Naci YENGİN

Naci YENGİN

TARİHİSTAN

TÜRK KONSEYİ VE TÜRK BİRLİĞİ

27 Ekim 2020 - 10:26

Türk Dünyası Türk Konseyi-Türk Keneşi çatı kuruluşunun faaliyetleri daha da genişletilmelidir.

Daha da aktif hale gelmesini beklediğimiz Türk Konseyi önümüzdeki süreçte siyasi, ekonomik, teknolojik, kültürel, askeri birçok konuda ortak çalışmalar yapacak adımları atmalıdır.

 Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın kurucu üye olduğu Türk Keneşi Özbekistan, Türkmenistan ve gözlemci olarak Macaristan’ın da katılımıyla daha da genişlemiştir.

Türk Konseyi’ne yeni süreçte Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de katılması gerekmektedir. Davet edilmesi durumunda Libya, Pakistan, Bosna-Hersek, Katar gibi devletlerin de konseye katılmamaları için hiçbir neden yoktur.

Türk Konseyi şimdilik daha çok ticari, eğitim, kültürel sanayi, yatırım gibi amaçlar için faaliyet gösteriyor olsa da önümüzdeki süreçte bunun kapsamının genişletileceği görülmektedir.

Türk Konseyinin siyasi, eğitim, gençlik ve spor, ulaştırma, gümrük ve turizm, bilgi ve iletişim, medya ve diaspora gibi işbirliği alanları bulunmaktadır.

3 Ekim 2009’da “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi” adıyla kurulan Türk Konseyi’nin amaçları arasında varılan mutabakatın 2. maddesine göre “Taraflar arasında karşılıklı güvenin, dostluk ve iyi komşuluğun güçlendirilmesi, bölgede ve dünya genelinde barışın sağlanması, güvenlik ve emniyetin güçlendirilmesi,

uluslararası örgütler ve uluslararası forumlar çerçevesindekiler de dahil olmak üzere, ortak çıkarların söz konusu olduğu dış politika meselelerinde ortak tutum belirlemeye çalışılması, uluslararası terörizm ve ayrılıkçılık, …  Siyasi, ticari ve ekonomik konular ile kanunu uygulama, çevre, kültür, bilimsel- teknik, askeri-teknik, eğitim, enerji, ulaştırma, kredi ve fînans alanları ve ortak çıkartan ilgilendiren diğer alanlardaki etkin bölgesel ve ikili işbirliğinin teşvik edilmesi, ticaret ve yatırım açısından elverişli koşulların yaratılması, gümrük ve mallar ile hizmetlerin ve sermayenin dolaşımına imkân sağlayan düzenlemelerin basitleştirilmesi, mali sistem ve bankacılık işlemlerinin kolaylaştırılması, 

… Uluslararası hukuk tarafından umumiyetle tanınan ilke ve normlara uygun olarak, hukukun üstünlüğü, iyi yönetişim, insan hakları ve temel özgürlüklerin güvence altına alınması konularının ele alınması, bilim ve teknoloji, eğitim, sağlık, kültür, spor ve turizm alanlarında etkileşimin genişletilmesi,

Türk halklarının sahip oldukları zengin kültür ve tarihi mirasın değerlendirilmesi, kitlelere tanıtılması ve yayılmasında tarafların basın ve iletişim araçları arasındaki etkileşimin özendirilmesi, karşılıklı hukuki yardımlaşmanın ve hukukun muhtelif alanlarındaki işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla hukuki bilgi değişimi hususlarıma ele alınması” amaçlanmaktadır.

Türk Konseyinin 2009’da almış olduğu kararların uluslararası gelişmeler çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesi, genişletilmesi ve yeni kararların alınmasını zorunlu hale getirmiştir.

Türk Konseyi’ne yeni katılımların sağlanması ve yeni bir denge unsurunun oluşturulması gerektiği Suriye, Irak, Libya, Doğu Akdeniz, Karabağ, Doğu Türkistan, Kırım Türklerinin yaşadığı sorunlar dikkate alındığında zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.

Türk Konseyi teşkilatlanma şemasında görülen faaliyet alanlarında daha da aktif hale getirilmelidir. 

Türk Konseyinin öncelikle ortak banka kurması, ortak dış ticaret birliğine gitmesi; Türk dünyasında yaşanan gelişmeler, insan hakları, kültürel faaliyetlerle ilgili fonların attırılması ekonomik, siyasi ve uluslararası alanda lobi desteğinin güçlendirilmesi gerekmektedir.

Avrupa Birliği’nin tek taraflı tutumları, uluslararası toplumun Türk dünyasına karşı kayıtsız kalışı, Arap Birliğinin Türk dünyasına karşı genellikle sessiz ve karşıt duruşu,  birliğin kendi içinde yaşadığı sorunlar, İslam Kalkınma Teşkilatının işlevsiz kalışı Türk Konseyinin daha aktif ve güçlü bir teşkilat olarak faaliyete geçmesi gerektiğini göstermiştir.

Türk Konseyinin bünyesine katılacak yeni devlet ve Özerk Türk Cumhuriyetleriyle genişletilen çatısı altında bölge ve dünyada daha adil ve kalıcı barışın sağlanması, hukukun, insan haklarının, demokrasinin korunması,  terörlere karşı ortak hareket imkânlarının arttırılması; bölgesel enerji yataklarının korunması, ortak çalışmalara karşı içte ve dışta oluşabilecek fiili durumları önleyecek, ulusal sınırları koruma, bağımsızlığa halel getirmeyecek şekilde ortak askeri birimin daha aktif hale getirilmesi, ortak savunma ve işbirliği antlaşmalarının güçlendirilmesi, sanayi çalışmalarının kapsam ve alanlarının genişletilmesi amaçlanmalıdır.

Türk Dünyasının bölgesel ve uluslararası gelişmelere karşı siyasi, ekonomik, askeri, teknolojik gücünü ve birlikteliğini arttıracak adımların önümüzdeki süreçte daha güçlü ve kararlılıkla atılacağı anlaşılmaktadır.

Bunun yanı sıra gümrük birliği, vizelerin kaldırılması, dış ticarette devletlerin kendi ulusal paralarının kullanılması hedeflenmelidir.

Türk Konseyinin teşkilatlanmasında alt birimler arasında çalışmalar hızlandırılmalı TİKA, TÜRKSOY, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Okulları gibi Türk Dünyasının ortak sivil, kültürel, toplumsal kuruluşlarının çalışma alanlarının genişletilerek konsey ülkelerinde şube sayılarının arttırılması amaçlanmalıdır. 

Önümüzdeki kısa ve uzun vadeli süreci iyi değerlendirmek uluslararası dengelerin kırılganlığını iyi kullanma süreci olarak değerlendirilmelidir.

 

Bu yazı 2089 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum