Müstakil Grup: Kontrollü Muhalefet - Yazar: Onur Karabağ

Müstakil Grup: Kontrollü Muhalefet - Yazar: Onur Karabağ
15 Eylül 2020 - 18:33

Millî Mücadele’nin askerî safhasının sona ermesinin ardından kurulan yeni Türk Devleti’nde çeşitli reformların gerçekleştirilmesi söz konusu olmuştur. Bu reformları gerçekleştirmek kadar kalıcı olmasını sağlamanın gerekliliği, Osmanlı Devleti’nden kalan acı tecrübelerden dolayı Mustafa Kemal Paşa ve ona yakın şahsiyetler tarafından reformların hızlı ve keskin şekilde yapılması manasında anlaşılmıştı. Bu noktada memleketin kurtuluşu için bir arada bulunmuş ve genellikle müttefiken kararlar almış olan Millî Mücadele’nin ana kadrosu arasında, reformların yapılma tarzı da dahil olmak üzere belirli fikir ayrılıkları meydana gelmeye başladı. Ele alacağımız yazıda Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemlerinde Millî Mücadele’nin ana kadrosunun oluşturduğu muhalefet girişiminden CHF’ye bağlı muhalefet grubu olan Müstakil Grup’a kadar muhalefet grupları incelenecektir.

Çok Partili Hayat Denemeleri ve Müstakil Grup’un Oluşturulması

Kâzım (Karabekir) Paşa, Refet (Bele) Paşa, Ali Fuat (Cebesoy) Paşa gibi isimler, Mustafa Kemal Paşa’nın kurucusu ve Genel Başkanı olduğu Halk Fırkası’ndan ayrılarak Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adında bir muhalefet fırkası meydana getirdiler. Ancak bu fırka, Şeyh Said İsyanı’nın çıkmasının sorumlularından ve kısmen İttihatçı görünmesi nedenlerinden dolayı kapatıldı (1925). Bu hadiseden bir zaman sonra bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün yönlendirmesi ve isteğiyle Fethi Okyar tarafından açılan Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın da kendini feshetmesiyle (1930) Meclis çatısı altındaki tek fırka, iktidarda olan ve devleti yöneten Cumhuriyet Halk Fırkası’ydı (sonraları Cumhuriyet Halk Partisi).

Sağdan sola: Adnan Adıvar, Ali Fuat Cebesoy, Kâzım Karabekir, Rauf Orbay ve Refet Bele.

Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat etmesinin ardından Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı olarak İsmet İnönü göreve gelmiştir. “Millî Şef” İsmet İnönü’nün CHP’nin V. Olağanüstü Kurultayı’nda yaptığı konuşmayla “Müstakil Grup” adıyla bir grup kurulmuştur. Bu tarihten önceki dönemlerde müstakil (bağımsız) vekillerin de seçilip Meclis’e girebilmesi için bazı seçim bölgelerinden CHP’ye mensup olmayan kişiler aday gösterilmiştir. Ancak bu vekiller sistem içerisinde ciddi varlık gösterememişlerdir. Hem iki çok partili hayata geçiş denemesinin de başarısız oluşu, hem de müstakil vekillerin Meclis çatısı altında belirli bir varlık gösterememeleri, bu kez CHP içinden bazı kişilerin “Müstakil Grup” adıyla bir araya getirilip yeni bir “muhalif” topluluk oluşturulmasının önünü açmıştır.

Müstakil Grup’un Çalışmaları ve Muhalefet Kavramı

Müstakil Grup, Meclis’i ve halkı çok partili hayata alıştırma, CHP’nin icraatlarını denetleme ve kontrol etme; ek olarak da Batı devletlerinin demokratik safına yaklaşma amacıyla bir nevi muhalefet partisi olması amacıyla kurulmuştur. Bununla birlikte bu grubun kurulma süreci ve hakkındaki bazı faktörler grubun bir muhalif yapı olmasının mümkün olmadığını gözler önüne sermektedir.

Grup, İsmet İnönü’nün isteği ve CHP’nin genel olarak muhalefet olgusuna verdiği önem (demokratikleşme çabaları) nedeniyle kurulmuştur. Ancak yirmi bir kişiden oluşan bu grup kurulduğu zaman grubun başkanı İsmet İnönü olmuştur. Yani cumhurbaşkanı ve iktidardaki CHP’nin Genel Başkanı, aynı anda bir muhalefet grubunun da lideri oluyordu. Bu durumun üzerine İnönü’nün atadığı Başkan Vekilliği görevine ise 1939’a kadar Gümrük ve Tekel Bakanlığı görevini üstlenmiş Ali Rana Tarhan getirilmişti. Hem iktidarın hem muhalefetin lideri olan İnönü’nün ve önceki dönemde CHP hükûmetinin bakanlığını yapmış olan Tarhan’ın idaresindeki yönetimindeki bu grup, isminin aksine müstakil bir yapıda değildir. Aslında İnönü’nün kişiliğinde CHP, direkt olarak bu grubu yönetmektedir. Bu durum, grubun ve temsilcilerinin söylemlerini doğrudan doğruya etkilemiştir.

Bu grubun çeşitli çalışmaları olmuştur. Ancak bu çalışmalar yetersiz kalmıştır. Çünkü bu yirmi bir kişi (sonraları sayıları otuz beşe yükseltilmiştir), CHP’nin grup toplantılarına katılabilmekteydiler ancak konuşma yapma haklarına sahip değildiler. Yalnızca Meclis oturumlarında söz hakları olan bu kişilerin hükûmetin bir politikasına veya önergesine karşı hep birlikte onay vermemeleri bile bu kişilerin iktidar nezdinde mimlenmesi haricinde sayısal olarak azınlık olmaları da göz önünde bulundurulacak olursa hiçbir etki yaratamayacaktı. Kaldı ki varsayımda bulunduğumuz bu durum hiç gerçekleşmedi çünkü Müstakil Grup, 1946 yılında artık gerek kalmadığı düşünülerek lağvedildiğinde “CHP güdümündeki bir oluşum” olma sıfatından kurtulamamıştı.

Varlık Vergisi Kanunu ve Milli Korunma Kanunu Meclis’te tartışılırken bizzat CHP vekili olan kişilerin ciddi tepkileri sonucu oturumlarda çok sayıda farklı fikir konuşulurken muhalefet görevini üstlenen Müstakil Grup’un başkanvekili Ali Rana Tarhan, (Varlık Vergisi için) hükûmetin görüşlerini tamamen onayladıklarını ifade etmiştir. Hatta bir aralar İsmet İnönü, yaptığı konuşmalarda Müstakil Grup’un kendilerine olan desteklerini methetmiştir.

Sonuç

Kendisine sunulan oldukça kısıtlı muhalefet imkanlarıyla hiçbir varlık gösteremeyen ve CHP’nin eliyle kurulan yapay muhalefet izlenimi veren Müstakil Grup, genellikle CHP’nin siyasetini onaylayan ve aksi tavır sergilemeyen bir tablo çizmiştir. Bu durumun çok sayıda sebebi vardır. Öncelikle daha önce kapatılan ilk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Partisi’nin kurucuları, Takrir-i Sükûn Kanunu sonrasında vatana ihanet suçlamalarıyla yargılanmışlardı. Kapatılan ikinci muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası ise Mustafa Kemal Atatürk’le karşı karşıya gelmeden bir başarı kazanılamayacağı anlaşıldığından kendini feshetmişti. Bundan dolayı İnönü için, CHP’ye ilerleyen dönemlerde sorun yaratabilecek ve aynı zamanda Türk demokrasi hayatını sekteye uğratabilecek bir partiden ziyade direkt CHP’ye bağlı bir muhalefet kurmak daha mantıklı gelmiş olmalıdır. Ancak bahsedildiği üzere iktidar partisinin güdümünde ve onun politikalarının dışında bir söz söyleyemeyen grup, CHP içinde zaman zaman yükselen muhalif sesler kadar dahi muhalefet yapmamıştır. Kaldı ki CHP grup toplantılarında söz hakkı olmaması, grubun zaten bir muhalefet yapamayacağının kanıtı niteliğindedir. Yalnızca “görünüşte” muhalefet olan bu grubun bir amacı da bahsedildiği üzere demokratik Batı bloğuna yaklaşmaktır. Bundan dolayı hem daha önce olumsuz sonlanan muhalefet partileri deneyimleri göz önünde bulundurularak bu dönemde eski olumsuzluklarla karşılaşılmak istenmemiş; hem de -görünürde- bir muhalefet grubunun olması sebebiyle demokratik bir izlenim oluşturulmak istenmiştir. Ancak bu girişim, Türk demokrasi tarihine hiçbir kazanç sağlamamıştır.

KAYNAK

Akandere, O. “1939-1946 Yılları Arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Bir Denetleme ve Kontrol Organı Olarak Müstakil Grup’un Yapısı ve İşlevi”. Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi (2000): 305-326

Payaslı, V. “Tek Parti İktidarından Doğmuş Bir Denetim Organı: Müstakil Grup (1939-1946)”. Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi 14 (2014): 175-197

Kaynak: https://www.stratejikortak.com/yazar/onurkarabag
 


Bu haber 513 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum