Tamer BÜKÜLEN

Tamer BÜKÜLEN

[email protected]

GECENİN SESSİZLİĞİNİ DUYABİLEN VE HER GECEYİ ACELE ACELE SABAHA EKLEYEN BİR SEN DEĞİLSİN…

03 Şubat 2021 - 22:55 - Güncelleme: 03 Şubat 2021 - 23:46
Reklam

GECENİN SESSİZLİĞİNİ DUYABİLEN VE HER GECEYİ ACELE ACELE SABAHA EKLEYEN BİR SEN DEĞİLSİN…

Sana sende kendimi görerek şöyle demek isterim;

“Bir sen değilsin
                bu iki dağın arasındaki vadiyi
                               tek adımda geçemeyen
Bir sen değilsin
                olmayacak duaya amin diyen
                               korktuğunda geri geri giden
Bir sen değilsin
                yoğunlaşan duygularını insanlığa haykıramayan
                               her geceyi acele acele sabaha ekleyen
Bir sen değilsin…”

Hissedişin derinliğinde gizemini çözebilen her can yaşamanın sularında tatlı seyrederken düşünmenin ferahlığında bilir ki:

“Gecenin sessizliğini duyabilen herkes onun gizemli dokunuşlarını hissedip mışıl mışıl uyurken dahi agâh olabilen kişinin güzellikleri ile bezenip onun müjdelerini vermek için sabahın aydınlığını dört gözle bekler.”

“Böyle bir kişi için gecelerini paylaştığı yatağı haram olmuş gibi günlerce sabahlara kadar okuduğu kitabın sayfaları
üzerine başını koyup uyur gibi lâkin uyanık olmak kaderlerin en güzelidir.

Evrende her şeyin aşkta cem olduğunu bilmek insana verilmiş en büyük hediyedir. Bu hediye birlik zevkinin insanda ulaştığı bir zirvedir ve hiçliğin mihenk taşıdır.
Bu mihenk taşı “Yaratanı” bilip onunla dost olup olabilenlerin ellerinde gerçek değerini bulur.
Cesaretli o kişidir ki yalnız kendinden korkar. Çünkü insan olmanın değerini bilmeyen için içinde bulunduğu o verimli dünyadan daha kötü bir mahkûmiyet yoktur.
Hiçbir ibadet âşıkın bir “Âh’ı” yerine geçemez.
Söyleyin bana insana “kendine kendinden yakın ne vardır”, kendine tanıyandır ki O’nu tanır.
Bütün dünya ile barış içinde olsan dahi kendinle olan bir anlık küskünlüğün, içinde bulunduğun o ahvali sana zehir etmeye kâfidir.
Aşk yolunda sadece insanı menzil kılarsan hakikate ulaşamazsın. Son menzil aşkın âşık olduğudur, yani O’dur.
…ve doğduklarında ölmemek üzere nasiplenenlerin hayatı insanlığın temel noktası ve ışığı olmuştur.
İçindeki ayak seslerine kulak ver. Elem ve sevinç senin seçtiklerinde… Unutma ve aklından çıkarma ki kaderin her an işlevine devam ediyor.”

İnan;

“Gücümü acıdan değil
                sevgiden almaktır dileğim
Sen bundan daha güzel bir istek
                ve daha masum bir dua
                               duydun mu
Duydun mu hiç
                sevgisiz bir dünyanın
                               umutlara kapı olduğunu
O hâlde sus duymasın
                ve durmasın yağmur”


…Ve gönül ister ki gökyüzünün rahmeti her daim var olsun, yalnız yağmurun danelerinde değil, her nefesimizin ardından aşka vuslat nağmelerinden şarkılar fısıldasın.





 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum