Hakan Fidan'ın Çin ziyareti (3-5 Haziran 2024)

Hakan Fidan'ın Çin ziyareti (3-5 Haziran 2024)
07 Haziran 2024 - 12:39

Hakan Fidan’ın Çin ziyareti (3-5 Haziran 2024)
Mehmet Akif ERDOĞRU


Bakan Fidan, Çin'de - Yeni Dönem Gazetesi
Dışişleri Bakanı Fidan, 3-5 Haziran 2024 tarihleri arasında Çin ziyareti esnasında Doğu Türkistan’ın Urumçi ve Kaşgar şehirlerini de ziyaret etti. 2012’den beri Türkiye’den Çin’e yapılan en üst düzeydeki ziyaretlerden biri olması sebebiyle, diaspora Uygurları, yeni bir şeylerin başlangıcı olur diye ümitlenmişlerdi, ancak, Türk basınına servis edilen bilgi ve görüntülerden anlaşılıyor ki, hem Türkiye’deki Uygurlar hem de Türkiye dışındaki Uygur diasporası bu ziyaretten pek memnun olmadılar. Hatta diaspora Uygurları, bu ziyaret aleyhine sert açıklamalar yaptılar ve bildiri yayımladılar. Onlar, davete icabet eden Fidan’a, Çin hükümetinin düşük düzeyde protokol uyguladığını; 80 yaşındaki Uygur Emine teyze ile yapılan sohbetin kurmaca olduğunu ve Uygur zulmünü açıkça gösterdiğini; Gökbayrak renginde kravat takmanın bir önemi olmadığını (zira bölge valisi Erkin Tuniyaz da gök bayrak renginde kravat takmıştı); Çin hükümetinin İslami şahıs isimleri koymayı yasaklamasından dolayı Uygur çocuklara isimlerini sormasının bir anlam taşımadığını vb. gibi eleştiriler yaptılar. Türkiye’de hükümet yanlısı basın ise Fidan’ın ‘Urumçi ve Kaşgar’ın Türk-İslam şehri’ olduğu yönündeki beyanatını büyük bir başarı olarak takdim etti. Türkiye’deki Türkçü-Turancı karşıtları ise Türkiye Türkçesi ile Uygurcanın farklı diller olduğunu, Fidan’ın Türkiye Türkçesiyle Uygurlarla düzgün bir diyalog bile kuramadığını belirttiler.
Fidan'ın Çin ziyaretinin kodları

Bu ziyaret Türkiye ile Uygurlar arasındaki ilişkiler bakımından nasıl değerlendirilebilir? Ülkeler arasındaki ilişkilerde menfaat asıldır ama Türkiye, dil, din, ırk, soy-sop, kültür, tarih birliği içinde olan Uygurlara çektirilen eziyet konusunda, Uygurları da memnun edecek daha ince bir diplomasi izleyemez miydi? Açıklamalardan anlaşılıyor ki, bu ziyaretten hem Rusya hem de Çin çok memnun ama Uygurlar değil. Hem Türkiye’nin maddi çıkarlarını koruyacak hem de Uygurların haklarını savunabilecek daha ince bir diplomasi izlenemez miydi? Basına yansıyan bilgilerden anlaşılıyor ki, Çin ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler ön plana alınmış; düşük düzeyde Uygurlara da olumlu bir mesaj verilmek istenmiştir. Ama belirtilmelidir ki, bu dünyada her kime bir zulüm yapılmışsa, lanetlenmeli; onunla mücadele edilmelidir. Çin’in Uygurlara yaptığı zulümle, İsrail’in Gazze’de Filistinlilere yaptığı zulüm, neticede aynıdır, zulümdür. Dışişleri’nin, Gazze’deki zulümle mücadele kapsamında Çin’den destek isterken, Doğu Türkistan’dakini en alt düzeyde dillendirmek biraz acayip değil midir? Unutmayalım ki, Doğu Türkistan Müslümanlarının, Çinlilere ve Ruslara karşı tarihten gelen kendilerine özgü bir siyasal mücadeleleri vardır ve bu mücadelelerinde Osmanlı İmparatorluğundan beri Türkiye’nin yaptığı destek onlar için çok değerlidir. Abdülaziz, Abdülhamit, İttihatçılar, Doğu Türkistan’a hep destek vermişlerdir. Türkiye ile Doğu Türkistan arasında maddi ve manevi bağlar kurulmuştu. II. Abdülhamid, 1897 yılında Dömeke Harbinde Yunanlıları mağlup ettiği zaman, Kaşgar’da binlerce Doğu Türkistanlı Müslüman, Iygah Camiinde dualarının kabul olduğu için Allah’a hamd etmişler ve Abdülhamid için gözyaşı dökmüşlerdi. Topladıkları paraları da İstanbul’a göndermişlerdi. Bu geleneğin devamı olarak, Doğu Türkistan Müslümanlarının, Türkiye’den kendilerine siyasi desteğin sürmesini talep etmeleri normaldir ama Cumhuriyet devrinde, Sovyetler ve Çin’e karşı, Türkiye’nin kendilerini yalnız bıraktıklarının da farkındalardır. Maddi ilişkiler dışında olumlu birkaç noktadan biri, orada bir Türk okulunun açılacağı müjdesinin verilmesidir. En azından bu alan, tarikatlara bırakılmıyor. 19. Yüzyılın sonlarından itibaren, Osmanlı idaresi ve daha sonra İttihatçılar, oralarda zengin Uygur tacirlerin yardımıyla Türk okulları açtılar, Türkiye Türkçesini öğrettiler, Uygurlara yeni fikirleri aşıladılar. Bu geleneğin ve hatta bu imtiyazın yeniden kazanılması Türkiye açısından son derecede önemlidir.
Bakan Fidan Urumçi'de Yanghang Camii'ni ve Uluslararası Büyük Pazar'ı ziyaret etti - Son Dakika Haberleri

Ayrıca, hem Yusuf Hac Hacib, hem de Kaşgarlı Mahmud, Türkiye ve Türk Dünyası ile Doğu Türkistan arasındaki ilişkilerde önemli figürlerdir. Fidan’ın, Yusuf Hac Hacib’in türbesini ziyaret etmesi ve onun ruhu için Fatiha okuması değerlidir. Keşke Kaşgarlı Mahmud’un türbesini de ziyaret etseydi? Kaşgar’da Idgah ve Urumçi’de Yanghang (Nogay Camii) camilerini ziyaret etmesi de İslam dünyasına bir mesaj verme bakımından önemlidir. Ama bu camileri ve yerleri Çinlilerin terminolojisiyle yazmak, sadece Uygurları değil tüm Türkleri üzer. İngilizler bile 19. Yüzyıldan itibaren Doğu Türkistan’a ait yer isimlerini hep Türkçe yazmışlardır. Bir de, Çin hükümetinin Doğu Türkistan kentlerini turizme açma eğiliminde olduğu, pandemiden sonra YouTuberların Doğu Türkistan’ı gezmesine izin verdiği görülüyor. Özellikle Pakistanlı ve Hindistanlı YouTuberlar, sosyal medyada Doğu Türkistan ile ilgili videolarını ve kanaatlerini yayınlıyorlar. Onlara göre, birkaç şehir hariç, Doğu Türkistan şehirlerinin geliştiği ama yabancılara karşı ulaşımda ve konaklamada halâ sıkı ve bezdirici tedbirlerin uygulandığı yönündedir. Özellikle yerel Uygurlarla diyalog konusunda sıkıntının devam ettiğidir.


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Günün Başlıkları