Melek DÖRTBUDAK

Melek DÖRTBUDAK

[email protected]

DAVETE İCABET EDEPTENDİR

22 Mart 2021 - 10:35

DAVETE İCABET EDEPTENDİR
Yıl 1998 Yine böyle Mart ayı idi sanırım, biz Şanlıurfa’da görevliydik. Bir cumartesi sabahı eşim uyanır uyanmaz bana ve çocuklara dönüp haydi kahvaltıyı yapalım sizi gezmeye götüreceğim dedi. Biz henüz uykudan ayılamamıştık. Üstelik dışarıda güzel bir yağmur yağıyor, hava kapalı, karanlık, üstelik o yıllarda henüz bir arabamız yok. Eşimin gözlerinde ise hiç şaka yapar gibi bir hal olmadığı gibi mutlu bir kararlılık vardı. O zaman anladım ki bizim çok isteyip de gidemediğimiz bir yere gidilecek. Neyse kahvaltımızı hazırladık, çaylarımızı içtik ve eşim dedi ki bilin bakalım nereye gidiyoruz. Bütün tahminlerimiz yakın yerleri ihtiva ettiği için bilemedik tabii. Eşim, sıkı sıkı giyinin, sizi bugün Harran’a götüreceğim. Hayat el-Harrânî Hazretlerine gidelim, ziyaret edelim ne zamandır istiyorduk.
Ben bugün hafta sonu oraya direkt dolmuş var mı yok mu öğrenseydik keşke dedim. Gerçi bizim evin âdeti, bir şeye niyet edilmişse itiraz edilmez, ‘çünkü vardır bir hikmeti’ demek âdettendir. Kapıdan çıkarken eşim “Biz bugün davetliyiz onun için rahat rahat gider geliriz.” dedi. Yine öyle düşünüp yağmur demedik ve yola koyulduk. Önce şehir içi dolmuşla köy dolmuşlarının kalktığı otogara gittik. Oradan Harran ilçesine direkt araba sorduk yoktu. “Sizi Akçakale arabalarına bindirelim Harran kavşağına kadar götürürler, oradan geçen bir araçla Harran’a geçersiniz.” dediler. Ona da eyvallah dedik ve dolmuşa iki çocuğumuzla bindik. Harran kavşağında dolmuştan indik, yağmur durmuştu. Beş dakika geçmeden Akçakale’den Harran’a dönen bir araç, bizi görünce durdu. Bizim niyetimiz araçtakilere “Bize taksi gönderir misiniz” demekti. “Bugün cumartesi taksi gelene kadar yağmur yağarsa ıslanırsınız.” deyip bizi araçlarına aldılar. Tanışma faslından sonra nereye kime gittiğimizi sordular. Biz Harran’a Hazret’i ziyarete gideceğimizi söyledik. Şoförün yan koltuğunda oturan beyefendi de Hazret’i ziyaret etmeden önce İmam Bakır Hazretlerini ziyaret etmeniz gerekir, usuldendir dedi. Yerini biliyor musunuz deyince, bizim bakışlarımızdan ve hayretimizden bilmediğimizi anladılar. Biz sizi oraya götürelim sonra Harran’a bırakırız sizi dediler. Ziyaretimizi yapana kadar bizi İmam Bakır Hazretlerinin önünde beklediler. Ziyaretimizi yaptık sonra tekrar araca bindik bizi Harran’da Hazretin bahçesinin önüne kadar götürüp bıraktılar. Bizden bu kadar dediler. Para teklif ettik almadılar. Teşekkür ettik ayrıldık. Hazreti ziyaret etmeyi çok istemiştik bugün nasip olmuştu.
Yine ziyaretimizi yaptık dualarımızı yaptık çocuklara Hayat el Harranî Hazretlerinin bir veli olduğunu, dünyada tasarrufu devam edenlerden olduğunu, dilimizin döndüğünce, onların anlayacağı şekilde anlattık. Sonra dönüş için Harran’dan bir taksi tuttuk bizi kavşağa kadar bıraktı. Biz taksiden indik, yağmur yine durmuştu. Akçakale’den gelen dolmuşları beklerken çocuklar kendi aralarında “Hadi gelen taksiyi durduralım” diye şakalaşıyorlardı.  Bizim çocuklara yapmayın dememize vakit kalmadan Urfa’ya giden bir araç durdu. Eşimden nereye gitmek istediğimizi sordu. Urfa’ya deyince beklemeyin çoluk çocuk hadi gelin ben de merkeze gidiyorum dedi. O telaşla biz de sürücü de fark etmemiştik. Beyefendi bir arkadaşımızın ağabeyi idi, bizi eve kadar getirip bıraktı sağ olsunlar, Allah razı olsun.
Bir ilahi var bilir misiniz, “Yolda bırakmazlar alırlar seni” diyor ya hani. Allah dostlarını ziyaret etmek Allah’ın gönlünü hoş etmek demekmiş. Eh biz de yolda kalmamıştık, sanki kendi arabamız varmış gibi ıslanmadan ziyaretimizi yapmış dönmüştük. Biz davete icabet ettik çok şükür ki edepsizlik etmedik.
Bu ziyaretimizin üstünden bir ay bile geçmemişti biz ikinci el bir araba sahibi olduk. Onu da eşim rüyasında Hayat el-Harrânî hazretlerinin bulunduğu bir meclistedir. Urfa’ya dönmek için izin ister, Hazret de “Rahat dönsünler, bunlara bir at verin!” demişler, sonra da “Hangi devirdeyiz, at olmaz komşusundan bir araba verin!” demişler. Ve biz binamızdan Hamit amcanın Kartalını aldık. İster inanın ister inanmayın Allah dostlarının gönlünü hoş ederseniz Allah da kulunun gönlünü okşuyor. Ne zaman Urfa aklıma gelse hele bugünlerdeki gibi yağmur, rahmet de varsa biz hayalen de olsa Harran’ı, Hazret’i ziyaret etmek isteriz.
Teberrüken yukarıdaki ilahinin sözlerini de vermek isterim. Sözler Şeyh Atıf Efendi’ye ait. Bestesini YouTube’dan bulup dinlemek de size kalsın. Çok güzel bir ilahidir. Muhakkak seveceksiniz. Size bir ipucu vereyim; en etkileyici Sami Savmi Özer’den dinleyin.

İrfan meclisine erişebilsem
Varıp anlar ile görüşebilsem hay hay

Aşkın kervanına karışabilsem
Yolda bırakmazlar alırlar seni hay hay

Aşıkların solmaz taze gülleri
Zikr-i tevhid ider daim dilleri hay hay

Evliyaullahın doğru yolları
Yolda bulunagör alırlar seni hay hay

Hazreti Nureddin aşkın rehberi
Atıf dervişlerin edna kemteri hay hay

Gelirsen demezler gelme dön geri
Kapıdan savmazlar alırlar seni hay hay


Allah’ım gölgelerini üstümüzden eksik etmesin.
 

Bu yazı 5896 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 2 Yorum