Hüseyin ALPASLAN

Hüseyin ALPASLAN

[email protected]

TEHCİR SUÇLAMASIYLA BAŞLAYAN TUTUKLAMALAR

08 Ekim 2021 - 09:26 - Güncelleme: 08 Ekim 2021 - 19:48

TEHCİR SUÇLAMASIYLA BAŞLAYAN TUTUKLAMALAR

1918 yılının kasım ayından itibaren başta İngilizler olmak üzere İtilaf Devletleri, Ermeni Tehciri sebebiyle sorumlu tutulan 1915 yılının ittihatçı hükûmet kadrolarının ve sevklerde suistimali olduğu iddia edilen memurların tutuklanması için her alanda baskılarını arttırmışlardır. İngiltere’nin merkez medyasındaki basın mensupları, yaptıkları haberlerde seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirerek, savaş zamanında Ermenilere uygulanan kötü muamelelerin üzücü olduğunu, sebep olanların en ağır şekilde cezalandırılması için Padişah Vahideddin’in emir verdiğini yazmışlardır. Batı medyasında, savaş zamanında Ermenilerin düşmanlarla yaptıkları iş birliği, Türk ordusuna cephe gerisinde yapılan sabotajlar, devlete karşı isyanlar ve Müslümanlara karşı işlenen katliamlar yer almadığı gibi Ermeni çetelerin yaptıkları meşru gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Daily Mail gazetesi muhabiri G. Ward Price ile Padişah Vahideddin arasında yapılan söyleşide, Vahideddin, Ermeni meselesinden müteessir olduğunu, suçluların gerekli cezayı almaları için elinden geleni yapacağını, babasının ve kendisinin İngiliz hayranı olduğunu söylemiştir[1]. Sarayın, batının isteklerine, gayrimüslimlerin arzularına ve İttihatçılara muhalif örgütlenmelerin taleplerine çanak tutması üzerine; hükûmet, tehcir zanlılarının bir an önce tutuklanmaları ve yargılanmalarının başlaması maksadıyla, hukuki ve fiziki şartları oluşturmak için yoğun bir gayret içerisine girmiştir. Yeni bir düzenlemeyle kurularak 24 Kasım 1918 tarihinde vazifeye başlayan tahkikat komisyonu (Tetkik-i Seyyiât Komisyonu), derhal şüphelileri tutuklama faaliyetine girişmiştir. Padişah Vahideddin’in yabancı basına verdiği röportajdan sonra tutuklamalar hızlanarak artmıştır. 25 Kasım’da komisyon tarafından İlk tutuklanan ittihatçı olan Diyarbakır eski valisi Dr. Reşit Bey, 25 Ocak 1919 tarihinde Bekirağa Bölüğü’nden (Resmi adı İstanbul Muhafız Dairesi) firar etmiştir. Dr. Reşit Bey’den sonra 2 Aralık’ta Mamüratülaziz valisi Sabit Bey[2], 16 Aralık’ta Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey[3], hızlı bir şekilde tutuklanmışlar, 21 Aralık’ta da Ereğli Kazası Kaymakamı Şevki Bey, vazifesinden azledilmiştir[4].
Taşrada görevli tahkikat heyetleri, tehcirde suç işledikleri tespit edilen veya ihbarlar üzerine suçlu oldukları iddia edilen kişilerin İstanbul’a celp edilmesini sağlamışlardır. Bulunamayan şüpheliler hakkında ise suç mahallinin ve ikamet yerinin kolluk kuvvetlerine gizli ve şifreli olarak verilen talimatlarla kişilerin firar etmelerinin önlenerek yakalanmaları istenmiştir[5]. Ocak ayında tutuklamalar ülke genelinde genişleyerek ve artarak devam etmiştir. Divân-ı Harbi Örfilere komisyonlar vasıtasıyla gönderilen kişilerin dosyaları incelendikten sonra gerekli görülen kişiler tutuklanmıştır. 9 Ocak 1919 tarihi itibarıyla tutuklanan 130 kişi arasında, Trabzon tehcirinden suçlu bulunan Acente Mustafa, eski valilerden Muammer, Atıf ve Memduh Beyler, Yozgat Jandarma Tabur Kumandanı Tevfik Bey, eski Bursa valisi Ali Osman Bey, İttihat ve Terakki Cemiyeti Bursa murahhası Konyalı İbrahim ve Belediye reisi Ahmet Muhtar Beyler gibi ileri gelen devlet adamları bulunmaktadır[6]. İttihat ve Terakki hükûmetlerinde bakanlık yapmış kişilerin, Türk milliyetçiliğinin fikir önderlerinin ve devletin kritik kademelerinde görev yapmış önemli ittihatçıların evlerine beklenmedik zamanlarda ansızın yapılan baskınlarda, itibar cellatlığı yapılmıştır. Tehcir şüphelileri mülklerinden, öç alınırcasına yatak kıyafetleriyle yaka paça çıkartılmışlar ve sert muameleye maruz kalarak göz altına alınmışlardır[7]. Basına sızdırılan 32 kişilik listede Bekirağa Bölüğü’ne hapsedilen tutuklular arasında çok önemli isimlerin olduğu görülmüştür. Listede: “Dahiliye Nazırı İsmail Canbolat, İâşe Nazırı Kara Kemal Bey, Meclis-i Mebusan eski reisi Hacı Adil Bey, İstanbul Mebusu Karasu Efendi, Meclis-i Mebusan eski Birinci Reisi Vekili Hüseyin Cahit (Yalçın), Merkez-i umumi azasından Ziya Gökalp Bey ve İttihat ve Terakki Cemiyeti Kâtib-i umumisi Midhat Şükrü (Bleda) Bey gibi cemiyet içinde ve hükûmetlerde çok mühim görevler yapmış Türk milliyetçileri ve ittihatçılar bulunmaktadır[8]. Basında yer alan bilgilerde tutuklananlara dair farklı sayılar da görülmüştür. Örneğin: Yeni Gün Gazetesi, tutuklu sayısını 28 kişi olarak vermiş ve bunlardan 22’sinin Polis Müdüriyetinde, 6’sının ise İstanbul Muhafızlığında bulunduğunu yazmıştır[9]. Basında yer alan tutuklu diğer kişilerin isimleri ise şöyledir; “Karasi Mebusu Hüseyin Kadri Bey, Erzurum Mebusu Hüseyin Tosun Bey, Bursa Mebusu Rıza Bey, Lazistan Mebusu Sudi Bey, İzmir valisi Rahmi Bey, Teceddüt Fırkası Meclisi idare azasından Tevfik Rüşdü Bey, Diyarbakır valisi Bedrettin Bey, Muhacirin idaresi müdür muavini Veli Necdet Bey, İttihat ve Terakki murahhaslarından Ferid Bey, Esnaf Cemiyeti kâtib-i umumisi Selahaddin Bey, Merkez umumi katiplerinden Salim Bey, Polis Müdüriyeti kısm-ı siyasi müdürü Tevfik Hadi Bey, Boğazlıyan Kaymakamı Faik Bey, Enver Paşa’nın kethüdası Derviş Efendi, Edirne mebusu Hacı Adil Bey, Erzurum mebusu Vasfi, Müdür Hüseyin Tosun, Bursa mebusu Rıza Bey, İttihat ve Terakki merkezi umumi azasından Dr. Rasuhi, Teceddüt Fırkası azasından Dr. Tevfik Rüşdü, Esnaf Cemiyetleri reisi Memduh Şevket, eski nazır Haşim Bey’in biraderi Selahattin, Diyarbakır vali vekili Bedrettin, İstanbul Defterdarı Fazıl, Rüsumat müdürlerinden Salim, Darulfünun riyaziye muallimlerinden mühendis Şakir, Muhacirin müdüriyeti muavinlerinden Veli, memur Selahaddin. Askerî şahsiyetler ise şunlardır: Süleyman Numan, Mahmut Kâmil Paşalar, Cevad ve Vasfi Beyler ve Kaymakam Agâh Bey.” [10]
Hükûmet, bir taraftan İttihatçı üyelerin tutuklanması ile meşgul olurken diğer taraftan da savaş kabinesinde yer almış bakanların ve 5 Kasım 1918 tarihinde feshedilen[11] İttihat ve Terakki Partisi’nin yerine kurulan Teceddüt fırkasının, bankalardaki paraları ile taşınabilir ve taşınmaz mallarına el koymuştur[12]. Tevfik Paşa Hükûmeti’nin istifası üzerine, 4 Mart 1919 tarihinde İngilizlerin desteği ve isteği üzerine Padişah iradesi ile Birinci Damat Ferit Hükûmeti göreve başlamıştır. Yeni Hükûmetin iş başı yapmasından 6 gün sonra, İngilizler tarafından, içerisinde Fethi (Okyar) Bey, eski sadrazam Sait Halim Paşa, İngiliz işgaline karşı duran Şeyhülislam Musa Kazım ve Meclis-i Mebusan Reisi Halil Bey gibi önemli kişilerin yer aldığı bir tutuklama listesi Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya verilmiştir. Yukarıda anlattığımız tutuklamaları yeterli görmeyen İngilizlerin 30 Ocak 1919 tarihinden itibaren hazırladığı tutuklama listeleri büyüyerek devam etmiş ve 10 Mart’ta Damat Ferit Hükûmeti’ne verilen yeni listeyle beraber 1919 yılı içerisinde çok önemli ittihatçıların olduğu büyük bir grup tutuklanarak Bekirağa Bölüğü’ne hapsedilmiştir.
Sonuç olarak; tehcirle ilgili İlk tutuklamalar ülke genelinde İttihatçı avına dönüşmüş, şüphelilerin evleri ve üzerleri dehşet verici ve onur kırıcı bir şekilde aranarak, gözaltılar çok sert bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Halk arasında, 1500-2000 kişilik geniş listelerin bulunduğuna, ilk tutuklananların, listelerin ilk başlarında bulunan kişiler olduğuna dair söylentiler çıkmıştır[13]. Hükûmetler, tüm mesaisini tehcir zanlılarının yakalanmaları için harcamasına rağmen, İngilizler ile iş birliği içerisindeki bazı muhalif kesim tarafından yavaş davrandıkları gerekçesiyle eleştirilere maruz kalmışlardır. Tevfik Paşa Hükûmeti’ne yapılan eleştirilere karşılık veren Dahiliye Nezareti, hükûmetin elinden geleni yaptığını, komisyonların hazırladığı kabarık tahkikat dosyalarının (22 adet) mahkemeye gönderildiğini, ayrıca tehcir sırasında Ermenilere kötü muameleden sanık kişilerin memuriyet durumlarının ve isimlerini bulunduğu defterin, Divan-ı Harbe teslim edilmesi için Harbiye Nezaretine verildiğini açıklamak zorunda kalmıştır.
Tutuklanan ittihatçılar, devlet görevlisi mülki amirler ve çeşitli kademelerde vazifeli memurlar hakkında, Tevfik Paşa ve Damat Ferit Paşa Hükûmetleri zamanında yapılan tehcir yargılamalarını anlatacağım yazılarımı bu köşeden takip edebilirsiniz.
Hüseyin ALPASLAN;
Tarihçi-Yazar

Kaynakça

[1] M. Tayyib Gökbilgin, “Millî Mücadele Başlarken Mondros Mütarekesinden Sivas Kongresine”, Birinci Kitap, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara 1959, s. 15.
[2] Vakit, 2 Aralık 1918, nr. 400. 
[3] Nejdet Bilgi, “Ermeni Tehciri ve Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey’in Yargılanması”, Köksav Yayınları, Ankara 1999, s. 93.
[4] Takvim-i Vekayi, 21 Aralık 1918.
[5] Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), DH. KMS., 49-1/53.
[6] Feridun Ata, “Divân-ı Harb-İ Örfî Mahkemelerinde Ermeni Tehciri Yargılamaları”, Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmalar Dergisi, Sayı:15, 2004, s. 316.
[7] Tasvir-i Efkâr, 5 Şubat 1919, nr. 2643.
[8] Feridun Ata, a.g.m., s.317.
[9] Yeni Gün, 3 Şubat 1919, nr. 151.
[10] Vakit, 1 Şubat 1919), nr. 459.; Feridun Ata, a.g.m., s.317, 68 nolu dipnot.
[11] Zeki Sarıhan; “Kurtuluş Savaşı Günlüğü” Cilt: l, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 1993, s.5.
[12] Tasvir Efkâr, 3 Şubat 1919, nr. 3462 ve 2641; Yeni Gün, 3 Şubat 1919, nr. 151; İkdam, 3 Şubat 1919, nr. 7896; Bünyamin Kocaoğlu, “İttihat ve Terakki Fırkasının Dağılması”, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Doktora Tezi, Samsun 2003.
[13] Ahmet Emin Yalman, “Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim”, Cilt:1, Yay. Haz. Erol Şadi Erdinç, Pera Yayınları, İstanbul 1997, s. 409-410.


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum