Naci YENGİN

Naci YENGİN

Genel Yayın Yönetmeni
[email protected]

Manisa Kadısı Hasib Efendi'nin Tabduk Sultan ve Yunus Emre'ye Dair Verdiği Bilgiler

02 Aralık 2023 - 18:15 - Güncelleme: 02 Aralık 2023 - 18:27
Reklam

Manisa Kadısı Hasib Efendi'nin Tabduk Sultan ve Yunus Emre’ye Dair Verdiği Bilgiler
Naci YENGİN[1]


Miminzade Ahmed Hasîb‟in 1751 tarihinde Manisa kadılığına tayin edildiğini gösteren belge.[2]

Yunus Emre’ye dair Osmanlı kaynaklarına yansımış bilgilerin neler olduğu her zaman merak konusu olmuştur. Öyle ki Osmanlı’da Yunus Emre’nin şiirlerinin bazı meclislerde Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin (1490-1573) fetvasına dayanarak yasaklanmış olduğu hep gündeme getirilmiştir.[3] Yunus Emre’nin “Cennet cennet dedikleri, bir ev ile birkaç huri / İsteyene ver sen onu, bana seni gerek seni.” Ve “Sen bir ulu sultansın/Canlar içinde cansın/Çün ayan gördüm seni/Pinhan kapısı değil.” Sözlerine karşı verildiği söylenen fetva dışında Osmanlı kaynaklarında Yunus Emre’ye dair bilgilerin ne olduğunu araştırmak gerekir.
Osmanlı kaynakları arasında Müminzâde Ahmed Hasîb Efendi’nin  Hasîb’in Silkü'l Leâli Âli Osmân adıyla iki cilt olarak yayımlanan manzum eserinde Yunus Emre ve Tapduk Emre ile manzum satırlar bulunmaktadır.  Müminzade Ahmet Hasib Efendi’nin eseri Osmanlı’nın 1299-1481 yıllarını manzum bir şeklide anlatmaktadır. Eser “Tevârîh-i Âl-i Osmân” türünde yazılmış bir eserdir. Müminzâde Ahmed Hasîb Efendi’nin Bursa’da doğduğu 1752-53 yıllarında vefat ettiği bilinmektedir.[4]
Müminzade Ahmet Hasib Efendi’nin eserinde “Fâtih devri şairlerinden, tabiplerinden, şeyhlerinden, vüzerâ ve ümerâsından, bazı tarikat ehlinin menâkıbından ve Fâtih devrinde tamir edilen cami, türbe gibi binalarla bazı yeni yapılardan bahsedilir.”[5]
Eserde Tapduk Emre ile Yunus Emre hakkında bilgiler verilmektedir. “Yaşadığı dönem ve vefat tarihi tartışmalı olan Tapduk Emre’ye, Yıldırım Bayezid devrinde kısaca değinir. Eserde ilgili kısımda verilen bilgiler şunlardır: Büyük velilerden biri de Tapduk Emre’dir. Sakarya köylerindendir. Nâmı “Şeyh Yûnus’tur. Daima o semtin halkını irşadla meşgul olmuştur. Hacı Bektaş-ı Velî’yle görüşmüş, onun büyüklüğünü takdir ederek ona tâbi olmuş ve halk arasında nâmı “Tapduk” diye anılmıştır.”[6]
Hasîb‟in Yıldırım Bayezid bölümünde bahsini ettiği diğer bir isim de Tapduk Emre’nin öğrencisi Yunus Emre’dir. Eserde Yunus Emre hakkında yazılanlar şu şekildedir:
“O da şeyhi gibi Hacı Bektaş-ı Veli’nin sırlarına mazhardır ve keramet sahibidir. Uzun süre şeyhinin dergâhına odun taşımış ve ömrünü hizmet yolunda tüketmiştir. Şeyhi vefat edince de onun yerine postnişin olmuştur. Yüzlerce ilahisi vardır. Bunlar Türkçedir; fakat Araplar ve Acemler arasında da güzel sesle okunurlar.”[7]
Kamusu aşka dairdir, bütün iklimi sayirdir
Velakin kalbi hayildir rümuzı sırrı ruhani”
Ahmet Hasib Efendi’nin Yunus Emre ile ilgili 1700’lü yıllarda vermiş olduğu bilgiler bir ölçüde Osmanlı’da Yunus Emre’ye bakış açısını da yansıtması bakımından önem arz etmektedir.
Eserde Abdülkadir Geylani’nin (ö. 561/1165-66), bu Türkmen pirinin kendisini geçeceğini söylediği rivayet edilir. Hasîb, Geylani ile Yunus Emre arasındaki zaman farkına da işaret eder. Fakat söylenenleri inkâr yoluna gitmeyip Allah’ın veli kullarının tayy-i zamân durumuna atıf yaparak te’vil yoluna gitmeyi uygun görür.
Zamanı Şeyh-i Yunusla bu Abdulkadir’in aşrı
Miyanında nice yüz yıl olup fakr-ı firavani” ile başlayan şiiri ve eserde verilen diğer şiirlerden hareketle Tapduk Emre’nin dua ettiği ifade edilmektedir.
Tapduk Sultan ve Yunus Emre’nin kabirleri konusunda da bilgiler veren Hasip’e göre de kabirlerinin nerede olduğuna dair ihtilaflar olduğunu ifade etmektedir.
“Kimisi Sakarya tarafında medfun olduklarını ve türbelerini gördüklerini söylerken kimisi de Bursa’da medfun olduklarını söyler.”
Görüldüğü üzere Hasîb, Tapduk Sultan ve Yunus Emre’nin Bursa’da medfun olduklarını ispat eden manevi işaretler olduğunu, Niyâzî-i Mısrî Bursa’da Emir Sultan’ı ziyaret ettiğinde o camide Yunus Emre ve şeyhi Tapduk’un kabirlerinin de bulunduğunu söylediğini kaydeder. Niyâzî Mısrî’yi sevenlerin ona güvendiklerini de sözlerine ekleyen Ahmed Hasîb, son olarak kendisinin de ziyaret edip Rabbânî sırlara mazhar olduğunu kaydederek kendine ait zuhuratla bu kısmı tamamlar.”[8]

Görüldüğü gibi Osmanlı Devleti kayıtlarında da Tapduk Sultan ve Yunus Emre’nin mezarlarının nerede olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Hasip’in eserinde Yunus Emre tarzı şiirler yazan Niyazi Mısri’nin etkisiyle olduğunu düşündüğümüz Yunus Emre’nin mezarıyla ilgili Bursa üzerinde durulmuş olduğu görülmektedir.

Not: Makalenin ilk olarak yayınlandığı kaynak: Naci Yengin, “Manisa Kadısının Tabduk Sultan ve Yunus Emre’ye Dair Verdiği Bilgiler” Dil ve Edebiyat Dergisi, Sayı:179, Kasım 2023 s.51,52.

 
[1] Tarih Bilim Uzmanı: ORCID: 0000-0003-3580-313X ; [email protected]
[2] Göker İnan, Hasîb’in Silkü'l-Leâli Âli Osmân İsimli Manzum Tarihinde Fatih Devri (İnceleme-Metin) (Danışman: Doç Dr. Ali Öztürk), İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı, Yayımlanmamış Doktora Tezi, 2019, s.1063.
[3] İstanbul Millet Kütüphanesi Şer’iye nu. 80’de kayıtlı Fetâvâ-yı Ebussuud, 217a - 217b.
[4] Günay Kut, “Ahmed Hasîb Efendi” TDVİA, C.2,1989, s.87-88.
[5] Günay Kut, agm, TDVİA, C.2,s.87-88.
[6] Göker İnan, Hasîb’in Silkü'l-Leâli Âli Osmân İsimli Manzum Tarihinde Fatih Devri (İnceleme-Metin), s.84-85
[7] İnan, agt, s.85.
[8] Göker İnan, “Manzum Bir Osmanlı Kroniği Olan Silkü'l-Leâli Âli Osmân’ın Kaynakları”, TARR/ Turkish Academic(Türk Akademik Araştırmalar Dergisi) e-ISSN: 2602-2923 Yıl:2021 Cilt: 6 Sayı: 1, 4 Ocak 2022 tarihli İnternet kaydı için: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1498361 ; (2019 ) “Hasîb’in Silkü'l-Leâli Âli Osmân  İsimli Manzum Tarihinde Fatih Devri (İnceleme-Metin)”, s.84-85.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum