Önder GÜZELARSLAN

Önder GÜZELARSLAN

[email protected]

NURİ DEMİRAĞ VE İLK UÇAK

26 Şubat 2021 - 11:47 - Güncelleme: 26 Şubat 2021 - 22:08

NURİ DEMİRAĞ VE İLK UÇAK

Sivas’ın ve ülkemizin milli gururu, Türk Havacılık tarihinin en önemli isimlerinden ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları inşaatının ilk müteahhitlerinden olan Nuri Demirağ ismi zikredildiğinde ilk uçak yapımıyla anıla geliyor. 1886 yılında Sivas'ın Divriği ilçesinde dünyaya gelen Nuri Demirağ’ın doğup büyüdüğü memleketi ve konağı ziyaret ettiğimde büyük bir heyecan duymuştum. Bugün Nuri Demirağ adına müze olarak kullanılan konakta hayatı boyunca yaptığı çalışmalar sergilenmektedir. Yargıç, Mühürdar zade Ömer Bey'in oğlu olan Nuri Demirağ küçük yaşta babasını kaybetmiştir. Babasının vefatından sonra, annesi Ayşe Hanımın himayesinde büyümüştür. . Ortaöğrenimini Divriği Rüştiye Mektebi’nde tamamlamış, mezun olduktan sonra bir süre bu okulda öğretmen yardımcısı olarak bir süre görev yapmıştır. 1903 yılında Ziraat Bankasının açmış olduğu imtihanı kazanarak, bu bankanın önce Kangal, sonra Koçkiri şubelerinde çalışmıştır. Daha sonra 1910 yılında Maliye Bakanlığının açtığı bir imtihanı da kazanarak, bankacılıktan maliye hizmetine geçmiştir. Memleketinden, İstanbul'a gelerek Maliye'nin her kademesinde seçkin bir memur olarak çalışmış ve 1918-1919 tarihleri arasında Maliye Müfettişi olmuştur.

Türkiye’de ilk uçak fabrikasının kuruluşu, ilk sigara kağıdı üretimi, ilk yerli paraşüt üretimi gibi ilkleri gerçekleştiren, İstanbul Boğazı üzerine köprü yapılması, Keban’a büyük bir baraj yapılması düşüncelerini ilk kez gündeme getiren kişi olan Nuri Demirağ özellikle havacılık sanayisinde başarılarıyla anılır. Türkiye’nin 10.000 kilometrelik demiryolu ağının 1250 km’lik bölümünün inşasını gerçekleştirmiş ve bu nedenle kendisine Mustafa Kemal Atatürk tarafından “Demirağ” soyadı verilmiştir. Cumhuriyet döneminin sayılı zenginleri arasına girmiş, kardeşi Abdurrahman Naci Demirağ ile birlikte servetlerini Türkiye'nin sanayi kalkınmasında büyük işlere yatırmış ve iş hayatının yanında geniş ölçüde hayırsever bir insan olarak tanınmıştır.

Maliye müfettişliğini bıraktıktan sonra ticaret yapmanın yollarını arayan Nuri Demirağ, birikimleriyle 1918 yılında yabancıların tekelinde olan sigara kağıdı işine girerek, Eminönü’nde küçük bir dükkânda ilk Türk sigara kağıdı yapımına başlamıştır. Ürettiği sigara kağıdına “Türk Zaferi” adını vermiştir. Türk Zaferi sigara kâğıtları Kurtuluş Savaşı vermekte olan Türk halkı tarafından büyük ilgi görmüş ve bu ilk girişiminden büyük kazanç elde etmiştir. Elde ettiği bu kazançtan sonra kendisine büyük bir güven gelmiş ve demiryolları inşaatı yapım işlerine atılmıştır.

Nuri Demirağ, demiryolu inşaatları devam ederken bir yandan da çeşitli büyük inşaat projelerinde de bulunmuştur. Bunlar arasında Karabük Demir Çelik, İzmit  Seka Kağıt Fabrikası, Sivas Çimento, 1933 yılında Bursa Merinos tesisleri, Eceabat Havalimanı ve Haliç kenarında İstanbul Hal Binası vardır.

1936 yılına gelindiğinde hem ülkemiz için hem de dönemin en zengin iş adamı olan Nuri Demirağ için bir dönüm noktası yaşatan havacılık sanayinin ilk temellerini Nuri Demirağ atmaya başlamış, ilk iş olarak da 10 yıllık devreyi kapsayan bir plan, program hazırlatmıştır. Hazırlattığı bu program gereğince, Besiktaş Barbaros Hayrettin İskelesinin yanında Tayyare Etüd Atölyesini kurmuştur. Devrin en zengin iş adamı olan Nuri Demirağ’ın bu girişimiyle 1936 yılı, Türkiye’nin ilk uçak fabrikasının kurulması için atılan ilk adım olmuştur. O yıllarda ordumuzun uçak ihtiyacı halktan ve zengin işadamlarından toplanan bağışlarla karşılanmaktaydı. Kendisinden uçak satın almak için başlatılan bir bağış kampanyasına katılması istendiğinde “Benden bu millet için bir șey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Madem ki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim” sözleriyle karşılık vermiştir.

Nuri Demirağ’ın hayalinde fabrikayı memleketi Sivas Divriği’de kurmak vardı. Ancak şartlar gereği önce İstanbul’da denemeleri yapması gerekiyordu. Çekoslovak bir şirketle de anlaşma yaparak kolları sıvadı. İstanbul’da Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi’nin yanında atölye binası inşa ettikten sonra deneme uçuşlarını yapabilmek için de Yeşilköy’deki Elmas Paşa Çiftliği’ni satın aldı ve üzerinde büyük bir uçuş sahası, hangarlar ve uçak tamir atölyesini yaptırdı. Türkiye’nin ilk uçak mühendislerinden Selahattin Reşit Alan’ın üretilecek uçak ve planörlerin planını çizmesiyle, 1936 yılında Nu.D-36 ismi verilen ilk tek motorlu uçak üretilmiştir.1938 yılına gelindiğinde Nu.D-38 adlı çift motorlu 6 kişilik yolcu uçağı yapılmış, 1939’da da Türkiye’nin ilk yerli paraşüt üretimi gerçekleştirilmiştir. Bu arada uçakları kullanacak Türk pilotların yetişmesi içinde aynı arazide Gök Okulu adında bir havacılık okulu kurulmuştur. Yeşilköy’deki Gök Okulu’ndan önce de, Sivas’ın hiçbir ilçesinde ortaokul yokken Divriği’de bir Gök Ortaokulu açmış ve bu okulda okuyan bütün öğrencilerin bütün masraflarını kendisi karşılamıştır. Öğrenciler havacılığa özensinler diye zaman zaman onları İstanbul’a getirtip uçuş dersleri verdiriyormuş.

Nuri Demirağ İlk uçak siparişini 1938 yılında Türk Hava Kurumu’ndan (THK) almıştır.  verdi. Sipariş alınan 65 planör kısa sürede teslim edildikten sonra; ikinci sipariş alınan partinin üretimine geçilmiştir. Ancak yaşanan bazı olumsuzluklar üzerine THK siparişleri iptal etmiştir. 1941 yılında, Türk yapımı ilk uçak ile İstanbul’dan Divriği’ye ilk uçuşunu pilot olarak yetiştirdiği oğlu Galip Demirağ’ın kullandığı uçakta yapmıştır. Kendisine büyük güven gelen Nuri Demirağ, Türk halkını da bu tür uçuşlar heyecanlandırır düşüncesiyle, 12 uçaklık bir filoyu, Bursa, Kütahya, Eskişehir, Ankara, Konya, Adana, Elazığ ve Malatya rotasında uçurarak halka kendi tayyarelerimizle göklerimizi kendimizin koruyabileceğini göstermek ve onlara inanç vermek istemiştir. Ancak THK’nın siparişleri iptal etmesi üzerine açtığı davayı da kaybetmesi sonucunda elde kalan uçakları yurtdışına satma imkanı da olmayınca 1944 yılında Türkiye’nin ilk yerli uçak üretimi yapan tesis kapatılmak zorunda kalmış ve böylesi önemli ciddi girişim hüsranla sonuçlanmıştır.

Nuri Demirağ, Türkiye’de adalet kavramının gelişmesi için tek partili yönetim anlayışının değiştirilerek çok partili demokratik düzenin getirilmesi gerektiğine inanmış, bu düşünceyle de siyasete atılmıştır. 1945 yılında Türkiye’nin ilk muhalefet partisi olan Millî Kalkınma Partisi’ni kurmuş, ancak, 1946 ve 1950 seçimlerinde meclise girememiştir. 1954 seçimlerinde Demokrat Parti’den aday olmuş ve Sivas milletvekili olarak meclise girmeyi başarmıştır. Mecliste çölleşme, tarım ve hayvancılıkta gerileme, enerji, barajlar, köprüler ve limanlar hakkında önemli çalışmalara imza atmıştır. Son derece başarılı bir hayat süren ve iz bırakan Nuri Demirağ, 13 Kasım 1957’de İstanbul’da vefat etmiştir.

Bugün memleketi Divriği’de doğduğu ev, Nuri Demirağ müzesi olarak hizmet vermektedir. Yolu Divriği’ye düşenler kendisinin yaptığı bütün hizmetlerin sergilendiği bu müzeyi ziyaret ederek hem kendisi hakkında hem de Türkiye’nin ilk yerli uçak girişimi hakkında detaylı bilgi sahibi olabilir. Müzede kendinizi tutamıyor ve hayıflanıyorsunuz. O gün o fabrika kapatılmayaydı bugün belki dünya da havacılık ve uçak sanayi noktasında söz sahibi olan ülkelerden biri biz olabilirdik.



 

Bu yazı 1831 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum