Prof. Dr. Kürşad ZORLU

Prof. Dr. Kürşad ZORLU

[email protected]

Ekonomik güvenlik için siyasi sadakat mi isteniyor?

19 Aralık 2020 - 00:22

Karabağ’da varılan mutabakat bir takım belirsizlikler taşısa da bölgedeki güç dengeleri açısından ciddi neticeler ortaya koyuyor. Birincisi savaşın sahadaki kazananı Azerbaycan, işgal altındaki 7 Rayonu ve Şuşa’yı aldı. Kaybeden Ermenistan ise elinde tutabildiği Hankendi ve civarı için “kötünün iyisi” değerlendirmesi yapıyor. Öyle ki bir diğer kazanan Rusya, Yukarı Karabağ’da en azından 5 yıllık süreyle asker konuşlandırma imkanı buldu. Kaldı ki; burası da Azerbaycan toprağıydı ve Şuşa’nın ardından burayı da almak mümkün olabilirdi. Zaten belirsizlikleri artıran da bu konuşlanma biçimi ve statüye yönelik ucu açık takvim…Ruslar mutabakat ekseninde ilerlemeyi ciddi ölçüde kendi dinamiklerine bağladılar.

Ve Türkiye…Bölgede neler yapabileceğini gösterdi ve “ben de varım!” dedi. Nahçıvan koridoru ihtimali Türkiye’nin en büyük hamlelerinden biri olabilir.

Bununla birlikte Karabağ savaşının ardından pek fazla konuşulmayan bir aktör orta vadede dikkatleri üzerine çekebilir.

Çin ve “Kuşak-Yol Projesi”…

Çin bir süredir Avrupa’ya uzanacak ulaşım hatları inşa ediyor. Bunlardan biri Hazar geçişli ve Kazakistan'dan Azerbaycan'a oradan Gürcistan, Türkiye ve Avrupa’ya varan yol.

Karabağ’daki anlaşma eğer gerçekten bölgenin geleceği açısından ilerletilebilirse Azerbaycan’dan Nahçıvan’a ve dolayısıyla Türkiye’ye uzanacak koridor, Çin açısından da büyük anlam taşıyor. Zira Güney Kafkasya üzerinden Avrupa'ya açılacak ikinci güzergah imkanı sunuyor.

Ayrıca Azerbaycan ve Türkmenistan arasında Hazar Denizi'nin dibinde bir fiber optik kablo hattının inşası, Avrupa ile Güney Asya arasında "Dijital İpek Yolu" oluşturacak. Azerbaycan ve Türkmenistan, 2019 yılında Aşkabat'ta fiber optik kablo hattı inşa etmek için hükümetler arası bir anlaşma imzaladı. 300 km (186 mil) boyunca bir kablolama söz konusu. Benzer bir proje Azerbaycan-Kazakistan arasında da hayata geçiriliyor. 2021 sonunda devreye gireceği belirtilen bu proje yaklaşık 400 km’lik bir hat ile Hazar’dan Kazakistan’a uzanıyor. Kazakistan'daki yürütücüler Transtelecom ve KazTransCom şirketleri…

Bu kapsamda Azerbaycan Dijital Merkezi (ADH) programı, ülkeyi bölgesel bir dijital merkeze dönüştürmeyi hedefliyor. AzerTelecom, Avrupa ile Orta Asya arasında Dijital İpek Yolu olarak bilinen bir dijital telekomünikasyon koridoru oluşturmak için uğraşıyor. Bu şirket, ülkenin ilk mobil operatörü ve en hızlı mobil internet sağlayıcısı olan Bakcell'in bir yan kuruluşu. Proje başladığında Azerbaycan üzerinden Kafkaslar, Orta Doğu, Orta ve Güney Asya bölgelerinde ikamet eden 1,8 milyar kişinin İnternet ve dijital hizmetlere erişimini iyileştirmesi bekleniyor

Ancak unutmamak gerekir ki; Çin’in ve başkan Başkan Jinping’in Kuşak-Yol Projesi ile en büyük hedefi küresel ekonomiyi yeniden düzenlemektir. ABD’nin Dünya Bankası ve IMF’yi kullanırken yaptığı şeyi Çin de, Asya Yatırım Bankası ve Yeni Yatırım Bankası ile yapmaya çalışıyor. Orta Asya Amerikan Üniversitesi öğretim üyesi Srdjan Uljevic çok önemli bulduğum şu tespiti yapıyor: “Ülkeler ekonomik olarak Çin'e bağımlı hale geldikçe, onların da stratejik hesapları test edilecek. Pekin, ekonomik güvenlik için siyasi sadakat talep ediyor.” İşte bu noktada Türkiye ve Azerbaycan’ın ekonomik güvenlik çeperini inşa edebilmek için sadece Güney Kafkasya ile değil Hazar’ı çevreleyen ülkelerle de dengeli ve sonuca dönük işbirliğini masaya yatırması ve açıkçası bu sıçramaya öncülük etmesi gerekiyor.

Bu yazı 609 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum