Mehmed Veysî DÖRTBUDAK

Mehmed Veysî DÖRTBUDAK


YOLDAŞ

12 Ağustos 2020 - 09:00

                                                                              YOLDAŞ

Yol arkadaşı, yolculuk ettiğimiz kişi, beraber yol aldığımız insan, yolculukta bizimle olan demektir yoldaş. Arkadaşımız kim ise biz oyuz. Hani bir söz vardır ‘arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim’ diye. Rahmetli annem, “Külhancıyla gezen is kokar, aktarla gezen mis kokar” derdi. Yanımızda gezenle değerlendiriliriz. Arkadaşımız iyi ise biz de iyi değerlendiriliriz, yok eğer hırsız uğursuz biri ise biz de aynı kefeye konuluruz.
Sadî-i Şirâzî “Toprak gül kokar mı? diye sorar ve cevabı yine kendi verir, ‘toprak eğer gül ile beraber bulunursa kendisi de gül kokar’ der. Eskiden hamamlarda temizlik için kil kullanılırdı. Günümüzde de tekrar kile dönüş oluyor bildiğiniz gibi. Neyse bizim konumuz kil değil, bir tür toprak olan kilin gül kokması. Hamamda kullanılacak kilin güzel kokması için yanına gül yaprakları konurmuş. Gül ile beraber olan kil haliyle onun kokusunu alır ve kendi de gül kokmaya başlarmış. Tıpkı üzüm üzüme bakarak kararır sözü gibi. Bu sebeple arkadaşımızı, yoldaşımızı iyi seçmeliyiz.
Bir de seçeceğimiz arkadaş bizim dengimiz olmalıdır. Arkadaşımız bizim aynamızdır. Mesnevî-i Şerîf’te ayı ile arkadaşlık eden bir adamın hikâyesi anlatılır:
Adamın biri ormanda dolaşırken bir yılanın bir ayıyı sardığını görür, ayı feryat, figan bağırmakta ve yardım istemektedir. Adam hemen ayıyı o yılanın elinden kurtarır. Zavallı ayı Ashab-ı Kehf’in köpeği gibi kendini kurtaran o adamın peşinden ayrılmaz ve onu takip etmeye başlar.
Günlerden bir gün adam hastalanır ve yataklara düşer. Ayı da başından ayrılmaz ve ona bekçilik eder. Oradan geçen bir adam hastanın başucundaki ayıyı görünce: Birader bu nedir? bu ayı senin neyin olur? diye sordu. Hasta, ayıyı yılandan kurtardığını ve onun da kendisine bu iyilikten dolayı sadakatle bağlandığını beraberce dolaştıklarını anlattı. Adam, arkadaş ayıdan arkadaş olmaz, sen insansın, senin dostluk edeceğin kişiler de insan olmalıdır. Bu ayı akılsız, içgüdüleriyle hareket eden bir hayvandır. Seninle arkadaşlığı uygun değildir. Budalanın, akılsızın dostluğu, düşmanlıktan beterdir. Bir an önce bunu başından def etmen gerekir. Hasta adam kendisine nasihat veren kişiye, bunu hasedinden söylüyorsun. Ayılığına ne bakıyorsun, gösterdiği şu muhabbeti gör, dedi. Nasihat veren kişi;
-Safların muhabbeti aldatıcıdır. Bana haset diyorsun, benim bu hasedim onun muhabbetinden üstündür. Haydi kalk benimle gel ve şu ayıyı bırak. Bir ayıyı hemcinsin olan insana tercih etme diyerek birçok dil döktü ama hasta adamı ikna edemedi. Hasta adam,
-Git beni düşünme. Münasebetsiz adam, bana irfandan, hikmetli sözlerden bahsetme deyip o kişiyi yanından uzaklaştırdı. O iyi niyetli kişi hakkında sû-i zanda olduğu için aklına hiç güzel düşünceler getirmedi. Onun iyi düşüncesi ayı hakkında idi.
Adamın arkasından hasta uykuya daldı, sadık arkadaşı ayı da başında bekliyor ve yüzüne konup kendisini rahatsız eden sinekleri kovalıyordu. Sinek kovulmasına rağmen adamı rahatsız edip duruyordu. Ayı, sineğe kızdı ve gidip dağdan kocaman bir kaya kaldırdı geldi. Sinek tekrar adamın yüzüne konunca kayayı kaldırdı ve üstüne indirdi. Kaya uyuyan adamın kafasını hurdahaş etti. Ahmağın sevgisi, arkadaşlığı, dostluğu ayının dostluğu gibidir.
Herkes kendine yakın olanla arkadaş olur. Hz. Ebû Bekr Hz. Muhammed’in manevî kokusunu alınca bu yalancı bir kişi değildir dedi, Ebû Cehil ise hakikati bulmak derdinde ve arzusunda olmadığı için yüzlerce şakku’l-kamer gibi mucize gördüğü halde nübüvvet-i Muhammediyeyi tasdik etmedi.
Bir de Allah ile yola çıkmak, O’nunla arkadaşlık etmek vardır. Nasıl mı? Bir işe başladığımız zaman besmele ile başlarsak o işi yaparken Allah bizim yanımızda olacaktır. Çünkü işe Allah’ın adıyla başlamışızdır. Yaptığımız işte Allah bizim yardımcımız olacaktır. Yoldaşımız Allah’tır. Yol boyunca O’nun yardımı da bizimle olacaktır vesselâm.

Bu yazı 1980 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum