Kadir KESKİN

Kadir KESKİN

[email protected]

KENDİMİZİ NE KADAR TANIYORUZ?

02 Ocak 2010 - 07:48

 

Kendimizi NE KADAR TANIYORUZ?

Insanoğlu ilişkide olduğu insanları çok iyi TANIR. Komşumuzu, mahalledeki komşularımızı, arkadaşlarımızı, ne yiyip içtiklerini, giydiklerini, evine aldığı eşyayı, atını Arabasını velhasıl attığı adımlarını bile takip ederiz. Bunun yanında davranışları da gözümüzden kaçmaz. Aşağı yukarı ilişkide Bulunduğumuz insanlar hakkında kafamızda mutlaka bir imaj vardır. Ama kendimiz hakkında imajımız nedir? Bu konuda asla kafamızı yormayız. Onun için Allah dostlarından biri "kendini bilen Rabbini bilir" demiş. Yaptığımız yanlışları hele hiç hatırlamayız. Ama karınca kararınca dahi bir iyiliğimiz varsa, onu da abartarak etrafımıza anlatmaktan da büyük haz duyarız

Başkalarının gözünün önündeki saman çöpünü görmekte mahir olan bizler, iki gözümüzün arasındaki merteği görmekte zorlanırız. Önemli olan kendi aynamızda kendi siretimizi ve suretimizi seyretme yerine, bir başkasının aynasında kendimizi seyretmenin, daha gerçekçi bir yol olduğuna inanıyorum. Siz okuyucularımı yedi yüz yıl öncesine götürüyorum Ben burada lafı fazla uzatmadan ve ünlü Allah'ın dostu Ataullah İskenderi'nin Hikmet-i Aaiye'siyle baş başa bırakıyorum

 

HİKMET-İ ATAİYE'DEN

"Talep şan değildir. Razı ol. Şan da senin, nam da senin. Varlığını bilinmezlik toprağına gom. Gömülmeyen şey nabit olmaz ki.

Dünya suretlerinin bulaştığı ayna nasıl parlar? Huzura girmeden önce tevbe Sularında yıkan.

Kader her nefeste seninle ettiğin teneffüs ...

Eşyadan eşyaya seyahat edip durma. Kendine uzaktan bakmayı öğren. Bir dolap beygirine benziyorsun, öyle Ahmak ve öyle hüzün verici ki.

Hicret ve niyetin kimin için? Bir gece yarısı uyandığında yatağından kalk, şöyle yıldızlara bir bak, düşün ... Madem ki içinde bulunduğun yer, konuştuğun kimse sana Feyz vermiyor, öyleyse terke mani olan ne?

Ölüme ağlama. Kalbe bak. Hata ve isyan ile pişman, ibadet ve taat ile neşveli değilsen zaten ölüsün.

Nefsin karanlık orduları fevc fevc akıyorlar. Zaman ve mekanı dolduran et kokusu. Metin ol, vaad edilen bir şeyin vukuu bulmaması, seni şüpheye sevketmesin. Basiretine güven.

Dünya nemeti için zaaf haline düşersen ona doğru koşma. Şükür ipi elinde ya.

Her meseleye cevap veren, her gördüğünü kucaklayan, her bildiğini anlatan bir kimse mi gördün, derhal ondan uzaklaş

Marifetin mukabili inkar, ilmin mukabili cehalettir.

Melal içindesin Yoksul olduğunu düşünüyorsun Ne ki senden alınmıştır, o senin hayrınadır. Içindeki yoksulluğu hissediyormusun? Işte senin için en hayırlı vakit.

Unutma, ihtiyaç namütenahidir. (Sonsuzdur) sözde Hikmet çoktur:

Birincisi; Kimden geliyorsa onun kalbinin kisvesini Taşır. NE Kİ NEFSİNE AĞIR GELİYOR, ONU YAP. KALDIRDIĞIN AĞIRLIK MİKTARINCA SANA ferahlık ERECEKTİR.

Kederle dolusun, merak ve endişe içindesin. Demek ki hakikati göremiyorsun. Karamsarlığın kaynağı ışıktan uzak durmaktır.

Gayret Atina bin.Hikmet dile ve ümit et. Bidayeti parlak olanın nihayeti de parlaktır

GÖNÜL ERI GARİP OLMAZ. 1.309 Ataullah İskenderi

 

Bu yazı 1908 defa okunmuştur.

Son Yazılar