Mehmet YARDIMCI: Zileli şairler ve bilinmeyen şiirleri

Mehmet YARDIMCI: Zileli şairler ve bilinmeyen şiirleri
16 Eylül 2021 - 17:45

Haşim Nezihi Okay, İbrahim Aslanoğlu, İhsan Hınçer, Tahir Kutsi Makal gibi halk edebiyatına ömür tüketmiş gönül adamı araştırmacılar olmasaydı belki Dadaloğlu'unun, Karacaoğlan'ın birçok şiiri bilinmeyecek cönklerin tozlu sayfalarından birçok âşık gün yüzüne çıkmayacaktı. 

Zile'de 1934-37 yılları arasında Türkçe öğretmenliği  yapan Haşim Nezihi Okay, hem cönklerden hem de sözlü kaynaktan büyük bir derleme yapmış, 85 yıl önce yaptığı derleme dosyası bize intikal etmiştir.

Cahit Öztelli'nin Zileli Şairler kitabında ve bizim yayınlarımız arasında olan Yüzyıllar Boyu Zileli Halk Ozanları ile 16. Yüzyıldan Günümüze İz Bırakan Zileli Şairler kitaplarımızda yer almayan, fakat arşivimizdeki bu defterde yer alan; kimilerinin adı bilindiği halde  şiirleri bilinmeyen ya da adı ve şiirleri daha önce hiç bilinmeyen Nagamî, Halil, Perverî, Agâhî, Himmetî, İlhamî gibi Zileli âşıklarla; adı ve kimi şiirleri bilindiği ve çeşitli yayın organlarında yayımlandığı halde Talibî, Seyit Derviş, Sıtkı, Arifî, Âşık Fanî, Hulusî, Kâtibî, Dabak Hürremî, Lütfî, Çakerî, Fehmî, Vâsıf, Hamdi, ezaî gibi âşıkların bilinmeyen şiirlerini Türk halk kültürüne kazandırmak için yayıma hazırlamaya çalıştığımız büyük bir kitapta ilk kez tanıtıp şiirlerinden örnekler sunacağız.

Örneğin, Cahit Öztelli'nin hakkında hiçbir bilgiye ve şiirine ulaşamadığını işaret ettiği Nagamî'nin elimizdeki defterde:

                Gel gönül boş yere eyleme feryat

                Geçti bu alemin demi devranı

                Kimseden kimseye kalmadı imdat

                Herkes öz başına sarar dermanı

biçiminde olan özgün deyişleri bulunmaktadır. Dosyadaki bir şiirinde:

                Şimdi senin ile muhakemem var

                Bana etmediğin kalmadı felek

                Her ne iş tuttumsa kestin önümü

                Yoksa öldürmek mi efkârın felek             

diyen Zile'nin Çizmecioğulları soyundan Âşık Halil'in deyişi;

Zileli Pervane Oğullarından Perverî'nin:

                Sevmeli güzelin gayet merdini

                Arayıp bulmalı gonca virdini

                Sen artırdın Perverî'nin derdini

                Sen de böyle dirhem dirhem tüken yar

biçiminde olan sitem yüklü deyişi;

Zileli Agâhî'nin ilk dörtlüğü:

                Kaldım bir acaip derdi âlemde

                Şada gelmez viran kalbim sınıktır

                Gönül neş'elenmez mahzun her demde

                Tâ ezelden kara bağrım yanıktır

biçiminde olan deyişi;

Zileli Himmetî'nin son dörtlüğü:

                Terk eyle Himmetî nefsi havayı

                Bulmak ister isen bab-ı rızayı

                Ruzişeb zikreyle gani mevlayı

                Şahlar şahı Adil Han'a var yürü 

biçiminde olan deyişleri âşık edebiyatı ürünleri arasında kendine özgü yerini alacaktır.

Yar elinden bâde içtim

Hayıf gurbet ele düştüm

Ben bu yerde çok eğleştim

Kömür gözlüm ağlar şimdi

gibi yalın söyleyişlerin aşığı İlhamî gibi şiirleri cönklerin tozlu sayfalarında kalmış, Zile'nin bilinmeyen âşıklarından Nagâmî, Halil, Perverî, Agâhî ve İlhamî'nin bilinmeyen deyişlerinin yanı sıra,  hakkında yayınlar yapılmış, birçok şiiri yayımlanmış Talibî, Seyid Derviş, Sıtkı, Ârifî, Fânî, Hulusî, Kâtibî, Hürremî, Lütfî, Çakerî, Fehmî, Vâsıf ve Hamdî  gibi  Zileli âşıkların, Haşim Nezihî Okay'ın defterinde bulunan son dörtlüğü:

                Talibî dünyada bahtı siyahım

                Göz göre göklere erişti âhım

                Hasılı inayet senden Allah'ım

                Yine sarp yolumuz düş geldi yine

biçiminde olan ve defterde  yayımlanmamış birçok deyişi olan Talibî'nin; Yatırlar Destanı ile ünlü Seyid Derviş'in defterde bulunan ve  hiç bilinmeyen son dörtlüğü:

                Huriler un elediler

                Seyid helva buladılar

                Nurdan beşik belediler

                Efendim doğduğu gece

biçimindeki Hz. Muhammed'in doğumu ile ilgili ilahisi ve:

                Âlimlerin meclisine varalım

                Günahlarımıza tövbe kılalım

                Salihlerin hallerini soralım

                Ol mübarek aşure günleri

biçimindeki Aşure İlahisi dikkat çeken önemli şiirlerdendir.

                Defterde son dörtlüğü:

                Sıtkı'ya ayrılık serime düştü,

                Yine aşk deryası kaynadı coştu,

                Kâğıt alevlendi kalem tutuştu

                Yâre bir arzuhal yazmadım gitti.

diyen Zileli Sıtkı'nın bilinmeyen iki koşmasının yanında son beyiti:

                Âşık-ı şeydâ desen de Sıtkı bir bülbül heman

                Bâis-i âşk-ı hava bir bâde bir gül bir de sen

biçimindeki iki gazeli aydın bir âşık olduğunu sergilemektedir. Defterde birinin son dörtlüğü:

Ârifî'yim dinlemedin zârımı

Gece gündüz figan ettim kârımı

Yoluna verirdim bütün varımı

O kaşı kemânım hem dem olaydı

biçiminde olan Ârifî'nin iki şiiri ile: Ârifî'nin ustası olan ve son dörtlüğü:

                Ben bilirim sende sadakat yok imiş

                Senden özge dilber sevmem gülüm har imiş

                Özge yardan cüda düştüm çün yanı har imiş

                Fânî'yim sevmem gayrı yardan usandım

biçiminde olan Fânî'nin defterdeki çok sayıda bilinmeyen deyişleri dikkat çekmektedir.

                Bazı şiirleri bilinen Hulusî'nin defterdeki şah beyiti:

                Ol şahı cihan aşkı Hulusî'ye refik et

      Ahir nefesimde bana imanımı yarab

biçiminde iki gazeli Hulusî'nin aydın kimliğini sergileyen olgun deyişlerdir.

                Bir çok şiiri yöre âşıklarınca havalandırılan güçlü söyleyişlere sahip Kâtibî'nin defterde yer alan son dörtlüğü:

Ruzişeb ben hakipâyi yare minnet eylemem

Kadrü kıymet bilmeyen dildare minnet eylemem

Kâtibî der yâr için ağyare minnet eylemem

Yaktı hasret,yaktı firkat, yaktı nar şimden geru

biçimindeki Kalenderî, Zile'de şiir olgusunun ne denli üst düzeyde olduğunun kanıtlarındandır. Bir beyiti:

Usandım tatlı canımdan bu zindanda cefalardan

İlâhi sen hâlâs eyle beni bu iftiralardan

gibi semaî tarzında aruzlu şiirleri de olan Lütfî, bir beyiti:

Soran olursa eğer Çaker'in ahvalinden

Yanıp yakınır memleket hasretiyle orda

gibi güçlü ve içten söyleyişlerin yanı sıra defterde

                Âşıklar söz düzer amma

                Söylemişler hezar amma

                Dağ başında gezer amma

                Vâsıf'ın güftesi başka

diyerek şiirlerinin başka âşıklardan farklı olduğunu ileri süren Vâsıf'ın da bu dörtlükten başka son dörtlüğü:

                Aslım Kurevi'dir merciim Zile

                Kaldım dağ başında kaba Türk ile

                Kanı bir suhandan şol kadrim bile

                Vâsıf bu arada ehl-i dil amma

biçiminde bir şiiri de yer almıştır.

                Defterde, Zile'nin önemli âşıklarından Hamdî'nin bilinen bazı şiirlerinin dışında Sezaî'nin şiirlerinin yer alması

Haşim Nezihi Okay'ın Zileli âşıkların eserlerinin korunmasına, unutulmasını önlenmesine yaptığı hizmetlerin açık belgeleridir.

                Cönklerin ve defterlerin tozlu sayfalarında kalmış bilinen Zileli âşıkların bilinmeyen şiirleri ile bilinmeyen Zileli âşıkların bilinmeyen şiirlerini Türk Halk Kültürüne kazandırmanın hazzı içindeyiz.

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/yazarlar/


Bu haber 174 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum