ARAPAPIŞTI KANYONU (AYDIN) GEZİ NOTLARI.5 (Son bölüm)
İLGİNÇ BİR NOT
DALAMAN’DA HATTI OLMAYAN TREN GARI HİKÂYESİ
Muğla Köyceğiz’den öğrencim Dr. Merve hanımın babaları Em. Öğretmen Mustafa Demir bey feysteki (facebook) hesabımda 11.06.2026 günü yayımladığım yazımın Arapapıştı Gezi Notlarının 1. bölümünün altına bir not yazmış. Notta özetle; “Batı Anadolu’daki, ağırlıklı olarak da Muğla civarında yerleşik Afrika kökenli siyahi Türkler (Afro-Türkler) konusunda çok değerli bilgiler yer alıyor. Aydın Dalama ile Muğla Dalaman’ın genellikle karıştırıldığını söyledikten sonra, “1905’lerde Mısır Hidivi (Eyalet Valisi) Abbas Hilmi Paşa, 2.Abdulhamid devrinde burayı görüp, buradan çok geniş bir arazi satın alır. Batılı bir şirkete Mısır’daki çiftliğine tren istasyonu, Dalaman’dakine de bir av köşkü yapılması talimatını verir. Kendisi İstanbul’dadır. Projeler yapılır; ilgili firma iki projenin yerini karıştırır. Mısır’daki çiftliğe av köşkü, Dalaman’a ise tren köşkü yapılır. Çok geç olarak hata anlaşılır ama olan olmuştur. Hidiv, binayı beğenir ve onu çiftlik merkezi yapar. Afrika kökenli işçiler o yıllarda binlerce dönümlük arazide çalıştırılmak üzere getirilmiş” diye de eklemiş, Mustafa bey.
ARAŞTIRIYORUM
Not çok ilgimi çekti. Başka bilgi, belge, resim var mı diye araştırmaya başladım. Nottaki bilgi çok yaygın bir rivayet, adeta efsane. Tren hattı olmayan bir şehir veya yere tren garı (istasyonu /durağı) binası yapmak. Nasıl olur ki diyorsunuz. Olur da bu kadar fahiş hata nasıl olur. Yapılabilirlik, uygulanabilirlik (fizibilite), verimlilik ve doğru yatırım konularında zaman zaman günümüzde de hatalar olabiliyor. Kütahya Afyonkarahisar arasına yapılan sivil Zafer Havalimanı gibi. İstenen garantili yolcu sayısı sağlanamadığı için devletin yapan firmaya sürekli para ödediğini okuyoruz. Geçelim.
TÜRKİYE'NİN RAYI OLMAYAN GARI
Dalaman Tren İstasyonu / Tigem Tren Garı gibi çeşitli rivayet ve isimlerle anılan tarihi bir yapı ve yerden söz ediyoruz. Dalaman ilçesinin simgelerinden, kamuya ait TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) Tarım İşletmesinin, idari binası olarak kullanılan bu tarihi bina halk arasında “Gorumun Teftiş Binası” olarak adlandırılmış. 2002 yılında bir gazetecinin Dalaman Tarım İşletmesinin tarihini araştırırken işletme binasını “Tren Garına” benzeterek, “Tren geçmeyen tren garı” adıyla yaptığı yazı dizisi ile konu başlar. O tarihten sonra bu taş bina basında ve sosyal medyada “Tren Garı “olarak tanınır. Bu bilgilerin tamamen yanlış olduğunu yazıyor Dalaman Belediyesi genelağ sitesi (1). Peki, gerçek nedir?
TİGEM BİNASININ ÖYKÜSÜ

TİGEM İdari binası
19. yüzyıl sonunda Osmanlı Devletine bağlı Mısır, İngilizler tarafından işgal edilir (2). Mısır’ın yönetimi, Osmanlıya bağlı bir Hidivlik sistemi idi (Eyalet Valiliği). Mısır’ın Hidivi ise 1893 yılında Padişah 2.Abdulhamit’in fermanıyla göreve getirilen Abbas Hilmi Paşa’dır. Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa (1874–1944), Osmanlı Devleti'ne bağlı Mısır'ın son hidividir. Abbas Paşa İngilizler tarafından yapılan birkaç suikast tehlikesini atlatır ve tehdit altındadır. Bu sebeple Padişah 2. Abdülhamit, Abbas Paşayı Mısır’daki İngiliz tehdidinden uzak tutmak için geçici olarak İstanbul’a çeker ve yerine de Muhtar Ahmet Paşa’yı görevlendirir. Abbas Paşa da İstanbul’da ikamet etmeye başlar.
NİMETULLAH SARSALA KOYUNDA
O tarihlerde Dalaman Ovası arazilerinin tamamı 1792 yılında kurulan “Valide Mihrişah Sultan Vakfına” ait arazilerdir. Ve bu araziler dönemin toprak ağaları tarafından kullanılır. İstanbul’a “Bu ağalar vergi vermiyor, halka da eziyet ediyorlar” diye şikâyet edilir. Padişah 2. Abdülhamit, Dalaman Ovası arazilerini idare ve ıslah etmesi için 1903 yılında Abbas Hilmi Paşayı Dalaman’a gönderir. Ve her türlü yetkiyi verir. Paşa 1903 Şubat ayında Nimetullah adlı gemisi ile Sarsala Koyuna gelir ve demir atar. Yaptırdığı iskele ve depoyu da malzeme taşımak için kullanır.

ÇİFTLİĞE BİR KONAK VE DEMİRYOLU
Dalaman Ovasındaki arazileri ıslah ve idare etmek için bir çiftlik konağı yapmak ister. Yapılacak olan köşk çok muhteşem ve sağlam olmalıdır. Dönemin mimari modası İtalyan tarzıdır. Ünlü İtalyan Mimarı “Delfo Seminati”ye çiftlik köşkü projesi sipariş verilir. (3) Köşk inşaatı 1905 yılının sonlarında başlar. Mimar Delfo, Dalaman’a gelerek inşaatı izlemek ve konaklamak için günümüzdeki Çiftlik camisinin olduğu yere bir baraka yaptırır. İnşaat da kullanılan malzemeleri İtalya’dan Sarsala’ya getirtir. Sarsala’dan çiftlik merkezine kadar dekovil ray döşetir. Dekovil ray, birbirine olan açıklığı (ray aralığı) 60 cm veya daha az (40-60 cm) olan küçük ve hafif demiryolu hatlarına verilen isimdir. Dekovil vagonu adı verilen küçük yük vagonları, döşenen bu hatlar üzerinde insan, hayvan veya küçük lokomotiflerle çekilir. Günümüzde kullanılan hatlardaki aralık 143.5 cm imiş. Dekovil adı, 1875 yılında bu hafif raylı sistemleri ve donanımı tasarlayan Fransız mühendis ve sanayici Paul Decauville'in soyadından gelmiş.
AFRİKALI SİYAHİ İŞÇİLER
Malzemeler bu raylı sistemle taşınır. 3 yıl süren inşaatta Mısır Hidiv vekili Ahmet Muhtar Paşa tarafından gönderilen Mısır ve Sudanlı işçiler çalışır. Demek ki çevreden yeterinde bulunamamış olmalı diye düşündüm. İnşaat ilerledikçe mükemmel bir binanın ortaya çıkması üzerine Hidiv Abbas Hilmi Paşa 1907 yılında İstanbul a dönerek, ödül olarak İtalyan Mimar “Delfo Semaniti”ye ikinci bir sipariş vererek İstanbul Çubuklu da “Art Nouveau” tarzında görkemli bir kasr ve üzerine İstanbul Boğazını gören kule inşa ettirir. Dalaman’da yapımı devam eden bina ise 1908 yılında tamamlanır. Basında ve sosyal medyada belirtildiği gibi bu bina yanlışlıkla ve projelerin karışması sebebiyle yapılan tren garı değildir. Halen TİGEM idari binası olarak kullanılıyormuş.
“GORUMUN TEFTİŞ BİNASI” NE DEMEK?

Gorumun Teftiş Binası
TİGEM Dalaman Tarım İşletmesi, halk arasında çiftlik değil “Gorum” diye adlandırılır. Bu tarihi yapı, 1928 yılına kadar hidivin mülkiyetinde kalmış, daha sonra devlet yönetimine geçerek bir dönem jandarma karakolu olarak da kullanılmış. Çiftlik 1935 yılında kamulaşarak Tarım İşletmeleri Kurumuna bağlanır. Bu sebeple halk orayı hep kurum diye adlandırmış. Ancak Dalaman halkının şivesine göre K harfi G diye okunduğu için “kurum” değil “gorum” diye anılırmış. Bu isimin böyle okunuşu öyle bir yerleşir ki Tarım Bakanlığı yetkilileri bile “gorum” dermiş. Ayrıca, bölge halkının şivesine göre “teftiş” kelimesi de “idare etmek” anlamında olunca, çiftliğin taş binasının adı da “Gorumun Teftiş Binası” olmuş. Tabii ki bunlar bizim, kaynaklardan derlediğimiz ikinci el bilgiler. Yerinde incelemedik. Umarım hata olmaz.
HİDİV’İN DALAMAN’A FAYDASI OLDU MU?
İlk iş olarak Sarsala Koyu'na bir iskele yaptırır, bataklıkları kurutur ve bölgenin ağaçlandırılması için Mısır'dan okaliptüs ağaçları getirtir. Bu ağaçlara “bataklık kurutan ağacı” da denir. Çevresindeki asırlık palmiyeler ve okaliptüs ağaçlarıyla birlikte “Gorumun Teftiş Binası” Dalaman'ın en önemli tarihi sembollerinden biridir. Paşa (4) burada sahip olduğu veya satın aldığı çok geniş arazi üzerine örnek bir tarım işletmesi kurmuştur. Tabii ki benim ulaşadığım bilgiler vardır. Mesela; o tarihlerde Dalaman Ovası arazilerinin tamamı 1792 yılında kurulan “Valide Mihrişah Sultan Vakfına” ait bilgisine sahibiz. Bu vakıf arazisini satın alamaması gerekir. Çünkü dönem hala Osmanlının son yıllarıdır, satılmaz diye düşünürüm. Ancak bir dönem Türkiye’de de vakıf mallarının da özel kişilere satıldığına dair bilgilere de sahibiz.
DALAMAN’DA PAMUK VE NARENCİYE ONUNLA BAŞLAMIŞ
Bölgede Abbas Hilmi Paşa döneminden kalma bazı çiftlik yapıları, sulama kanalları ve işletme izleri de mevcutmuş. Ayrıca Dalaman'ın gelişiminde Abbas Hilmi Paşa'nın büyük etkisi var diyor kaynaklar. Bölgede modern tarım uygulamaları, pamuk, tahıl ve narenciye yetiştiriciliği ve çeşitli altyapı çalışmaları onun döneminde başlamış. Arazi, binlerce dönümlük bir alanı kapsıyormuş. Modern sulama sistemleri kurulmuş. Bölgeye çeşitli tarım makineleri ve yeni üretim teknikleri getirilmiş. Çalışanlar için lojmanlar, depolar ve hizmet binaları inşa edilir. Bu çiftlik, dönemin en modern tarım işletmelerinden biri sayılırmış. Dalaman'daki bu modern tarım faaliyetleri bölgede derin izler bırakır. Bugünkü Dalaman'ın tarımsal gelişiminin temellerinde Abbas Hilmi Paşa'nın çiftliğinin önemli payı olduğu kabul edilir.
Selam ve saygılarımla. (06.07.2026, Manisa)
Notlar:
- https://dalaman.bel.tr/tarihi-merkezler/detay/tigem-tren-gari/12
- İngilizler, Mısır'ı ilk olarak 1882 yılında Urâbî Paşa isyanını bastırmak ve Süveyş Kanalı ile Akdeniz ticaret yollarındaki çıkarlarını korumak bahanesiyle fiilen işgal eder. Bölge, I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle 1914 yılında resmen İngiliz himayesi altına girer. Tarih unutulmamalı, diye düşünürüm. Çünkü emeller aynı.
- Başka kaynaklarda Hidiv’in araziyi satın aldığı, binaları Fransız firmaya yaptırdığı gibi farklı bilgiler de var. Basın yerine Dalaman Belediyesinin site bilgisi daha doğru olabilir diye düşünürüm. Ama onu yazan da bir insan. Umarım özen göstermiş, iyi araştırmışlardır.
- Meraklısına: Paşa kelimesi, Başağa kelimesinin dönüşümü ile oluşmuştur. Türkçede ‘B’ den ‘P’ye dönüşüm sıkça görülür. Bunar’ın pınar olması gibi. En büyük erkek kardeşe ağabeye “başağa” denir. Diğerlerine ise ağa (aga). Araplarda ise ‘P’ sesi /harfi olmadığı için, dönüşüm tersine olur. Onlar da ‘P’ sesini ‘B veya F’ olarak telaffuz ederler. Pekmez, bekmez olur; Pakistan ise, Bakistan. Pers kelimesi de Fars.
(Bitti)
Yorumlar
Kalan Karakter: