Karabağ'da Rusya İran ittifakı çöküyor mu? - Rıza Talebi

Karabağ'da Rusya İran ittifakı çöküyor mu? - Rıza Talebi
26 Ekim 2020 - 18:31

İran Kuzey bölgesinde tatbikat yapıyor, Bütün hava savunma birimlerini Azerbaycan sınırının yanına seferber etmiştir. Ardından Albayـ Mehdi Sadeghi, İran’ın Erivan Ateşesi olarak atanıyor. Sadeghi İran ordusunun İstihbarat kurmaylarındandır. Sadeghi’nin uzmanlık alanı Radyo dinleme ve istihbarattır. Deniz kuvvetlerinde eğitim gören Sadeghi daha önce Körfez savaşında, Kaşmir savaşındaki gibi Arap ülkelerinde ve Hindistan’da görevde bulunmuştur.
Sadeghinin Erivan’a alalacele gitmesinin ardından İran Kendi Kuzey sınırlarında (Azerbaycan sınırı) hava savunma tatbikatı başlatıyor.
İran Azerbaycanın’da iki önemli Radyo dinleme radarı var, birisi Tebriz’de diğeri Germide. Bu radarlar İngiliz üretimi radarlar olup çok eski bir teknolojiye sahipler, ama yine de Bütün hava aktivitelerini takip altına ala biliyorlar.
Bunların Yanında Nebo ve kasta radarları yıllar önce Rusya’dan alındı. Bu radarlar dinleme ve dron takip sistemlerine entegere olmuşlar.
Ayrıca, Hava savunma Karargahı yıllardır İranın Nizami ordusundan ayrılarak Devrim Muhafızlarına devredilmiştir. İran devrim muhafızları (Sepah) Eski Batı, Amerikanın ürettiği Silah ve ürünlerini gittikçe Rus üretimi olan radarlar ve Hava savunma sistemleri ile değiştirmeye başlamıştır.
Daha önce Ukrayna Hava yollarını hedef alan Tahran Tor M-1 Hava savunma radar sisteminin ne kadar yanıltıcı olmasının göstergesidir.
İran’ın Hava savunma Güçleri (Hatem-el-enbiya Karargahı) Tamamı ile Rus Savunma sistemleri ile donatılmıştır. S-200, Tor M-1, Nebo, Kasta, Sam 1, Sam 2 sistemleri yanısıra Hava güçlerinde F-4, F-14, F-5 uçakları Gibi Batı üretimi olan uçaklar yerine Rus uçakları yerleştirilmiştir. Bu Rus uçakları aynen batılı örnekleri gibi çok eski bir üründür. Özellikle Mig -29 uçağı sadece Tahran ve Tebrizde ve Şehir savunması için üretilen uçaktır.
Yani aslında, İran Uzak menzilli füzelerde güçlü olabilir ama hava savumna sistemleri çökmüş ve kendine saldırı olduğu zaman, füzeleri devreye sokma şansı çok azdır. Buna göre her zaman söylüyorum İran’ın Füze programı Savunma programı değil, saldırı programıdır. İran Stratejik olarak her zaman saldırıyı en etkili savunma bilmiştir.
Bu Lojistik Birlikleri ve Radarları bir anda İran’ın kuzeyinde Karabağ savaşının hemen yanıbaşına getirilmesi İran Devletinin içine korkusuna işaretidir.
Azerbaycan Ordusunun Ermenistan Hava savunmasını yok etmesi, İran ve Rusya için bir ders olmuştur. Ermenistan’ın bütün hava savunma sistemleri Rusya üretimi, yani Aynı İran gibi Doğu Savunma sistemleri kategorisi içerisindedir ve Azerbaycanın Hava saldırı sistemleri Batı ve Türkiye istihsalı olan Dronlar, İHA’lar, SİHA’lar.
Sonuç ne? Ne demek istiyorum acaba, sonuç budur ki, kaç gün içerisinde doğu savunma sisteminin Türkiye ve İsrail Sihaları ile yok edilmesi ve bu sistemlere sahip olan İran’da kaç gün içerisinde hava savunma sistemi yok olabiler ve bu İran için büyük bir tehlikedir.
