TÜRK DÜNYASINDA SANAT VE SİNEMA
Naci YENGİN
"Köklerden Geleceğe" programının 19. bölümünde, Tarsam Başkanı ve program yapımcısı Naci Yengin’in konuğu Doç. Dr. Mesut Aytekin, Türk dünyasında sanat ve sinemanın tarihsel süreçteki yerini ve geleceği anlatıldı.
Naci Yengin: Hocam, hoş geldiniz. Bugün Türk dünyasını, özellikle Sovyetler Birliği döneminde sanat ve sinemanın nasıl bir "araç" veya "silah" olarak kullanıldığını konuşmak istiyoruz. 1990 öncesi süreci nasıl tanımlarsınız?
Doç. Dr. Mesut Aytekin: Hoş bulduk Naci Bey. Sovyetler Birliği, özellikle Orta Asya ve diğer Türk coğrafyalarında sanat ve sinemayı bir propaganda aracı olarak gördü. Lenin, sinemanın stratejik önemini çok erken fark eden isimlerden. 1917 İhtilali sonrası kurulan sinema okullarının temel amacı, sadece sanat üretmek değil, komünist rejimi yaymaktı.
Naci Yengin: Bu durum Türk dünyasında derin bir kültürel uçurum mu yarattı?
Doç. Dr. Mesut Aytekin: Evet, kesinlikle. Sinema sadece bir eğlence değil, bir "hafıza" oluşturma aracıdır. Sovyetler, Türk dünyasının kendi kültürünü üretmesini engelledi, dillerini ve alfabelerini parçaladı. Yerel yönetmenlerin bile Rus bakış açısıyla, Rus kamerasıyla içerik üretmesini zorunlu kıldı. Ama şunu da teslim etmek gerekir; Rus sineması, kurgu ve estetik teknikleri anlamında dünya sinemasına çok önemli katkılar sundu. Onlar bu ilmi altyapıyı kendi ideolojileri için laboratuvar gibi kullandılar.
Naci Yengin: Peki, 90 sonrası süreçte durum nasıl değişti? Türk Devletleri Teşkilatı ve Türkiye'nin desteklerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Doç. Dr. Mesut Aytekin: Son 10 yılda büyük bir ivme kazandık. Korkut Ata Film Festivali, Türk Dünyası Film Fonu gibi oluşumlar çok önemli somut adımlar. Artık ortak hikayelerimizi, kendi dilimizle anlatma fırsatımız var. TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumların çalışmalarıyla mimariden eğitime kadar köprüler yeniden kuruluyor.
Naci Yengin: Son olarak, Türkiye'de üretilen içeriklerin durumu hakkında ne dersiniz? Kendi içimizdeki "Türkofobi" veya "oryantalist" bakış açısını nasıl aşabiliriz?
Doç. Dr. Mesut Aytekin: Çok önemli bir nokta. Bazı sanatçılarımız, farkında olmadan kendi kültürümüze yabancılaşan işler üretebiliyorlar. Bunu kırmanın yolu; gerçek tarih bilinciyle, kaliteli içerikler üretmekten geçiyor. Ancak didaktik olmaktan da kaçınmalıyız. Bizim kültürümüz sadece siyasetten veya tarihten ibaret değil; mizahımız, aşk hikâyelerimiz, fantastik efsanelerimiz var. Gençlerimize bu zenginliği, küresel standartlarda ve doğru bir dille anlatabilirsek, hem birbirimize yaklaşırız hem de dünyaya hitap edebiliriz.
İlgili Video için : https://www.youtube.com/@tarsam_org
Türk Dünyasında Sanat ve Sinema | Doç Dr. Mesut Aytekin - Naci Yengin | Köklerden Geleceğe 19. Bölüm
Yorumlar
Kalan Karakter: