TARİHTE BUGÜN: 23 Ocak Babıali Baskını - Yazan: Fazlı Köksal

TARİHTE BUGÜN: 23 Ocak Babıali Baskını - Yazan: Fazlı Köksal
23 Ocak 2021 - 14:47

Günün Olayı: Babıali Baskını

İttihat ve Terakki, 1912 seçimlerinde Meclis çoğunluğunu ele geçirmesine rağmen iktidar olamamıştır. Seçimlerden yenik çıkan Hürriyet ve İtilaf partisi, Halâskâr Zabitan (Kurtarıcı Subaylar) aracılığıyla ülkede bir darbe yapmak ve Harbiye Nazırı İttihatçı düşmanı Nazım Paşa’yı sadrazam yapmak istemektedir. Halâskâr Zabitan Meclis-i Mebûsan Başkanı Halil Bey'e tehdit mektubu göndererek İttihat ve Terakki çoğunluklu meclisin dağılmasını ister, bu istekleri meclis tarafından kınansa da Ahmet Muhtar Paşa'nın girişimleri sonrası 5 Ağustos 1912’de Meclis feshedilir.  Ekim 1912’de Kâmil Paşa hükümeti kurulur. Sadrazam Kâmil Paşa, 80 yaşında, İngilizlere yakın İttihatçı karşıtı bir paşadır. Onun Sadrazam olmasıyla İttihat Terakki mensuplarına yönelik baskılar artar. İttihatçıların ileri gelenlerinden Hüseyin Cahit Bey (Yalçın) bir toplantıda Avrupa'ya kaçmaktan söz edince, Talat Bey "Saklanmaya evet, ama yurtdışına kaçmaya hayır" diyerek partinin başında kalacaktır. Talat Paşa’nın bu tavrına rağmen,  Hüseyin Cahit ve Cavit Bey gibi İttihatçılar Avrupa’ya kaçar. Hüseyin Cahit yurtdışına kaçtığı için sahibi olduğu Tanin’in yayımı durur. Hükümet de İttihatçılar tarafından çıkarılan Şuray-ı Ümmet gazetesini kapatır.
İttihat Terakki yasa dışı ilan edilip kapatılırken,  Balkanlar’da ağır bozgun yaşanmaktadır. Bulgarlar, Sırplar ve Yunanlılar karşısında sürekli mağlubiyetler yaşanmaktadır. Türk kenti Selanik Yunan ordusunun eline düşünce Sadrazam Kâmil Paşa, Selanik’in düşmesi üzerine “Selanik gitti, onlar da defolup gider” diyerek, Selanik’in düşmesine üzülmek yerine, bunun İttihatçıların gerileyişine neden olacak bir olay olarak görerek sevinmektedir.
Trablusgarp'ta düşmanla çarpışan subaylar 1 Ocak 1913'te, Trablusgarp'tan Türkiye'ye dönmüşler ve İtalyan savaşından sonra ayaklarının tozuyla Balkan Savaşı'na koşmuşlardı. Kurmay Yarbay Enver Hurşit Paşa kolordunun kurmay başkanı; Fethi Bey, Gelibolu'daki Mürettep Kolordu'nun kurmay başkanı; Mustafa Kemal de aynı kolordunun Harekât Şube Müdürü olmuştu. Yemen'de bulunan Genelkurmay Başkanı Ahmet İzzet Paşa da İstanbul'a gelmiş ve komutayı ele almıştı.
Ancak, memlekete geldiklerinde, Balkan Savaşı büyük bir yenilgi ile bitmiş, Londra'da barış görüşmeleri başlamıştı. 600 yıldır elimizde olan Rumeli göz göre göre elden çıkıyordu. Genç subaylar infial içinde, hükümeti korkaklıkla suçlamaktaydılar. İşin kötüsü İttihat Terakki paramparça bir halde ve baskı altındadır. İstanbul’un ünlü hapishanesi Bekirağa Bölüğü, İttihatçılarla dolmuştur. İttihatçılar ya yurtdışında, ya kaçak, ya hapis ya da sürgündür. 
3 Aralık 1912'de Balkan devletleriyle barış anlaşması imzalanmış, yenilgi kabul edilmişti. Edirne, Bulgaristan'a terk edilecek, adaların durumu yeniden gözden geçirilecekti. İttihat ve Terakki bu duruma tahammül edemez, seyirci kalamazdı.
Bu koşullarda Talat Bey Babıâli’yi devirmekten başka çare olmadığını düşünür. Ve buna İttihat Terakki’nim İstanbul’da kalan üyelerini ikna etmek için 1913 Ocak ayının başlarında bir toplantı tertip eder. Enver Bey’in katılmadığı bu toplantıya Talat Bey, İsmail Canbolat, Mustafa Necip, Ömer Naci, Kara Kemal, Fethi Bey (Okyar), Doktor Esat Paşa, Miralay İsmail Hakkı Bey, Ziya Bey (Gökalp), Dr. Rusuhi (Dikmen), Küçük Talat Bey (Muşkara), Rıza Bey ve Patriyot Ömer katıldılar. İttihatçıların ileri gelenlerinden, Dr. Nazım Selanik'te Yunanlılara esir, Dr. Bahattin Şakir ise kuşatma altındaki Edirne’de Kızılay hastanesi başhekimidir.
 Edirne'nin kurtulması için önce İstanbul'daki kabineden "kurtulmak" gerekiyordu. Ziya Bey, Talat Bey, Kara Kemal, İsmail Hakkı Bey, Dr. Esat Paşa bu düşüncedeydi. Ancak Fethi Bey (Okyar) gibi baskına karşı çıkanlar da vardı. Toplantıda bir karar alınamaz.
Bir hafta sonra, aynı yerde ikinci bir toplantı daha yapılır. Bu defa Fethi Bey yoktur fakat Enver Bey vardır. Enver Beye göre de, yapılacak tek iş bu hükümeti devirmektir. Enver Bey kendisine 50-60 fedai vermeleri halinde Babıali Baskınını yapabileceğini söyler.
22 Ocak 1913 günü Saltanat Şurası toplanmış ve Balkan devletlerine ve Avrupa'nın büyük devletlerine boyun eğme kararı alınmıştı. Sadrazam Kâmil Paşa Saltanat Şurası kararlarını hükümet kararına dönüştürmek için 23 Ocak 1913 günü bakanlar kurulunu toplantıya çağırdı.
Enver Bey ve arkadaşları da baskın günü olarak bu günü seçerler. Kara Kemal'in başkanlığında silahlı 40- 50 kişi saat 15. 00'te Babıâli'nin önünde olacaktı. Bir grup fedai ile birlikte İstanbul Telgrafhanesi’ni zaptedecek, haberleşmeyi önleyecekti.  Enver Bey kır bir ata binerek, yanında Sapancalı Hakkı, Mümtaz Yakup Cemil ve Mustafa Necip ile birlikte harekete geçecekti. Bir başka fedai grubu polis merkezini basarak idareyi ele alacaklardı. Talat Bey ise Mithat Şükrü (Bleda) ile Babıâli önünde Enver Bey'i bekleyecekti, Bu arada İttihatçıların ünlü hatibi Ömer Naci, Nafıa Nezareti’nin (Bayındırlık Bakanlığı) önünde halkı coşturacak bir konuşma yapacak böylece eylemin halkın desteği ile yapıldığı görüntüsü verilecekti..
Her şey planlandığı gibi gerçekleşti. Baskın sırasında, Harbiye Nazırı Nazım Paşa, Yakup Cemil tarafından öldürüldü. Ünlü fedai Mustafa Necip Sadaret Yaveri Nafiz Bey tarafından öldürülecekti. Cenazesi bir gün sonra büyük bir törenle Fatih camisinin haziresine defnedilecekti.
Toplantı salonuna giren Kaymakam Enver, "Millet sizi istemiyor, istifa ediniz" diyerek Kâmil Paşa'nın istifasını istedi. Paşa'nın elinden aldığı yazılı istifa ile kapıdaki bir otomobile binerek Dolmabahçe Sarayı'na gitti ve Padişah Mehmet Reşat tarafından derhal huzura alındı. Padişah, Kâmil Paşa hükümetinin istifasını kabul ettikten başka, Kaymakam Enver Bey'in önerisi üzerine "Pekiyi, öyle olsun, hayırlı olsun" diyerek sadrazam olarak Mahmut Şevket Paşa'yı görevlendirmeyi kabul etti. 
Tamamen İttihatçılardan oluşan yeni bir hükümet iş başına geldi, İttihat ve Terakki'nin "tam iktidar" dönemi başladı.
Tevfik Çavdar, "Talat Paşa" adlı kitabında, Bâbıâli Baskını'nı şöyle yorumlar:
“Bâbıâli Baskını' diye bilinen hükümet darbesi, planlanışı ve uygulanışı açısından aklın zor kabul edebileceği ölçüde cüretkâr, adeta bir macera diye adlandırılabilecek bir girişimdir... Gerçekten de bir imkânsız olay başarılmış ve yolu üzerindeki tehlikelerin hiçbirine aldırılmayarak, tam anlamıyla bir can pazarı biçiminde düzenlenen bu baskın sonuçlandırılmıştır. Bunda iki kişinin payı büyüktür: Örgütlenme yönünden Talat Bey ve olayı akıl almaz cesareti ile sürükleyen Enver Bey. Kuşkusuz İttihat ve Terakki cemiyetinin gözü pek militanlarını da bu arada hesaba katmak durumundayız. Zaten böylesine bir militan güce sahip olmasaydı cemiyetin bu baskını başarıyla sonuçlandırması ve iktidarı alması mümkün olamazdı."

23 OCAKTA GERÇEKLEŞEN OLAYLAR
1913 - Bâb-ı Âli Baskını: Kamil Paşa Hükûmeti, İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bâb-ı Âli Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1919- Halkın 15 Ocak'ta işgali protesto etmesi üzerine, İngilizler Antep'te hükümet konağını bastılar. İşgal Kuvvetleri Komutanı Mc. Andres, kentin ileri gelenlerini Amerikan Koleji'nde toplayarak şöyle dedi: Birçok Antepli, içinde bulunduğu siyasi durumu bilmiyor. İtilaf Devletleri gereken yerleri işgal etmektedir. Buranın idaresinin kimi ait olacağı branş Konferansı'nda belirlenecektir. Geçmişte Ermenilere zulüm yapanlar cezalandırılacaktır. İdareye yardımcı olunuz...
1919 - Müttefiklerin İstanbul Yüksek Komiserleri, bütün Rum ve Ermeni tutukluları serbest bırakılmasını isteyen bir nota verdiler.
1920 - Ankara, Cemal ve Cevat Paşaların istifa ettirilmesi olayının arkasını bırakmıyor. Mustafa Kemal, Rauf Bey'e gönderdiği yazıda, milletin haklarını koruyamayan Hükümet'in güvensizlik oyu ile düşürülmesini, milletin güvenini kazanmış bir hükümetin işbaşına getirilmesini istedi.
1920 - Mehmet Akif, Balıkesir Zağanos Paşa Camii'nde Cuma namazından sonra kalabalık bir topluluğa hitaben yaptığı konuşmada, düşmanların bölme çabalarına karşı halkı birliğe ve mücadeleye çağırdı
1921-Alemdar gemisi mürettabatı, kurtuluş savaşına katılmak amacıyla gemiyi İstanbul'dan kaçırdı ve Karadeniz'e açıldı.
1924 – Kitap Aşığı Ali Emiri Efendi öldü
1932 - Kadro dergisi, Şevket Süreyya Aydemir ve arkadaşları tarafından yayınlanmaya başlandı.
1933 - , Şair ve yazar Gülten Akın doğdu
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1945 - Toprak Mahsulleri Vergisi kaldırıldı. Bu vergi savaş sırasında konulmuş ve köylüler arasında CHP aleyhtarlığının doğmasına neden olmuştu
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
1961 - Dolandırıcılık olaylarıyla ünlenen Sülün Osman, Zeytinburnu'nda kumar oynarken yakalandı.
1962 – Romancı, akademisyen, şair, yazar Ahmet Hamdi Tanpınar vefat etti
1967 - Naim Süleymanoğlu dünyaya geldi.
1971 - Emekliler Ankara'da Emekli Sandığı binasını işgal etti.
1986 - "Video ve Sinema Eserleri Yasası" Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Yasa; video, sinema, müzik eserlerini çoğaltma, dağıtma ve yayma haklarını yeniden düzenliyor.
1986 - Türk edebiyat tarihçisi Mehmet Kaplan vefat etti.
1989 - Tacikistan'da deprem meydana geldi; 1000'in üzerinde insan öldü.
1990 - Kızıl Ordu, 41 yıl sonra Macaristan'dan ayrıldı.
1990 - Parlamento'dan dergisi yayına başladı.
1994 - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, "Kürt Devleti olgusuna hazırlıklı olmalıyız" dedi.
1995 - Posta ve Yeni Şafak gazeteleri, yayın hayatına başladılar.
2006 - Sırbistan-Karadağ'da Başkent Podgorica'nın 15 kilometre kuzeydoğusundaki Bioçe köyü yakınında bir yolcu treninin raydan çıkması sonucu en az 48 kişi öldü, 198 kişi yaralandı.
2006 - Ankara'da İstanbul Yolu üzerinde meydana gelen kaza sonucunda Dışişleri Bakanlığı personeli 8 kişi yaşamını yitirdi.
2007 - Hrant Dink'in cenazesi, İstanbul'da toprağa verildi. Cenaze töreninde açılan Hepimiz Hrant'ız ve Hepimiz Ermeniyiz yazılı pankartlar tartışmalara neden oldu.
2007 - Yapımına 16 yıl önce başlanan ve yaklaşık 1 milyar dolara mal olan Bolu Dağı Tüneli'nin İstanbul'a gidiş yönü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İtalya Başbakanı Romano Prodi tarafından açıldı.
2008 - Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, Türkiye'ye tarihi ziyarette bulundu. Türkiye'yi 49 yıl aradan sonra ziyaret eden ilk Yunanistan Başbakanı olan Karamanlis, Türk-Yunan ilişkilerinin tamamen uyumlaştırılmasının temel hedef olduğunu söyledi.
2008 - Prof. Dr. Ayşe Işıl Karakaş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) Türkiye'nin yeni yargıcı olarak seçildi.
2012 - Fransa Senatosu, 1915 Ermeni Kırımı'ndaki olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkârını suç sayan yasa teklifini kabul etti.
2019 - Tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu Ayşen Gruda vefat etti.

https://evelzamanizinde.blogspot.com/


Bu haber 398 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum