Çağhan SARI

Çağhan SARI

[email protected]

AHMET AĞAOĞLU ve SİYASİ HAYATI

29 Kasım 2021 - 19:39
Reklam

AHMET AĞAOĞLU ve SİYASİ HAYATI
                                                                          
            Giriş
            Türk milliyetçiliği ve Türk demokrasi tarihi için önemli bir isim olan Ahmet Ağaoğlu Azerbaycan’da Türklük şuurunun uyanmasında etkili rol oynamıştır. İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a gelerek Türkçülük çalışmalarını Osmanlı Devleti’nde devam etmiştir. Millî Mücadele yıllarında Ankara’ya giderek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni II. ve III. döneminde milletvekilliği yapmıştır. İkinci çok partili hayat denemesi olan Serbest Cumhuriyet Fırkasının kurucuları arasında yer alarak Türk demokrasisinin gelişmesine çaba göstermiştir. Siyasi hayatına son verdikten sonra Hukuk Tarihi dersleri vermiştir.  Türk modernleşmesi için gerçekleşen inkılaplarda Atatürk’e danışman olarak hizmet vermiştir. Gazeteciliği, siyaset adamlığı ve akademisyenliği ile çok yönlü bir insandır.
Ahmet Ağaoğlu hakkında birçok akademik çalışma yapılmıştır. Türkçülük akımının doğuşunu ve Türk Ocakları’nın kuruluşunu inceleyen yayınlar, Ahmet Ağaoğlu’na parantez açmışlardır. Özellikle YÖK tez merkezinde yaptığımız taramada, Ahmet Ağaoğlu’nun bahsettiğimiz başlıktaki çalışmaları hakkında lisans üstü çalışmalar mevcuttur. Dergipark sitesi üzerinden yaptığımız literatür taramasında da Ahmet Ağaoğlu ile ilgili makaleler bulunmaktadır. Bu çalışmada, yaşamı ve siyaset hayatı incelenmiştir. Bu nedenle hukukçu kimliği ile din ve eğitim üzerine görüşlerini inceleyen makaleler çalışmanın kaynakçasına alınmamıştır. Tanıl Bora editörlüğünde hazırlanan Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce serisinin Milliyetçilik cildinde, Türkçü isimler hakkında biyografik bölümler bulunurken, Ahmet Ağaoğlu hakkında doğrudan bir yazıya rastlanılmamıştır. Hacimli bir kitapta Ahmet Ağaoğlu’na ayrı başlık açılmamış olması nedeniyle bu eser de çalışmaya alınmamıştır.
İletişim yayınlarından basılmış iki önemli hatıratı, bu çalışmanın ana kaynağını teşkil etmektedir. Makaleler ve kitaplardan istifade edilmiştir. Ahmet Ağaoğlu’nun fotoğrafları, çalışmanın sonunda yer alan ekler bölümünde verilmiştir. Bu çalışmada, Ahmet Ağaoğlu’nun siyasi hayatı, köşe taşları olan Türk Ocakları’nın kuruluş süreci, Meclis-i Mebusan vekilliği, Malta’da sürgün bulunduğu dönem, Cumhuriyet’in ilanından sonraki siyasi faaliyetleri ve Serbest Cumhuriyet Fırkasındaki çalışmaları ayrı başlıklar halinde incelenmiştir. Türk demokrasisine katkı sağlayan Ahmet Ağaoğlu, liberal görüşleriyle tanınmıştır.

  1. AHMET AĞAOĞLU’NUN HAYATI

Ahmet Ağaoğlu, 1869 yılında Azerbaycan Karabağ’da Şuşa kentinde dünyaya gelmiştir.[1] Ailesi, bir Türkmen aşiretidir. Erzurum’dan Kafkasya’ya göç ettiği bilinmektedir. Çocukluğunda Rusça eğitimi almıştır. Rus Jimnasyumu’nda okumuştur. Lise öğrenimine Tiflis’te devam etmiştir. Yüksek öğrenimi için Petersburg Politeknik Enstitüsü’ne başlamış ancak buradaki tahsili yarım kalmıştır. Paris’e giden Ağaoğlu, Sorbonne Üniversitesi’nde tarih, hukuk ve filoloji eğitimi almış, siyaset bilimi derslerine katılmıştır. Paris Pratik Yüksek İncelemeler Okulu’nda İran üzerine araştırmaları olan Darmesteter’den Doğu Kavimleri Tarihi, Doğu Dilleri Okulu’nda Scheffer ve Barbier de Meynard’dan doğu filolojisi dersleri almıştır.[2] Ernest Renan’dan etkilenmiştir.[3] Collége de France’a devam etmiştir. Paris’teki eğitim hayatı esnasında burada yaşayan Jön Türkler ve Cemaleddin Afgani gibi isimlerle tanışmıştır. Gazeteciliğe üniversite öğrenciliği sırasında Fransa’da başlamıştır. 1892’de İngiltere’de toplanan 19. Şarkiyatçılar Kongresi’ne katılmıştır. 1888-1894 yılları arası Fransa’da ikamet ettikten sonra Azerbaycan’a geri dönmüş, bir müddet öğretmenlik ve gazetecilik yapmıştır.[4]
Azerbaycan basınının gelişmesine katkıda bulunmuştur. Rusya Müslümanları arasında birlik oluşturma çalışmalarında yer almıştır. Ermeni çetelerin faaliyetlerine karşı Difai adlı gizli bir örgüt kurmuştur.[5] İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a geldi.[6] Sırat-ı Müstakim, Sebil’ür-Reşad, Hikmet, Hilal, Hak, Jeune Turc, Yeni Mecmua ve İslam Mecmuası’nda yazıları yayınlandı. Tercüman-ı Hakikat gazetesinin baş yazarlığını yürüttü. Ziya Gökalp, Yusuf Akçura ve Ahmet Emin Yurdakul gibi Türkçülük akımının önemli isimleri ile bir araya geldi. 1909 yılında Darülfünûn’da Rusça, Türk ve Moğol Tarihi dersleri verdi. Kısa bir süre Maarif müfettişliği ve Süleymaniye Kütüphanesi müdürlüğü yaptı. 1911 yılında Türk Yurdu dergisinin kuruluşunda yer aldı.[7] 1912’de Türk Ocakları’nın kurucularından oldu.[8] Yine 1912 yılında Afyonkarahisar mebusu olarak Meclis-i Mebusan’a girdi. İttihat ve Terakk Cemiyeti merkez heyeti üyesi oldu. Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas ordularının siyasi müşaviri olarak vazifede bulundu. 1918’de İran’da İngiltere-Azerbaycan görüşmelerinde Azerbaycan delegesi oldu. 1919 Paris Barış Konferansı’na Azerbaycan’ı temsil etmek üzere İstanbul’da iken tutuklandı. Malta’ya sürgüne gönderildi. 1921’de Malta sürgünlerinin yurda dönmesi üzerine Anadolu’ya geçerek Millî Mücadele’ye katıldı.[9]
Millî Mücadele yıllarından Cumhuriyet’in ilk dönemine birçok devlet görevinde bulundu. Matbuat ve İstihbarat Genel Müdürü oldu. TBMM’nin II ve III. dönem Kars milletvekilliklerine seçildi. Ankara Hukuk Mektebi’nde Anayasa Hukuku dersi verdi. 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası kurucuları arasına girdi. SCF girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Cumhuriyet Halk Fırkasına dönmeyerek aktif siyasete veda etti. İstanbul Darülfünûnu’na Hukuk Tarihi müderrisi tayin edildi. 1933 yılında muhalif bir çizgisi olan Akın gazetesini kurdu.[10] Son Posta, Cumhuriyet, Vatan gazetelerinde siyasi yazılar kaleme aldı. Kültür Haftası ve İnsan dergilerinde hukuk ve uygarlık tarihi yazıları kaleme aldı. 1933 yılında Üniversite reformu ile akademik hayatı son buldu. Son yıllarını yazar olarak sürdürdü. 1939 yılında İstanbul’da vefat etti.[11] Hayatı boyunca on dokuz kitap kaleme almıştır. Beş çocuk babası olan Ahmet Ağaoğlu’nun kızı Süreyya Ağaoğlu, Türkiye’nin ilk kadın avukatıdır. Diğer kızı Tezer Kaçkıran, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu dönem TBMM Kars milletvekilliği yapmıştır. Oğulları Samet Ağaoğlu, Demokrat Parti üyelerinden olup milletvekilliği ve bakanlık yaparken Abdurrahman Ağaoğlu elektrik mühendisi, Gültekin Ağaoğlu da tıp doktorudur.

    1. Türkçülük Fikri ve Türk Ocakları’nda Rolü

Ahmet Ağaoğlu, Yusuf Akçura ile yüksek öğrenim gençliği arasında Türkçülük fikrinin yayılmasında önemli rol oynamıştır.[12] Balkan Savaşları’nda yaşanan hezimetten sonra milli duyguları uyandırmak için Anadolu’ya düzenlenen gezilere Fuat Köprülü ile Ahmet Ağaoğlu da katılmıştır.[13]
1911 yılında 190 askeri tıbbiyeli öğrencinin kaleme aldıkları bir mektupla, Türkçülük için bir cemiyet kurulması yönünde dönemin aydınlarına çağrıda bulunmuşlardır.[14] Bu aydınlardan biri de Ahmet Ağaoğlu’dur. Askeri tıbbiye öğrencilerini temsilen Hüseyin Fikret ve Remzi Osman Beylerin de hazır bulunduğu 3 Haziran 1911 tarihindeki toplantıda bir araya gelen Mehmet Emin Yurdakul, Ahmet Ferit, Yusuf Akçuraoğlu, Mehmet Ali Tevfik, Emin Bülent, Dr. Fuat Sabit ve Ahmet Ağaoğlu kurulacak derneğin adını Türk Ocağı olarak belirlemişlerdir.[15] Ahmet Ağaoğlu, kurucular heyetine yazılmıştır. 1912’de Türk Ocağı’nın kuruluşu tamamlanmıştır.[16] Türk Ocakları’nın kamuya açık konferanslarla tarih bilinci uyandırmaya yönelik çalışmalarında bir dizi konferanslar verilmiştir. Bu konferanslardaki konuşmacılar arasında Ziya Gökalp, Fuat Köprülü, Yahya Kemal ve Ahmet Ağaoğlu da vardır.[17] Türk Ocağı’nda kurucu üye olduktan sonra Darülfûnun’daki görevlerinden ayrılan Ağaoğlu, aktif siyasete girmiştir. İttihat ve Terakki Fırkasının merkez komite üyesi olmuştur. 1912 seçimlerinde İttihat ve Terakki Fırkasından Afyonkarahisar mebusu seçilmiştir.[18]
Birinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa’da olduğu gibi Osmanlı Devleti’nde de savaş ile ilgili yayınlar yapan mecmualar çıkmıştır. Bunlardan biri de Harp Mecmuası’dır. Ahmet Ağaoğlu, Ziya Gökalp’le beraber Harp Mecmuası’nı çıkarmıştır.[19] 1914 yılında kaleme aldığı “Türkler içinde milli hareket”, başlıklı yazısında, Türk milliyetçiliğinin şoven olmadığını yazmaktadır. 1915 yılında yayınlanan Milli Cereyan başlıklı yazısıyla “… lisanda, dinde, an’ane-i ırkiyede şuur ve vicdan-ı milliyede yaşatmadıkça”, milletin kurulamayacağını belirtmektedir.[20]
Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna doğru Azerbaycan’ın bağımsızlığı için harekete geçen Kafkas ordularında siyasi müşavirlik yapan Ağaoğlu, savaşın sona ermesinden sonra Paris Barış Konferansı’na Azerbaycan’ı temsil etmek için yola çıkmıştır. İstanbul’da tutuklanmış 28 Mayıs 1919 tarihinde Malta’ya sürgüne gönderilmiştir. Sürgün numarası 2764’tür. Sürgün nedeni, asayişi bozmak ve Ermenilere zorbalık yapmak olarak açıklanmıştır. İngilizlerin esas gerekçesi ile gazete yazılarında milli direnişe çağrıda bulunmasıdır.[21] Malta’da geçirdiği sürgün yıllarını anı kitabı halinde daha sonra kaleme almıştır.[22] Yine Malta’da makaleler halinde yazdığı yazıları önce Türk Yurdu dergisinde yayınlatmış ardından Üç Medeniyet isimli kitabında toplamıştır.[23] İkinci İnönü zaferi sonrasında serbest bırakılmıştır. 21 Mayıs 1921’de İstanbul’a dönmüştür. Hamdullah Suphi ile görüşerek hemen akabinde Anadolu’ya geçmiştir.[24]
İttihat ve Terakki mensubu olması nedeniyle Ankara hükümeti, Ağaoğlu’nun Ankara’da kalmasına sıcak bakmamıştır. Önce kendisini, Kars’ta çıkarılması planlanan Millî Mücadele taraftarı gazetenin başına gönderilmesi için yola çıkarılmış, ancak yolda Anadolu’daki halkın maneviyatını yükseltmek için kurulan İrşad Heyetlerinin başkanı olduğu bildirilmiştir. Karadeniz sahilleri ve Doğu Anadolu’da vilayetleri gezen Ağaoğlu, başarılı olmuştur. Bizzat Atatürk’ten tebrik ve övgü telgrafları almıştır. 29 Ekim 1921’de Matbuat ve İstihbarat Umum Müdürlüğü’ne atanmıştır.[25] Millî Mücadele adına yararlı yazılar kaleme alan Ağaoğlu, 6 Ocak 1922’de Ankara’ya dönerek Hakimiyeti Milliye gazetesinin başyazarlığını üstlenmiştir.
1.2.      Cumhuriyet Döneminde Ahmet Ağaoğlu
            1923 seçimlerinde Kars milletvekili seçilen Ağaoğlu, bu dönemde Ankara Hukuk Mektebi’nde hocalık yapmıştır.[26] 1924 Anayasasının hazırlanmasında görev almıştır.[27] Atatürk’e devrimler yolunda danışmanlık yapan Ağaoğlu, liberal görüşlerini sıkça vurgulamıştır. 1924 yılında Türk Ocağı’nda ‘Medeniyetler arasında mücadele ve garpcılık” başlıklı bir konferans vermiştir.[28] 1927 yılında Ankara Türk Ocağı’nda “Milli cereyan” başlıklı konferansta konuşmacıdır.[29] Cumhuriyet döneminde Türk Ocağı faaliyetlerine devam eden Ağaoğlu, ocağın kapatıldığı 1931 yılında Ankara’da Türk Ocakları Merkez Heyeti binasında “İngiltere’de siyasi teşkilat” başlığında bir konferans daha vermiştir. Hariciye, Kanun-ı Esasi, Kütüphane ve Nizanmame-i Daimî komisyonlarında görev almıştır.
            Ağaoğlu, Maarif ve Darülfûnun ile ilgili gelişmelerde mecliste söz almış ve bu iki başlık ekseninde siyasi yaşamını sürdürmüştür. 1930 senesi bütçe görüşmelerinde Maarif Vekaleti bütçesi ele alınırken Ağaoğlu, memlekette ilmi doğuracak olan darülfünunun bugün yetim bir vaziyette olduğundan bahsederek memnuniyetsizliğini dile getirmiştir.[30] Türkçe üzerine de özen göstermiş, ispenciyare kelimesi yerine ecza kelimesini teklif etmiştir.

    1. Serbest Cumhuriyet Fırkası Denemesi

Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren yoğun bir döneme girilmiş, peş peşe inkılap adımları atılmıştır. Türkiye bu süreçte ekonomik zorluklarla da boğuşmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1929 yılında meydana gelen ekonomik bunalım, Türkiye’yi de etkilemiştir. Atatürk, 1930 yılında geniş bir yurt gezisine çıkmış, ülke içerisindeki hoşnutsuzluğu görmüştür.
Atatürk, ekonomik ve siyasi bunalımdan çıkış yolunun bir muhalefet partisinin kurulmasında görmüştür.[31] Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Ali Fethi Okyar’ı ülkeye davet eden Atatürk, 1930 yılının temmuz ayında Okyar’la Yalova’da görüşerek, ondan bir muhalefet partisi kurmasını istemiştir. Partinin kurucuları arasına en yakın arkadaşlarından Nuri Conker ile kız kardeşi Makbule Atadan’ın da üye olmasını sağlamıştır. Atatürk’ün talimatıyla partiye üye olan bir diğer isim de Ahmet Ağaoğlu’dur. Ağaoğlu, liberal ekonomiden yana bir isim olarak Başbakan İsmet İnönü’yü eleştiren yazılar kaleme almaktaydı.[32] Yalova Termal’deki Büyük Otelin salonunda düzenlenen baloda Atatürk, Ağaoğlu’nun yanına gelerek yeni kurulan partiye katıldığını açıklamıştır.[33] Cumhuriyet Halk Fırkasından ayrılan on dört milletvekiliyle 12 Ağustos 1930 tarihinde Serbest Cumhuriyet Fırkası, Ali Fethi Okyar’ın başkanlığında resmen kurulmuştur.[34]
SCF, milliyetçi, laik ve cumhuriyetçi olarak kendisini tanımlıyor, din eksenli siyasete karşı olduğunu bildiriyor, liberal ekonomiyi savunuyordu.[35] Ağaoğlu, partiye girme nedeni olarak hürriyetçi ve liberal anlayışı olduğunu ifade etmiştir.[36] Ağaoğlu, iki partinin danışıklı bir siyaset izlemesine karşıdır. CHF’nin devlet imkanlarından yararlanır vaziyette olmasını da eleştirmiştir.[37] Ağaoğlu, Atatürk’ün her iki partiye de tarafsız kalmasını kamuoyuna açıklamasını istemiştir. Ağaoğlu’nun isteğini yerine getiren Atatürk, partiye para yardımı yapılacağını da söylemiş, bu gelişmeleri SCF’nin hayat teminatı olarak değerlendiren Ağaoğlu, parti çalışmalarına ağırlık vermiştir.[38]
Ağaoğlu’na göre SCF, CHF’den köken, yön ve amaç bakımından farklı bir parti değildir. Denetimi sağlamak ve siyasetteki muhalefet hareketlerini kontrol edebilmek için kurulmuştur. Bu partinin varlığını cumhuriyetin gerekliliği olarak görmüştür.[39] Ağaoğlu’na göre tek partili bir parlamenter hayatında cumhuriyet idaresi mümkün değildir. Ağaoğlu, ekonomide devlet müdahalesini zararlı görmüş, kişisel teşebbüslerin olmasını savunmuştur. Serbest Cumhuriyet Fırkasının kapanma sürecini başlatan Ege gezisinde Ağaoğlu da parti ileri gelenleri arasındadır. İzmir’de meydana gelen olayların SCF’nin suçu olmadığını yazan Ağaoğlu, partinin kendini feshetmesi üzerine CHF’ye dönmeyeceğini açıklamıştır.[40]

    1. Son Yılları

Ahmet Ağaoğlu, SCF deneyiminden sonra tekrar gazetesindeki muhalif çizgisini sürdürmek isteyince, Atatürk’ün yaklaşımı değişmiştir. İsmet İnönü’nün devletçiliğini tenkit ettiği için mahkemeye sevk edilmiştir. Mahkeme reisinin eski bir öğrencisi olduğunu görünce savunmasının alınmadan cezalandırılmasını ister. Ağaoğlu, öğrencisine fikir ve basın hürriyetini öğretemeyen bir hukuk hocasının cezayı hak ettiğini söylemiştir.[41]
            Ankara’dan ayrılan Ağaoğlu, İstanbul’a taşınmıştır. İstanbul Hukuk Fakültesi’nde hocalığına devam eden Ağaoğlu, 1932’den sonra her pazartesi evinde düşünürlerin katıldığı büyük toplantılar düzenlemiştir. Bu toplantılara Nazım Hikmet’ten Peyami Safa’ya kadar birçok tanınan isim katılmıştır. 1933 yılında muhalefet çizgisindeki Akın gazetesini çıkarmıştır. Bu gazetenin kurulması üzerine hem gazete sahibi hem öğretim üyesi olamayacağı bildirilmiştir. 29 Mayıs 1933 tarihinde gazetesi 119 sayı çıktıktan sonra kapanmıştır.[42]
            Üniversite Reformu’nun başlamasıyla Darülfûnun, İstanbul Üniversitesi’ne dönüştürülmüştür. Kendisi 14 lira emekli aylığıyla emekliye sevk edilmiştir. Ağaoğlu’nun emekliliği sonrası ağır hasta olan eşi Sitare Hanım, duyduğu üzüntü ile sağlığı daha da bozulmuştur. 16 Kasım 1933’te Sitare Hanım vefat etmiştir.
            Eşini kaybettikten sonra hayatının son günlerinde üzüntü ve sıkıntılar yaşayan Ahmet Ağaoğlu, karaciğer, kalp ve nefes darlığı rahatsızlıklarının ilerlemesi üzerine Akil Muhtar ve Hasan Ferit Bey’in çabalarına rağmen 19 Mayıs 1939 tarihinde Nişantaşı’ndaki evinde vefat etmiştir.[43]

            DEĞERLENDİRME
            Azerbaycan Türkü olan Ahmet Ağaoğlu, Batı’da eğitim almış ilk Azerbaycanlılardandır. Aldığı hukuk, tarih ve sosyoloji eğitimi sonrasında Türk yazım dünyasında etkili bir kalem olmuştur. İlk gazetecilik tecrübesini Fransa’da öğrenci iken yaşayan, Ağaoğlu, Rusçanın yanında Fransızcayı da iyi derecede bilmektedir. Türkçülüğün Balkan Savaşları’ndaki yenilgiden sonra ülkenin kurtarıcı ideolojisi olarak belirmesinde Ağaoğlu’nun da etkisi vardır. Türk Yurdu dergisinin kurucuları arasındadır. Türk Ocaklarının kuruluşunda da kurucu üyedir. Türk Ocakları’nda milliyetçi uyanışın ve şuurun yerleşmesinde çaba göstermiş, halka açık konferanslar vermiştir. Ağaoğlu’nun Türkçülüğe hizmetleri sadece Türk Yurdu ve Türk Ocakları ile sınırlı değildir. Üç Medeniyet isimli eseriyle de fikri zemine katkı sağlamıştır.
Jön Türklerin arasında yer alan Ağaoğlu, meşrutiyet yıllarında İttihat ve Terakki üyesi olmuş, bu üyeliği Millî Mücadele döneminde kendisine önyargı ile yaklaşılmasına neden olmuştur. Zira söz konusu dönemde Birinci Dünya Savaşı’ndan yenilgi ile çıkılmasında baş sorumlu olarak görülen İttihat ve Terakki’nin, Millî Mücadele evresinde dış kamuoyunda da tepki görmekteydi. Ancak Ağaoğlu, bağımsızlık mücadelesine kalemiyle ciddi yarar sağlamıştır. Anadolu’daki faaliyetlerinin neticesinde kendisi Cumhuriyet’in ikinci ve üçüncü döneminde milletvekili olmuştur.
            Tek parti döneminde parti politikasını kayıtsız şartsız benimseyen milletvekillerinin aksine, benimsemediği siyasetleri eleştiren Ağaoğlu, liberal ve muhalif kimliğiyle öne çıkmıştır. İsmet İnönü’nün devletçi politikalarını eleştirmesi, ikinci çok partili hayat denemesi olan Serbest Cumhuriyet Fırkasına Atatürk tarafından yönlendirilmesine neden olmuştur. Ağaoğlu başlangıçta partiye önyargı ile yaklaşmış, Atatürk’ün desteği üzerine parti çalışmalarına girişmiş, ancak partinin 1930 yılının sonunda İzmir gezisiyle başlayan tartışma ortamında dirayet sergileyemeyerek kurucusu Ali Fethi Okyar tarafından kapatılması üzerine aktif siyasetle arasına mesafe koymuştur.
            Siyaset adamlığının yanı sıra eğitimciliği de dikkat çekicidir. Yüksek öğretim hocası olan Ahmet Ağaoğlu, birçok hukukçunun yetişmesinde emek sahibidir. Akademik kariyerine üniversite reformu nedeniyle son verilmiş olsa da muhalif Akın gazetesindeki çalışmaları ve SCF kapatıldığı halde gazete yazılarında İnönü’yü eleştirmeyi devam etmesi başlıca nedendir.

            KAYNAKÇA
AĞAOĞLU, Ahmet, Mütareke ve Sürgün Hatıraları, yay.haz. Ertan Eğribel & Ufuk Özcan, Doğu Kitabevi, İstanbul 2010.
AĞAOĞLU, Ahmet, Serbest Fırka Hatıraları, İletişim Yayınları, İstanbul 1994.
AĞAOĞLU, Ahmet, Üç Medeniyet, Doğu Kitabevi, İstanbul 2013.
AĞAOĞLU, Samet, Babamın Arkadaşları, İletişim Yayınları, İstanbul 1998.
AKIN, Rıdvan, Dağılma Devri ve Türkçülük Hareketi, Der Yayınları, İstanbul 2002.
ATALAR, Münir, “Ahmet Ağaoğlu (1869-1939)”, Oğuz-Türkmen Araştırmaları Dergisi, C.2, S. 2, ss. 130-151.
CENGİZ, Yasin, Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Kapanışı Sonrasında Mutedil-Muhalif Bir Kimlik Olarak Ahmet Ağaoğlu ve Basındaki Sesi: ‘Akın’, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya 2008.
ÇAVDAR, Tevfik, Türkiye’nin Demokrasi Tarihi 1839-1950, İmge Kitabevi, Ankara 2008.
EMREMCE, Cem, 99 Günlük Muhalefet Serbest Cumhuriyet Fırkası, İletişim Yayınları, İstanbul 2018.
GÖKÜŞ, Şeref, “Ahmet Ağaoğlu: Hayatı, eserleri ve Din Eğitim-Öğretimi Görüşleri”, Toplum Bilimleri Dergisi, C. 7, S. 13, ss. 193-210.
KARAER, İbrahim, Türk Ocakları (1912-1931), Türk Yurdu Neşriyatı, Ankara 1992.
SARINAY, Yusuf, Türk Milliyetçiliğinin Tarihî Gelişimi ve Türk Ocakları, Ötüken Neşriyat, İstanbul 2008.
SAKAL, Fahri, “Ağaoğlu Ahmet Bey’in Demokrasi Anlayışı”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, C. 12, S. 34, ss. 195-222.
YILMAZ, Murat, “Ahmet Ağaoğlu ve Liberalizm Anlayışı”, Türkiye Günlüğü, 23, Yaz 1993, ss. 56- 71.

EKLER

Gazi Mustafa Kemal ve Ahmet Ağaoğlu
Kaynak: https://i0.wp.com/mustafakemalim.com/wp-content/uploads/2020/06/Atat%C3%BCrk-ve-Ahmet-A%C4%9Fao%C4%9Flu.jpg?ssl=1 (Son erişim: 20.06.2021)

14 Ekim 1930 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Ahmet Ağaoğlu ile ilgili yayınlanan bir karikatür
Kaynak: https://www.researchgate.net/figure/Cumhuriyet-October-14-1930-Agaoglu-Ahmet-B-with-Azerbaijani-accent-My-dears-I_fig1_288931850 (Son erişim: 20.06.2021)

 


[1] Ahmet Ağaoğlu, Serbest Fırka Hatıraları, İletişim Yayınları, İstanbul 1994, s. 13.

[2] Ağaoğlu, a.g.e., s. 13.

[3] A.g.e., s. 14.

[4] Samet Ağaoğlu, Babamın Arkadaşları, İletişim Yayınları, İstanbul 1998, s. 7.

[5] Ahmet Ağaoğlu, Serbest…, s. 14.

[6] İbrahim Karaer, Türk Ocakları (1912-1931), Türk Yurdu Neşriyatı, Ankara 1992. s. 3.

[7] Ağaoğlu, Serbest…, s. 15.

[8] Karaer, a.g.e., s. 5.

[9] Samet Ağaoğlu, a.g.e., s. 8.

[10] Yasin Cengiz, Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Kapanışı Sonrasında Mutedil-Muhalif Bir Kimlik Olarak Ahmet Ağaoğlu ve Basındaki Sesi: ‘Akın’, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya 2008, s. 37

[11] Şeref Göküş, “Ahmet Ağaoğlu: Hayatı, eserleri ve Din Eğitim-Öğretimi Görüşleri”, Toplum Bilimleri Dergisi, C. 7, S. 13, s. 199.

[12] Rıdvan Akın, Dağılma Devri ve Türkçülük Hareketi, Der Yayınları, İstanbul 2002.s. 44.

[13] Akın, a.g.e., s. 203.

[14] Yusuf Sarınay, Türk Milliyetçiliğinin Tarihî Gelişimi ve Türk Ocakları, Ötüken Neşriyat, İstanbul 2008, s. 133-134

[15] Sarınay, a.g.e., s. 140.

[16] A.g.e., s. 141.

[17] Akın, a.g.e., s. 54.

YORUMLAR

  • 0 Yorum