Bursa'nın Tarihi Değerleri: I-Bursa Koza Han'ı

Yazarımız Burcu Bolakan şehir ve mekan yazılarına devam ediyor. Yazarımızın yeni yazısı Bursa Koza Han üzerine.

Bursa'nın Tarihi Değerleri: I-Bursa Koza Han'ı
14 Şubat 2024 - 14:26 - Güncelleme: 14 Şubat 2024 - 14:29
Bursa'nın Tarihi Değerleri: I-Bursa Koza Han’ı

Burcu BOLAKAN




Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış kadim şehir Bursa’da Osmanlı’nın kültürel, mimari, ticari eserlerinin ilk örnekleri verilmiştir. Bursa’da çarşı kültürü önemli bir yere sahiptir. Osmanlı Devleti Bursa’yı fethettikten sonra şehir içinde bulunduğu surların dışına çıkmaya başlamıştır. 1950’li yılların Bursa’sını hatırlayan büyüklerimizin anlattıklarına göre eskiden Santral Garajın olduğu meydan -bugün Kent Meydanı olarak biliniyor- ıssız tarlalar ile örülüymüş. Hatta darağaçlarında asılı olan mahkumları görmesinler ve ürkmesinler diye ahali pek de inmezmiş kentin aşağı kısımlarına. Şehir daha çok Tophane, Altıparmak, Muradiye, Heykel diye bilinen semtlerden ibaret sayılırmış.

Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılan bedesten yüzyıllarca ticari hayatın önemli bir merkezi hâline gelmiştir. Bursalı olup tarihi çarşıya, hanlar bölgesine gitmemiş insan yoktur. Bizler tarih içinde büyümüş çocuklar olarak çok da farkında değildik sahip olduğumuz değerlerin. Büyüdükçe, okudukça ve tarihi hikâyeleri dinledikçe şehrimizin değerini daha iyi anlar olduk ve Bursa’ya sevdalandık.

Hanlar bölgesinde gezintiye çıktığınızda zaman zaman oldukça farklı insan tipleri de gözünüze çarpar. Örneğin giyimi ve kuşamıyla ve hatta telefonuna cevap veren bir beyefendinin kullandığı leziz bir Türkçeyle karşılaşabilirsiniz. Ya da düğün alışverişine çıkmış ailelerin ilginç sohbetlerinden bazı cümleleri duyar gülümserseniz. Ne güzeldir insan hâlleri ne güzeldir Bursa’da yaşamak.

Bursa’da alışveriş merkezi olarak bilinen daha çok uzun çarşı olarak adlandırdığımız tarihi çarşıydı. Kapalı açık kısımlarının olduğu çarşıya giriş dört bir yandan mümkün olmakla birlikte hanların da içlerinden çarşının içine girebilir ya da çıkabilirsiniz. Yalnız han giriş çıkışlarını iyi bilmek gerekir yoksa yolunuzu şaşırma olasılığınız var, olmadı birine sorar yine gideceğiniz yere ulaşırsınız.

Koza Han Bursalının sık sık uğradığı tarihi bir mekândır. Her ne kadar Bursa’da AVM’ler çoğalsa da ve bundan dolayı çarşının işi bir nebze olsun azalsa da Koza Han’ın müdavimleri hiç terk etmez orayı. Kimler uğramamıştır da o taş duvarların maneviyatı içinde sessizliğe gömülerek bir çay ya da kahve içmemiştir Koza Han’da. Koza Han’ın dört kapısı mevcuttur. Eğer alışveriş için çıktıysanız bir yorgunluk çayı ya da kahvesi içmek için mutlaka Koza Han’a uğrarsınız. Bu durumda uzun çarşı içindeki giriş kapısını kullanırsınız. Koza Han’ın içine adım attığınızda şunun farkında olursunuz ki artık dünya hayatı dışarıda kalmıştır. O taş duvarların dili olsa da konuşsa denir ya hani, gerçekten burada taş duvarların dile geldiğini duyarsınız. Bırakın dünya hâllerini ve biraz sessizliğe gömülün gönül gözünüzü açarak tarihin içinde bir yolculuğa çıkın. O zaman duyacaksınız size fısıldanan sözcükleri. Çayınızı ya da kahvenizi, limonatanızı içerken düşsel bir âleme dalıp gidersiniz. Nedense içimden hiç konuşmak gelmez burada, kitap okumak ise daha çok evimde ya da sessizlikte tercih ettiğim bir durum olduğu için ben taş duvarları seyre dalar onların bana fısıldadıklarını dinlerim. Koza Han’da insan konuşmalarının ve seslerinin daha az ulaştığı bir noktaya çekilir genellikle düşünürüm, çocukluğuma gider; dolaşırım terk ettiğim sokakları. Bazen hiç büyümemiş olmayı dilesem de yetişkinliğin de ayrı bir keyif olduğunu keşfedenlerdenim, galiba ben yaşımın artmasını da fazla dert etmiyorum.

Koza Han’ın Mimarı Abdul-ulâ bin Pulad.
Koza Han’ın içindeki bu kısım mescit olarak kullanılıyor.


Annem bayrama birkaç öncesinden bizi alışveriş için uzun çarşıya getirirdi. Gün boyu dolaşmaktan dükkân dükkân gezip pantolon, kazak, ayakkabı aramaktan bıkmaz usanmazdık. Günün en çok sevdiğim vakitleri ise alışverişimiz bittikten sonra girdiğimiz Koza Handa içtiğimiz çay ve yanında yediğimiz simitler eşliğinde edilen sohbetlerdi. Annemle ablam sohbete daldıklarında ben de bu güzel hanın taş duvarlarını izlerdim, bazen annemin ismimi söylemesiyle onun demesine göre ‘’Dünyaya döner,’’ sohbete dahil olmaya çalışırdım. Şimdilerde ise Koza Han’a daha çok Orhan Camii ile han arasında kalan kısımdan geçerek giriyorum. Galiba artık değişen manevi havadan pek hoşlanmıyorum. Eski günleri arıyor yüreğim ve çarşının içinde gezinmek bana tatlı bir duygu vermiyor artık. Koza Handa kahve içmek ise vazgeçemediğim ritüellerden, kışın gittiğimde de salep içmeyi tercih ederim. Yaklaşık bir saat kadar oturur, kalkarım. Zaman geçtikçe gittiğim mekânlarda oturduğum süreler azaldı. Eskiden daha uzun saatler oturabiliyorduk böyle güzel tarihi mekânlarda. Bu da tabii insanın sorumluluklarıyla ve değişen hızlı hayat koşullarıyla ilgili bir durumdur. Koza Han’a yolunuz düşerse orada oturup bir çay için ve daha sonra da üst katlardaki küçük dükkânları muhakkak gezin derim size. Sessizliği dinleyin taş duvarların fısıltısı kulağınıza mutlaka gelecektir.

Koza Han isminin nereden geldiğini tahmin ediyor olabilirsiniz. Burada ipek kozası ticareti yapıldığı için bu isimle anılır olmuş. Rahmetli büyük annem ipek böcekçiliği yetiştiriciliği yapmış idi. Bursa’ya getirir, Koza Han’da bir tüccara satardı. İpek Böceği adlı hikâyemi büyükannemden ilham alarak kurgulamıştım.  

Koza Han’ın Üst Katı

Okuduğum bir yazıda bir hanımefendi ‘’Bursalılar niçin Bursa’da oturdukları hâlde Bursa’ya gidiyoruz,’’ diyorlar diye soruyordu. Yorumun altında sorduğu soruya istinaden verilmiş cevaplar elbette vardı. Şu şekilde bir izah getirmek gerekirse sebebi de şudur: Bursa olarak adlandırılan şehrimizden kasıt Tophane, Yeşil, Tarihi Çarşı, Hanlar Bölgesi ve Heykel, Muradiye idi. Eskiden bu mahalleler ve buna ilave birkaç mahalle olarak görülen eski Bursa, Bursa olarak adlandırılıyordu. Halbuki köyleriyle ve pek çok mahallesiyle Bursa koca bir şehir olmasına rağmen, eski Bursa’ya yürüyerek ya da otobüsle varan kişiler Bursa’ya gidiyoruz derlerdi. Bugün Bursa çok büyümüş olsa da ve hatta köylerinin mahallerinin sayısı çokça artsa da bazı köylerdeki insanların ‘’Bursa’ya gidiyoruz,’’ cümlelerini kurduklarını duyabilirsiniz. Onlar için Bursa hâlâ Eski Bursa olarak bilinen muhitlerdir.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum