Prof. Dr. Ayşe İLKER

Prof. Dr. Ayşe İLKER

[email protected]

CERN'DE BİR TÜRK FİZİKÇİ: DR. ERHAN PESEN

14 Mayıs 2021 - 12:28 - Güncelleme: 14 Mayıs 2021 - 13:30

CERN’DE BİR TÜRK FİZİKÇİ: DR. ERHAN PESEN


Türk bilim insanları pek çok dalda Türkiye’de ve yurt dışında önemli projelerde görev alıyorlar. Son dönemde özellikle Avrupa’daki Türk bilim insanlarının başarıları gündeme geldi ve toplumumuz bunların bir bölümünü yakından tanıdı. Bu yazıda yine MCBÜ’den adını iftiharla söylememiz gereken bir bilim insanını sizlere tanıtmak istiyorum: Dr. Erhan Pesen.

 Pesen, yurt dışındaki çalışmalarının büyük bir bölümünü tamamlayıp 2012 yılında üniversitemize katıldı. MCBÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünde Yüksek Enerji ve   Plazma Fiziği     Anabilim Dalında profesör öğretim üyesi kadrosunda çalışıyor, aynı zamanda da bu anabilim dalının başkanı. Çok değerli bir bilim insanı olan Pesen’i tanıtmadan önce, onunla çok yakından ilgili olan ve dünyada pek çok bilim insanının katkı vererek çalıştığı bir araştırma merkezi hakkında bilgi vermek istiyorum: CERN. Bu bir kısaltma; “Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi” anlamına gelen Fransızca “Connseil Eurpeen pour la Recherche Nucleaire” kelimelerinin kısaltması.1954 yılında 12 ülkenin katılımıyla kuruluyor. Dünyanın en büyük yüksek enerji ve parçacık fiziği araştırma merkezi; pek çok laboratuvarın yönetildiği bilimsel bir kuruluş. Şu anda 23 tam üyesi var. Türkiye ise gözlemci üye. Dünyanın en büyük yarıçaplı ve en yüksek enerjili hızlandırıcısı burada. Kamuoyunda “Tanrı Parçaçığı” adıyla bilinen “HİGGS” bozonu 12 Temmuz 2012’de büyük Hadron çarpıştırıcısında bulundu. Büyük hızlandırıcının yanında küçük hızlandırıcılar da var; daire şeklindeki en büyük hızlandırıcının çevresi 27 km.’ye yakın ve tünel de yerin yaklaşık 100 metre altında. Merkez, İsviçre’nin Cenevre kentinin Fransa sınırına yakın yerinde kurulmuş ve hızlandırıcının büyük kısmı Fransa sınırları içinde.

CERN’de çalışan sayılı Türk bilim insanından biri Dr. Pesen. ODTÜ’den mezun olduğu yıl CERN, ilk defa Türkiye’den resmi yaz okulu için öğrenci talebinde bulunuyor.  Bu talep, Nobel ödüllü Cecile Powel’ın deney ekibinde yer alan ve sonra ODTÜ’ye dönerek CERN çalışmalarına Türkiye’den devam eden Prof. Dr. Perihan Tolun tarafından iletiliyor Erhan Bey’e. Böylece CERN yolculuğu başlıyor.

Bu yolculuğa geçmeden onun hayatını kısaca anlatmak gerekirse kendi verdiği söyleşilerden şunları özetlemek mümkün: Denizli’de doğmuş ve altı yaşından bu yana İzmir’de yaşıyor. İlk okul öğretmeni bir babanın oğlu ve dört çocuğundan biri. Çocukluğunda çok meraklı olduğu, annesinin ve komşularının onun sorularından bıktığı anlatılıyor. Aslında elektronik mühendisliğine özeniyor, lise çağında Fizik aklından geçmiyor; ama ODTÜ Fizik bölümünü kazanınca çocuk ve gençlik çağlarının ilgi ve meraklarını bu bölümün karşıladığını görüyor. Bölümünü birinci olarak bitiriyor. “Çocukluk meraklarımın çoğu demekti. Bu motivasyonla bölümü iyi bir not ortalaması ve birincilikle bitirdim ama bunu hedeflememiştim. Sadece akışına bırakmıştım. Bu akıntı bana CERN’in kapılarını açtı” diyor. İşte o yaz CHARM II nötrino deney grubunda çalışmaya başlar; o sıralar bu deney sona yaklaşmıştır. Deneyin son aşamasında yeni nesil CERN nötrino deneyi için araştırma çalışmaları başlamış ve yeni deneye CHORUS adı verilmiştir.  Dr. Pesen, CHORUS deneyi için geliştirilmekte olan yeni tip fiber dedektör araştırma grubuna katılmış ve o yıllarda 20 mikronluk cam boru demeti şeklindeki fiberlerin üretimine dünyada yeni başlanmıştır. CERN mensubu olarak yeni geliştirilmekte olan otomatik emulsion tarama mikroskopları üzerinde çalışarak, hem geliştirilmesine yardımcı olmuş hem de bu mikroskopları kullanarak ‘white kink’ fizik araştırmasını yönetmiştir. Aynı mikroskoplar, Fransa’daki bir nükleer reaktör için yapılan uranyum reaksiyonlarının oluşturduğu boşlukları inceleyen bir çalışma için de kullanılmıştır.

Dr. Pesen, Hollanda’nın bilimsel araştırma kurumu olan NIKHEF mensubu olarak, otomatik mikroskop geliştirme çalışmalarına da devam etmiştir. Bu mikroskoplar, tıpta rahim içi kanseri tanıma araştırmalarında kullanılmak üzere yeniden uyarlanmış ve Dr. Pesen, uluslararası finans ve endüstri kuruluşları ile görüşmeler yürütmüştür. Bunların yanı sıra CHORUS deneyinde charm quarkın çalışmalarına devam etmiştir. İlerleyen yıllarda İşviçre endüstrisinde önemli danışmanlık ve yöneticilik görevleri yerine getirerek, bilimin endüstriye uygulanışına da yakından tanıklık etmiştir.  Dr. Pesen, MCBÜ’ye döndükten sonra CERN'in, ana konusu evrenin neden sadece maddeden oluştuğunu araştırmak olan LHCb deneyine Fizik bölümünün asosiye üye olarak katılmasını sağladı. Bu statü, deney ekibi kurulduktan sonra tam üyeliğe dönüşecek. Deneyin 2023 yılına kadar sürmesi planlanıyor.

Dr. Pesen’in bu konuda verdiği bilgiler şöyle: “LHCb deneyinin ana fizik konusu evrendeki madde-antimadde arasındaki simetriyi bozan sebebi araştırmaktır. 15 farklı ülke, 50 farklı üniversiteden yaklaşık 700 bilim insanı bu bilimsel amaç çevresinde toplanmışlardır. Bunların dışında yüzlerce mühendis ve teknisyen de deneyin kurulmasında yer almıştır. Deney her saniyede oluşan 100 milyon proton çarpışmasından sadece 2000 tanesini seçip yazabilecek kapasiteye sahiptir. Her saate yazılan veri miktarı 300 CD civarındadır. Üretilen veri, dünya üzerindeki yaklaşık 100 bilgisayar merkezi tarafından kopyalanmaktadır. Veri analizleri on binlerce bilgisayardan oluşan, Grid diye adlandırılan, yeni global bilgisayar sistemi tarafından yapılmaktadır. LHCb deneyinin ilk aşaması 2023 yılına kadar sürecek bir deneydir. CERN’in 4 ana deneyinden biri olup, bu deney grubunda Türkiye’den başka herhangi bir grup bulunmamaktadır.” Dr. Pesen ayrıca şunları da eklemektedir: “CERN kendi konusunda dünyanın en önemli merkezi olmakla birlikte, çalışılan konular sadece parçacık fiziği ile ilgili değil, birçok bilimsel disiplini kapsayacak düzeydedir. Örneğin parçacık fiziğinin yanı sıra, bilgisayar, elektronik, tıp gibi başka birçok alanda da uluslararası düzeyde, teknolojinin en ucunda faaliyetler yürütülmektedir. WWW’in ve GRID’in (global bilgisayar sistemleri) ilk defa geliştirilip kullanıldığı ve dünyaya yayıldığı yer olması bunlara birer örnektir.”

Dr. Pesen, CERN’de kurulan deneylerin ana hedeflerinden birinin maddenin temel yapısını anlamak olduğunu ifade ediyor.  Sözleri şöyle: “Çevremizde gördüğümüz her madde atomlardan yapılmaktadır. Atomlar ise, proton ve nötronlardan oluşan bir pozitif çekirdek çevresinde dolanan negatif elektronlardan oluşmaktadır. Bu yapıları sebebiyle, atomlar maddenin temel yapı taşları değillerdir. Atomun çekirdeğinin içinde yer alan proton ve nötronları oluşturan üç tane kuark vardır. Günümüze kadar yapılan deneyler kuarkların ve elektronların içinde, bu parçacıkları oluşturan daha küçük parçacıkların varlığını tespit etmemiştir. Bu yüzden kuarklar ve bir lepton türü olan elektronlar maddenin temel, yani en küçük yapı taşlarıdır.”

Kısaca özetlediğimiz bu bilimsel çalışmaların ardında çok büyük bir emek, ısrarlı bir gayret ve azim ve tabi ki dolu dolu geçirilen yıllar ve israf edilmeyen zamanlar var. Onun Manisa Celal Bayar Üniversitesi 2013, 2014 ve 2015 yılları performans ödülleri ile 2015 yılı bilim ödülü sahibi olduğunu da burada hatırlatayım.

Erhan Bey CERN’deki çalışmalarından sonra fakültemize döndüğünde çok heyecanlanmıştım; çünkü CERN’de “Tanrı Parçacığı” (HİGGS) bulma çalışmalarını takip ediyor ve evrenin yaradılışı ve büyük patlamayla ilgili fizik deneylerini heyecanla okuyordum. Edebiyat bölümündeki öğrencilerime Fakültemizde çok değerli bir bilim insanı olduğunu ve “Tanrı Parçacığı”nı arayan bilim heyetinde onun da yer aldığını anlatmıştım. O sıralar Türkiye’de Osmanlıca üzerinde tartışmalar vardı; bu konu üzerinde bir yazı yazmış ve yazımın son cümlesini “İyi çalışmalar Tanrı parçacığını bulan CERN Fizikçileri! Size kolay gelsin! Bizler hala, alfabeden metnin muhtevasına geçemedik!” diye bitirmiştim. Bu bir hayıflanma cümlesiydi; durmadan tekrar edilen konular etrafında zaman kaybetmenin, Arap alfabesi mi Latin alfabesi mi diye histerik sorularla çağı kaçırmanın hayıflanması!

Artık hayıflanmıyorum, Dr. Erhan Pesen gibi bilim insanları oldukça, onlara değer verildikçe ve projeleri uygulamaya konuldukça biz de ülke olarak bilimin eşiği haline gelebileceğiz. Önemli olan Dr. Pesen ve onun gibi bilim insanlarına sahip çıkmaktır. Pesen, çok yakınımızda; CERN’ün uzantısı olarak hemen yanı başımızda: Manisa Celal Bayar Üniversitesinde!

 

Bu yazı 1157 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum