gerdi, dedi, damla damla çelik eridi, ortalıkta kalıverdi Gamze

Güç bulsun soyadından, kendisinde yetişsin fidanımız diye verilmiş ona can su, hem zaif hem nahif hem de latif bir varlıktır o…

Efelenir suallere çalışmanın olmuş delisi, bazen alerjiden kesilir nefesi, her daim devam etsin, eksilmesin hiç artsın mücadele sevgisi…

Karaca dense de değildir, akça pakçadır, zıddıyla kaim olmuş gibi. Bazı vakitlerde dalsa da Arasat’ta kalmıyor, sürsün sefasını artık Merve

Dileklerimiz olsun hepimizin, koşalım birlikte başarıdan başarıya, en küçük dertten en büyük derde kadar hepsinden yılmaz olalım…

Hoş baht hepinize dileğimdir, gönlünüzce ulaşasınız isteklerinize, çalışmazsanız hayal kurmak nafile, ha gayret erenler ha gayret… Veda kastımızdır aranmaya başka niyet, kalsın hoş bir sada zihinlerde, yoktur bir başka mana ne derinlerde ne de sığlarda… Bahtınız da yolunuzda açık olsun.

14.04.2017 Muammer AZMAK





YORUMLAR

celil
12-06-2017 23:43:00

Bir öğretmen sevgisi ve inceliği. ne hoş...

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI