İsmail ZORBA

İsmail ZORBA

[email protected]

SELÂM OLSUN

22 Temmuz 2020 - 22:37

“Selâm olsun bizden güzel dünyaya
Bahçelerde hâlâ güller açar mı?
Selâm olsun sonsuz güneşe, aya
Işıklar, gölgeler suda oynar mı?”
Ahmet Hamdi Tanpına

SELÂM OLSUN.
 
Selâm olsun huzura. Selâm olsun esenliğe. Selâm olsun mutluluğa. Selâm olsun sevgiye. Selâm olsun erdeme, onura. Selâm olsun insan gönlünde yaşatılan tüm güzelliklere.. Bir selâma bakmaz mı uyanış, br selâma bakmaz mı diriliş, bir selâma bakmaz mı kendine geliş!.

Bir selâmın gölgesinde neler yatmaktadır, hiç düşündünüz mü? Merhamet, rahmet, bereket, vicdan, edep, güzel ahlak, saygı, hassasiyet ve de insanın gönlüne sığdırdığı tüm güzel hasletler.. Bir selâmın ardında insanın insanda insana bakışı; özünde kendi içindeki insanı uyandırışıdır. Bir selâmın hikmetinde insan insanla tamamlanır. Eksiklerinden arınır. Ham olmaktan kurtulur, insan tavında pişer, olgunlaşır.

Bir selâmın nazarında sevgi vardır, muhabbet vardır. Bir selâmın sesinde huzur vardır, hamiyet vardır. Bir selâmın kokusunda samimiyet vardır, rikkat vardır. Bir selâmın dokunuşunda dostluk vardır, kucaklama vardır. Bir selâm ki nelere kadirdir Allah’ın rahmeti vardır.

Bir selâmda uyarış vardır; evet, bir uyarış. Bir selâmla silkinme, gaflet uykusundan uyanma, benliğin her türlü girdabından kurtulup kendi yoluna dönüş vardır. Bir selâmın uyarışında kendine ait rüyalara, kendine ait hayâllere dönüş vardır. Bir selâm dünyaya bedeldir. Her selâmda yeni bir dünya kurtarılır. Yeni dünyaların şevkinde “Biz”in “Bir”de esrarın sırrına erişi vardır.

“Hepsi güzeldi kar, tipi, fırtına
Günlerin geçişi ardı ardına
Hasretiz bir kanat şakırtısına
Mavi gökte kuşlar yine uçar mı?”
 
Her şey ne kadar da güzeldi oysa.. Uyanışımız hep güneşin doğduğu istikametteydi. Varlığımız tüm karanlıklardan güneşin hikmetince aydınlanan doğanın bize bahşettiği güzelliklerde saklıydı. Kuşların sesinde bir selâm, yaprağın hışırtısında bir selâm, yağmurun yağışında bir selâm, gökkuşağının renginde bir selâm, çiçeklerin kokusunda bir selâm saklıydı. Hepsi, hepsi biz insanlar içindi tüm selâmların.

Güneşin doğuşu hikmetince gecenin hükmünde de bir selâm saklıydı. Bir selâm hayatımızın her dönemecinde bize şunu söylüyordu: Ey insan! İyi oku, iyi anla ve iyice anla ki bu dünya sana ve tüm insanlığa sunulmuş en büyük hazinedir. Bir selâm üzere sadece sana tabidir tüm bu hazineler. Okudukça bilginin sırrına ereceksin. İçindeki tüm karanlıktan, kötülükten, şerden, nifaktan, nizadan arınacaksın. Bilinmeyenin karanlığından kurtuldukça güneşin bir selâmınca mağarandan çıkacak, ufkunun engin güzelliklerince sen de bir selâm ehli olacaksın.
 
“Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,
Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan.
Dönmeyen gemiler olduk açıktan,
Adımızı soran, arayan var mı?”

Mânânın sırrından her uzaklaştığında, içindeki insanı her unuttuğunda bir selâm üzere uyanacaksın, kendine geleceksin. Bir kuşun cıvıltısında, bir rüzgarın fısıltısında, bir çiçeğin kokusunda selâm üzere içindeki insana hasret yollara düşecek; bir selâm üzere aşkın çilesinde bir çocuğun sesindeki masumiyete, bir ihtiyarın duasında rahmete, bir mazlumun tebessümünde huzura ereceksin. Unutulmuş olan hatırlanacak, gaflet perdesi aralanıp sen yeni mücadelenin bir selâmına duracaksın.
 
İsmail ZORBA
([email protected])

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum