Önder GÜZELARSLAN

Önder GÜZELARSLAN

[email protected]

HEKİMLERİN BABASI FAHREDDİN ER-RAZİ

19 Haziran 2021 - 22:09

HEKİMLERİN BABASI FAHREDDİN ER-RAZİ

İslam ilim ve bilim adamlarının hemen hepsi birçok alanda çalışmalar yaparak insanlık alemine ilimler noktasında ışık olmuşlardır. Bu ilim adamlarının birisi de döneminde tıp alanında yaptığı çalışmalar ile çığır açan ve Avrupalılar’ın gelmiş geçmiş bütün hekimlerin en büyüğü dedikleri, asıl adı Muhammed bin Zekeriya olan Fahreddin Er-Razi’dir.

 Tıbbın yanı sıra, felsefe, matematik, gök bilimi, kimya, eczacılık ve edebiyat alanında da çalışmalar yürüten Fahreddin Er-Razi 6 Şubat 1149 yılında Büyük Selçuklu Devleti’nin başkenti olan Horasan’ın Rey şehrinde dünyaya gelmiştir. Kaynakların bazısında soyu Arap aslından geldiği ifade edilmekte, bazısında ise Orta Asya Türk boylarından geldiği ifade edilmektedir. Sıra dışı bir bilim adamı olarak yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu eserler ile sadece yaşadığı döneme değil, günümüze kadar bilimle ilgilenen herkes tarafından saygı ve hayranlıkla anıla gelmiştir. Batılılar’ın Rhases adını verdikleri Fahreddin Er-Razi, yaşadığı dönemde hiçbir hekimin erişemeyeceği bir tıp bilgisine ulaşmıştır. Yorulmak nedir bilmeden, durmaksızın çalışır her gün yeni bilgilerle kendisini geliştirirdi.

Fahreddin Er-Razi, 16 yaşında iken babasının vefat etmesi üzerine Simnân’a giderek burada Kemâleddin es-Simnânî’nin derslerine devam etmiştir. İbn Rüşd el-Hafîd, Muhyiddin İbnü’l-Arabî, Abdülkādir-i Geylânî, İzzeddin b. Abdüsselâm gibi meşhur âlimlerle çağdaş olan Fahreddin er-Râzî kendisini çok iyi yetiştirerek büyük bir üne kavuşmuştur. Üstün zekâsı, güçlü hâfızası, etkili hitabetiyle tanınan Fahreddin er-Râzî; kelâm, fıkıh usulü, tefsir, Arap dili, felsefe, mantık, astronomi, tıp, matematik gibi çağının hemen bütün ilimlerini öğrenip bu alanlarda eserler vermiş çok yönlü bir âlimdir. Bundan dolayı “allâme” unvanıyla da anılmıştır. Orta Çağ’da tabiat bilimlerine yönelen araştırmalar, onunla başlamıştır. İyi bir deneyci ve iyi bir tümevarımcı (yani özelden genele ya da etkiden etkene geçerek sonuç çıkarma yöntemi) olduğu kadar, Antik Grek felsefesini inceleyen iyi bir filozof olarak bilinen Fahreddin Er-Razi, Anaksagoras ve Empedokles üzerinde kapsamlı incelemeler yapmıştır.

Fahreddin Er-Razi tıp, eczacılık, kimya, simya gibi birçok alanda yaptığı buluşlarının çoğu hala geçerliliğini korumaktadır. Sülfürik asit ve formik asidi keşfetmiş, ilk göz ameliyatını yapmış, alerjik astım üzerine çalışmalar yapmıştır. Tıp alanındaki en büyük buluşlarından birisi, su çiçeği ve kızamık’ın tıbbi olarak birbirinden ayrılmasını sağlaması olmuştur. Onun yazmış olduğu ”Al-judari wa al-Hasbah” isimli “Su Çiçeği ve Kızamık Hastalıkları Üzerine” kitabı su çiçeği üzerine yazılmış ilk kitap olmakla birlikte bir şaheserdir. Yüzlerce yıl böyle şeyler, ne yazılmış ne de düşünülmüştür. Fahreddin Er-Razi’nin bu kitabı Avrupa’da, 1495-1866 yılları arasında tam kırk kez basılmıştır.  
Fahreddin Er-Razi’nin yaşadığı dönemde Ortadoğu’da tıp bilimi çok ilerlemişti. O dönemlerde Avrupa’da doğru düzgün hekim bulunmaz ilken sadece Bağdat’ta 860 civarında hekim bulunmaktaydı. Tıp ve kimya alanında yaptığı çalışmalar ile Orta Çağ, Batı ve İslam dünyasının en büyük bilim adamlarından biri olarak tarihe geçen Fahreddin Er-Razi bilimsel kimyanın da kurucusu sayılmaktadır. Fikirleri hem Doğu’da hem de Batı’da modern kimyanın doğuşuna kadar bilim dünyasına hakim olarak, ışık tutmuştur. Fahreddin Er-Razi, cerrahi dikiş malzemesi olarak ilk kez hayvan bağırsağı özellikle koyun bağırsağı kullanmış; tıp biliminde deney ve gözlemin çok önemli olduğunu açıklamış ve başhekimi oldu hastanede görev alacak olan doktorların uzmanlaşmaları gerektiğini savunmuştur.
Eflatuncu  ve Pisagorcu bir ahlak görüşünü benimseyen Fahreddin Er-Razi, ruh ve nefsin arındırılmasına büyük önem vermiş ve gerçek hayatın bu şekilde kazanılacağına inanmıştır. Buna da ‘Felsefi Hayat’  veya ‘Felsefe Yolu’ adını vermiştir. Nefsin hırs ve tutkularından uzak bir hayatın ideal hayat tarzı olduğunu savunarak, kendisi de böyle bir hayat yaşamaya gayret etmiştir. Muayene ettiği hastalarının birçoğundan ücret almamıştır. Daha ötesi ihtiyacı olan hastalara para yardımında bulunduğu ve kazancını daima fakirlere dağıttığı kaynaklarda belirtilmektedir.
Tıp, kimya, teoloji, felsefe, mantık, astronomi ve matematik alanlarında en az 200 civarında büyük-küçük eser yazan Fahreddin Er-Razi 29 Mart 1210 yılında yine Rey de vefat etmiştir.






 

Bu yazı 208 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum