Burcu BOLAKAN

Burcu BOLAKAN

[email protected]

Deli Petro / Dmıtrıy Merejkovskıy

01 Kasım 2023 - 22:32 - Güncelleme: 02 Kasım 2023 - 08:06
Reklam

Deli Petro / Dmıtrıy Merejkovskıy

Deli Petro adlı kitapta baba oğul ilişkisi, kızıl ölüm, Petersburg şehrindeki reformlar, ihtilâllerle ilgili bilgiler yer alıyor. Aleksi ile Petro fıtrat itibariyle birbirlerine benzemiyorlar. Petro, Petersburg şehrini kuruyor, yenilikler yapıyor. Bazı kişiler Petro’nun yaptığı yeniliklerden hoşlanmıyorlar, Petro aynı zamanda korkunç bir kişiliğe sahiptir, reformlarına karşı çıkan insanları acımasızca öldürebiliyor.

Çar Petro’nun Çariçe Katenka’ya zaafı vardır, Katenka’yı Mons adında Alman bir subaydan kıskanır. Çara daha evvelinden yazılmış imzasız mektuplar da Katenka ile Mons arasında bir ilişkinin olduğu yönündedir. Katenka’ya düşkün olan Petro onu bir erkek ya da koca olarak kıskanmaktan ziyade yakın bir dostunu, anne şefkatini kaybedeceğini düşünerek üzülmektedir. Etrafına dehşet saçan, halkı tarafından; şeytan, deccal olarak anılan Petro sadece Katenka’nın kollarında rahatlayabilmektedir.

Kitabın bir bölümünde Petro’nun cücesi için düzenlediği ilginç cenaze töreni anlatılır. Halk tarafından meraklı gözlerle takip edilen cenaze töreni tabiri caizse tam bir çılgınlık örneğidir. Bazı rahiplerin bu soytarı alayına tükürmek, hakaret etmek istediklerinden bahsedilmektedir.

Petro’nun eğitmek istediği oğul Aleksi babasına karşı soğuktur, onun yaptığı reformları anlamaktan acizdir. Savaşlarda yanında bulunmak istemez. Çar Petro İsveç'le savaş hâlindeyken cepheden oğluna mektup yazar. Bu mektupta oğlunun kendisine katılmasını istemektedir, ya da eğer manastıra kapanmakta ısrar ediyorsa bunu derhal yapmasını aksi takdirde kendisine daha fazla hoşgörülü olunmayacağı yazmaktadır. Aleksi babasından kaçabileceğini düşünerek Napoli’ye gider. Yanında yardımcısı Afrossinia’yı da götürmüştür. Aleksi’nin Kayser’den babasına karşı yardım istemesi üzerine en güvendiği adamlarını oğlunu almak için gönderen Çar, Aleksi’yi affedeceğini söyler. Aleksi sevdiği kadın ve Çar’ın adamları tarafından ikna edilerek Petersburg şehrine dönmeyi ikna olur. Aleksi’yle Çar’ın karşılaşması soğuktur ama aynı zamanda Petro’da bir yumuşama sezilir.

Petro oğlunu sevmeyi denemiştir, Çareviç Aleksi de babasını sevmeyi denemiştir. Yalnız oğulun korkusu sevgisinden daha üstün gelmektedir. Aleksi uzun sorgulamalardan geçer, babası kendisine karşı ihtilâl yapılacağını düşünerek Aleksi’nin kaçmasına yardım edenlerin isimlerini öğrenmek istemektedir. Ona kimler ve nasıl yardım yapmıştır? İhtilâl yapacaklarını düşünen Petro kalkıştıkları isyan hakkında bilgi sahibi olabilmek için Aleksiyi aralıklarla sorguya çekecektir. Bazen babası tarafından affedileceğini düşünen Çareviç bazen de yoğun bir karamsarlığın içine düşmektedir. Çar Petro oğluna bazen bir baba gibi sarılmakta bazen de soğuk bir tavır almakta, bir düşmanı gibi davranmaktadır.

Bir sayfada Petro’nun sıcak denizlere inme isteğinden, Kudüs’e rahatça gidebilme, halkından isteyen kişilerin oraya kolaylıkla ulaşabilmesi ile ilgili hayâllerinden bahsedilse de konu daha çok Çar Petro ve Çareviç Aleksi arasındaki ilişkiye dayanmaktadır.

Kitapta Kızıl Ölüm başlığı altında anlatılan kısımlar ise belki bu tarihi romanın en ilginç sayfalarıdır. Bu sayfalarda Rafızilerden bahsedilmektedir. Bu insanlar söylediklerine göre ateşle imtihan olmaktadırlar. Petro’dan ve onun getirdiği Ortodoks Hristiyanlık inancından nefret etmekte, sadece yanarak Tanrı olarak gördükleri İsa ve onun babası Allah’a günahsız kavuşacaklarını düşünmektedirler. Rafızilerin içinde yaşayan rahibe Sofiya ile Tikhon’un tertemiz henüz aşka dönüşememiş çocuksu sevgisinden bahsedilmektedir. Bazı rahipler tarafından kandırılan köylüler ateşin içine girerek günahlarından arınacaklarını, ruhlarının sorgusuz sualsiz cennete gireceğine inanmaktadır. Bu kısımları okuyunca insan dehşete düşüyor nasıl oluyor da böyle saçmalıklara inananlar oluyor diyorsunuz, ama okuma ilerlediğinde anlıyorsunuz ki bu daha çok zavallı insanlara zoraki dayatılan bir durumdur. Kaba kuvvetle, hapla uyuşturulan insanlar yanmaya razı oluyor. Hatta rahipler tarafından bir yere tıkılan insanların kaçmamaları için elbiseleri masalara çivileniyor. Ateşe girmeden evvel ise yapılacak, işlenecek olan her türlü günaha da açıklar çünkü biraz sonra ateşin içine girip yanacakları için arınacaklarını düşünmektedirler. Rafızilerin içinde yaşanan Sofiya ile Tikhon’un aşkı ise insanlara kötülüğün, cehaletin içinde de sevginin yeşerebileceğini göstermektedir. Yazık ki aşklarının ömürleri uzun olmayacaktır.

Petro oğlu Aleksi’yi ara ara sorguya çekerek defalarca aynı soruları yöneltir, Petro’nun aklından neler geçtiği bilinmez ama belki uyguladığı bir taktiktir. Farklı zamanlarda sorguladığı oğlunun çelişkili cevaplar verip vermediğini tetkik etmek istiyor olabilir. Aleksi’ye kendisinden hiçbir bilgiyi saklamamasını yoksa cezalandırılacağını söyler. Petro’nun kurduğu çarlıkta kilise de hizmetine girmiştir. Papazlar onu mutlak güç ilan etmişlerdir. Hatta Tanrı’nın oğlu İsa tarafından bizzat görevlendirildiğini söyleyerek ona kutsallık addederler. Petro insanların hayatları tehlikede ise, bir iftira ya da bir isyan, ihtilâl gibi büyük yıkımlara sebep olacak konularda papazların kendilerine itiraf edilmiş olan gizli bilgileri ifşa edebilecekleri konusunda kiliselere izin vermiştir. Bu sebeple Aleksinin babasından sakladığı sır da ortaya çıkar. Petro’nun çok acımasız bir kişiliği olması yanında aynı zamanda ilginç bazı özellikleri de vardır. Petro Avrupa’ya kimliğini gizleyerek gitmiş, Avrupa’da çeşitli ilimler tahsil etmiştir. Ülkesine döndüğünde zayıf olarak gördüğü Rus donanmasını bizzat başında bulunarak yeniden inşa eder. İşçileriyle onlardan biriymiş gibi uzun saatler çalışabilmektedir. Petro’nun yaşadığı belki anlık olarak gelen sinir buhranlarıydı, böyle zamanlarda kendini kaybediyor, eski hâline dönebilmesi için saatler geçiyordu. Oğlunu kamçılayarak ölümüne sebep olduğu söylenen Petro bu olayı da sonradan hatırlamayacaktır. Petro’nun yanında çalışanlara, saray sakinlerine, soylulara kaba kuvvet kullandığından da bahsedilmektedir.

Tarihte yaşanmış olayları, kişileri merak edenler için okunabilir ilginç kitaplar arasındadır. Deli Petro namıyla anılan bir çarın kişilik özellikleri, oğluyla neler yaşamış olabileceği, düşünceleri, ihtirasları hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Petro belli ki çılgın, gaddar biriydi. Yalnız büyük Rusya idealine inanıyordu, Petersburg şehrini kurabilmek için Avrupa’dan bilirkişileri getirttiği, halkını aydınlatmak için başka reformlar yaptığı, ölmeden önce bir kolej açtığı, Avrupa’daki uygarlığa benzer medeni bir toplum oluşturmak istediği anlatılmaktadır. Bu düşüncelerinin çoğunu da gerçekleştirmiştir, bunu bazen zor kullanarak elde ettiği de bir sır değildir.