İran yıllardır S300 füze sistemlerinin parasını Rusya’ya ödemiştir ama hala Nebo ve kastadan başka bir şey elde edebilmemiş. Rusya Ambargolara İstinaden İran’a S300 füzesinin teslimatını dayandırmıştır, Ayrıca bir günde bu S300 ler Bayraktar tarafından yok olmasına İran için haylı korku verici olmuş.
Petrol fiyatının Düşmesi, Pandemi Şartlarının ağır olması, Riyal’ın Değerinin yerle bir olması, İran Savunma Bütçesi içerisinde resmi Ordunun bütçesinin düşürülmesi, Sepahın Bütçesinin artması ayrıca binevi Ordunun tamamile Sepahın (İRGC) eline geçirilmesi söz konusu olmuştur. Ordu İran’da Modernlik ve Batıcılığı temsil eder ve onun Karşısında Sepah (Devrim muhafızları) Doğuculuk ve Devrimciliği temsil eder. Yani Mesele hem maddi hem idelojik olarak Sepahın daha güçlenmesi yönünde ve bu Yani Rusya ve Çinin etkisinin artması ve bu yani İran batı ve doğu arasındaki seçimini yapmış ve daha özgür bir İran ile karşı karşıya değiliz, Dolaysıla Ermenistan yerine İran onun görevlerini yerine getirebilecek ve getiriyor.
Özellikle bunu belirtmem lazım ki Rus ve Çin etkisinin artmasından ziyade, bunlar kendi aralarında bir rekabet içindeler.
Hatırlatalım, 2016 yılından itibaren, İran Hudaferin (Xudaferin) barajının yapılması adı altında, İşgal oluunmuş Arazilerde kendi projelerine ortaya koymuşdur. Baraj ve elektrik santrladan ziyade, İran ordusu Hudaferinde Farklı farklı istihkamat ve Karakollar Kurmaya başlamıştı. Bu Araziler İran’ın Narkotik (Uyuşturucu) ve uyuşturucu ihracatına, hatta Karabağ’da uyuşturucu üretmesine yardımcı olmuştur.
Azerbaycan ordusundan gelen görüntüler bunu isbat etmekte. İran İşgal olunmuş Araziyi hem Ambargoları delmek için hem de Narkotik ticareti kolaylaştırmak için kullanmıştır. İki yüzden fazla İran firması, Yirmiden fazla İranlı banka buralarda faaliyet göstermiştit.
Azerbaycan ordusunun işgal olunmuş toprakları geri alması ile berabr, kuzey sınırında İran’ın kaçak yolu olan karabağ (Cebaril, Zengilan) bütünlükle kesilmiştir.
Karabğın işgalden kurtululması halinde, Rusya-İran-Ermenistan üçgeni zayıfliyacaktır. Bunu anlayan İran, tehidti sadece Güneyden değil, kuzeyden daha güçlü olduğunu tespit etmiştir.
İran basının yazdığı gibi, Karabağ meslesi sadece Azerbaycan meslesi değil, İran içinde bir önemli tehdit oluşturmaktatır.
Şirin Hunter George Town Üniversitesin hocası, New york times Gazetesinde yazdığı gibi Gelecek hedef İrandır ve burdaki en Önemli Faktör Güney Azerbaycanlı Türkle.
İran Türkleri bu durumda en etkili tavırı ortaya koydular, Buna göre İrandaki Cuma imamları birilkte Karabağ’a destek Bildirisi yayınladılar, ama yeniden Azerbaycan Türklerini sokaktan çekebilemediler. Karabağ Turnusol kağıdı gibi, İrandaki iç dinamikleri gün ışığına çıkarttı ve bunları birisi Azerbaycan faktörü olmuştur. Araplarda, Kürtlerde bu kadar haklı bir dava olunmamış ve ayrıca halkın içerisinde böyle bir etki burakmamıştır, Dolaysila Türk faktörü Amerikan seçimlerinden sonra en önemli mesele olacaktır, yoksa İran el altından yeniden Ermenistan’a Zengezur yolu ile yardıma devam edecektir ve ediyordur ama kendi içindeki sorunlara nasıl yardımcı olacak ki?
Yanı sıra Yukarıda bahs ettiğimiz Ordunun yüzde ellisinden çoğunu Türkler oluşturuyor, aynı Nüfusun yarısı gibi Orduda bu orandan faydalanmıştır.
İranın Resmi Ordusu (Arteş) Bütçenin Düşmesi, Ayrıcalıklar, Maaşların az olması, Tasfiyelere Maruz kalmış ve bu bazen ordu içinde bir takım İtirazlara sebep olmuştur. Son günlerde İran’ın Çahbahar şehrine İran Ordusu ve Sepah bir Hava limanı davası içinde birbirine girmişler. Bunun gibi örnekler daha önceler yaşanmış ve hatta Ölenler ve can kayıpına sebep olmuştur.
Bu ordunun Ötekileşmesi, Ordudan Önemli Kurmaylar ve subayların tasfiye olunması, binevi ordunu aynı Suriyedeki Fatemiyun Tuğayı gibi duruma düşürmüş.
Fatemiyunleşme yani topa silaha Et barajı yaratmak, yani Ordudan kurtulmak ve onu tamamile Sepaha devr etmektir.
Nitekim, İran ordusunun içinde son gelişmeler, Suriye ve Iraq’da güç kaybetmek Silahların örneğinin karabağ’da yenilmesi, ve Özellikle Ordunun içindeki Şikayetler, Azerbaycan Türkü olan Ordu mensuplarının Halkın yanında olma mesajalrı, İran’ın Azerbaycan meslesinde sadece bir Supervisor gibi davranmasına sebep olacaktır.
Kuzeyde giden tatbikat, Rusların Azerbaycan ve Türkiyeye gövde gösterisi gibi ve sadece vitrin doldurmaktır.
Ama Bunda önemlisi, İran medyası bunu çok kabarık şekilde monitör etmesi ve Türk medyası buna susmasıdır.
Telegram Kanallarında En Önemli Fars Kanallarında, Suriye haberleri ve Azeriha ve Asya Çalışmaları Derneği, Sürekli İranın gücünü reklam yaparak Türkiye aleyhine propagandada bulunmuşlar. İran medyası Safavi-Osmanlı savaşlarına vurgu yaparak, Rusyanın da aynı kanaatda olduğu yazarak, Bir nevi Karabağ’da giden savaşı, Rus-Ermeni ve Azerbaycan Savaşı değil, İran ve Türkiye savaşı olarak biliyorlar.
Türk Medyası, Karabağ savaşında gerçekten saniye saniye durum ve haberleri halka aktarmıştır ama malesef Uzmanların direk konuya vakıf olunması, Gazetelerin Popüler yazarlara ve sadece isimler takılarak meselenin önemini Sadece Güney Azerbaycan adının Seslendirmesine, Azeri dememesine indirgemişler ve bunu hiç yazmadılar:
Türkiye ilk defa Şii Hilal projesini kırdı, İran Türkleri ve Güney Azerbaycan için bir politika üretti, Bu Savaş Daha Türk-Sünni Osmanlı, Şii- Türk Safavi savaşı değil, bu savaş Türklerin nerde ve nasıl güçlenmesidir, Rusyanın geleceği ve İranın geleceği içinde Türklerin nasıl rol aldığı içindir.
Ordular bunun için Konumlanıyor, Dengeler bunu için değişiyor, Biraz sabırlı olmak lazım, Şovmenler ve çıkarcı yorumculardan ziyade kendimiz biraz düşünmeliyik, her an bir değişiklik ola bilir.
Kardeşim Dünya değişiyor ve bu değişiklik içinde bir Türk Varlığın ortaya koyulması ön görünmeli.
Karabağın İşgalden kurtulmasından sonra, Ermenistan normal bir ülke haline gelecek, Ermenistan Azerbaycan ve Türkiye Arazi bütünlüğünü kabul edecek ve böylece normalleşme durumunu devam edecek.
Azerbaycan Kendi topraklarını elde edecek, Türkiye Etkisini Rusya’ya karşı olarak, Güney Kafkasya’da artıracaktır.
Görünen budur ki Rusya ve İran Kaybeden ülkeler olacaklar, İran Türkleri daha güçlü şekilde kendileri ortaya koyacaklar ve hatta gelecek Rusyada aynı faktör gündeme gelecektir.
Yani Post Corona Döneminde bir Post Rusya-İran dönemi yaşıyacağız.
Bu Son değil….

Rıza Talebi Kafkassam İran çalışmaları

Kaynak: 
KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi


Bu haber 1323 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum