Celil ALTINBİLEK

Celil ALTINBİLEK

[email protected]

Kelepçeli Dünya

26 Mart 2020 - 20:02 - Güncelleme: 26 Mart 2020 - 23:56

Kelepçeli Dünya

Dünya yeni gelişmelere hazır olmalıdır. Bugünlerde dünyamızı ve ülkemizi derinden etkileyen virüs salgınıyla karşı karşıyayız. Bu illet yeni bir dünya düzenine yol açmaya hazır gibi görünmektedir.

Tarih boyunca çok salgın hastalıklar insanlığı derinden etkilemiş, kırmış yok etmiştir. Veba, kolera, İspanyol gribi bunun örnekleridir. İnsanlığı yok eden hastalıklardan başka savaşlar olmuş, can alıcı silahların ötesinde kimyasal ve biyolojik silahlar da kullanılmıştır. Çünkü insanoğlunun fıtratında kan dökücülük ve hâkim olmak dürtüsü hep var olmuştur.  İngilizlerin birinci cihan savaşında esir aldıkları 15.000 Türk’ü,  Mısır İskenderiye’deki Seydibeşer Kamp’ında kimyasal madde doldurdukları havuzlara zorla atarak kör etmelerini unutmamız mümkün değildir.

Dünya nüfusunu azaltma ve insanları kontrol altında tutup yönetmek istenmekte, bunun için çok uzun zamandır insanların hem kendileri ve gıdaları üzerine genetik alanda hem de kimyasal ve biyolojik alanda olmak üzere gayri insani çalışmalar yapılmaktadır. Şimdilerdeki, İnsanlığı yok etmek isteyen virüslerin laboratuar ortamında üretildiğine dair bilgiler bulunmaktadır. Bu virüsü üretebilecek  seviyede teknolojik laboratuarların ABD, İngiltere, Kanada, İsrail ve Avustralya’da olduğu ifade edilmektedir. Bu salgın hastalıkla birlikte, pek çok yazar, çizer ve devlet adamlarının bugünlerde söyledikleri sözler aynıdır. Dünya artık eskisi gibi olmayacak, yeni bir düzen başlayacak denmektedir. Sanayi ve iletişim devrimlerinden sonra bizi nasıl bir düzen bekleyecektir veya bazı güçler dünyayı nasıl şekillendirmek isteyeceklerdir? Bunu çok net bilmemekle birlikte bu senaryonun, iletişim ve teknoloji ile yapılmaya çalışılacağını düşünmekteyiz. 

Salgın üzerinden devam edelim. Bu tür salgınları önlemek için yapılması ve uyulması gereken kuralların önceliğinde, insanları izleyerek kontrol etmek, tedbirleri alarak, kurallara uymayanları cezalandırmak ve tedavi boyutu bulunmaktadır. Hastalığın önlenmesinin en önemli tarafı risk grubunu tespit etmek ile başlamaktadır. Hastalığı tespit için teknolojiden yararlanmak önemlidir. Prof. Harari’nin belirttiği gibi:” tarihte ilk kez bugün teknoloji herkesi sürekli olarak izlemeyi mümkün kılmaktadır. Zaten son yıllarda dünyada hem hükümetler hem şirketler insanları izlemek, gözlemek ve yönlendirmek için gelişmiş teknolojiler kullanıyorlardı. Google’de veya akıllı telefonunu tıkladığında, tercihlerin, ilgi alanların tespit edilip kayıtlara geçiriliyordu. Şimdilerde ise bu durum bir adım daha ileri giderek vücut ısısı, kan basıncı, kalp atışlarındaki değişiklikler, neye sevinip güldüğün veya kızdığın öğrenilebilecektir.” Bunların hepsi internet aracılığıyla, akıllı telefonlarla veya yeni cihazlarla yapılacak,  hakkımızdaki bilgiler toplanıp, bizi bizden iyi tanıyarak, istendiği şekilde yönlendirmek ve manipüle etmek mümkün olabilecektir.

Şimdilerde bileğe takılan bileklikler ve saatler veya programlar ile kişiler kendi sağlık durumlarını ölçmek, bilmek için kullanmaya başlamışlardır, önümüzdeki zamanlarda bu durum daha bir yoğunluk kazanacaktır. İnsanlar kendi sağlık durumlarını öğrenmek hem de temas edebilecekleri, enfeksiyon- bulaşma kapmış kişilerin tespit edilip, yaklaştığında uyarılması için, bu online işleyen, kayda geçen programlardan yararlanacaktır. İşte asıl mesele bu noktada belirginleşmekte, kayıtları tutan, bilgiye ve teknolojiye sahip olana üstünlük geçmektedir. Artık güç onun planları ve insafındadır. Kayıtları tutan bütün gelişmelerden her zaman haberdar olacak ve sizleri gözetleyecektir. Büyük gözetimci 1984’ deki büyük birader gibi, kesintisiz bizleri gözlemeye devam edecektir.

İşin şekli,  hayat ve ölüm ve korkuya dayanınca işler değişebilecek, kişilere, kendi isteği hatta yalvarmasıyla kelepçeler takılır, hayatın devamı için büyük meblağlar verilir ve gönüllü kölelik kabul edilir, olabilecektir.

Veya işin daha kötüsü ise bulunacak aşı olabilecektir. Aşı bulunca, kullanımı için zorla veya gönüllü aşı yapılacaktır. Senaryoya göre, asıl tehlike ise aşının kendisinde bulunmaktadır. Aşının içine belki yüzlerce yıldır çalışılan maddeler ilave edilecek, bu aşı bir süre sonra, insanlarda değişim ve ölümlere sebebiyet verebilecektir.

Dünyada ekonomi, siyaset, sınırlar ve kurallar yeniden şekillenebilecektir. Bu zor durumlarda ulusların birbiriyle yardımlaşması, dayanışması belki bazı sorunların çözümüne yardımcı olabilir, insanlık buna muhtaçtır, ancak işin diğer bir boyutu ise gücü elinde tutana toptan bağımlılık yeni çıkmazları ortaya çıkarabilecektir.

Dünya tamahı için hırslı ve acımasız düşüncelerin sahipleri olduğu gibi, yeryüzünde ve vatanımızda da çok örnekleri görülen insanlığın hayrına düşünen,  nice yüce insanlar da mevcuttur. Başarının sırrı ise aklıyla hareket edip, hep çok çalışmak ve birlik içinde olmaktır.

Celil Altınbilek

25.03.2020

 

 

 

Bu yazı 543 defa okunmuştur.