Hikmet Boran ve 14 Mart'ta Meydana Gelen Olaylar - FAZLI KÖKSAL

Hikmet Boran ve 14 Mart'ta Meydana Gelen Olaylar - FAZLI KÖKSAL
14 Mart 2021 - 19:10

Günün Portresi: Hikmet Boran
 
Bir avuç Tıbbiyelinin İstanbul’un İngilizler tarafından işgaline karşı gerçekleştirdiği direnişi Tıp Bayramı olarak kutlarız, Sivas Kongresinde Amerikan Mandasının reddedilmesinden övünçle bahsederiz ama bu iki olayda da önemli rolü olan Kahraman Tıbbiyeli Hikmet Boran’ı yeterince tanımayız…

Hikmet Boran 1901 yılında Balıkesir'in Savaştepe bucağında dünyaya geldi. Babası, Posta-Telgraf memuru Hakkı Bey’dir.

Yükseköğrenimini İstanbul'da Tıbbiye Mektebi'nde yaptı. İstanbul’un işgale uğradığı günlerde İngiliz birliklerinin işgali altında bulunan okulda düzenlenen gösterilerde öncü rol oynadı.

1919'un Mart ayında, İstanbul'da, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, İngiliz birlikleri tarafından işgal edilmişti. İşgalcilere karşı ayaklanmak ve okulu kurtarmak için çareler arayan öğrenciler; okulun kuruluş yıldönümü olan 14 Mart'ı topluca kutlamaya karar verdiler. Tıbbiye 3. sınıf talebesi olan Hikmet Bey önderliğinde büyük bir gösteri yaparak okulun iki kulesi arasına büyük bir Türk Bayrağı asarak Tıbbiyenin Türk Milletine ait olduğunu, işgali kabullenmediklerini ilan ettiler. Tıbbiyelilerin İngiliz emperyalizmine başkaldırdığı tarih olan  14 Mart daha sonraki yıllarda  Tıp Bayramı olarak kutlanmaya başladı.

Tıbbiyeliller Sivas Kongresine temsilci göndermeye karar verdiler Yaptıkları toplantı sonucu Sivas Kongresi’ne üçüncü sınıf öğrencileri Hikmet (Boran) ve  Yusuf (Balkan) Beylerin katılmasına karar verdiler.  Ama toplanan parayla iki kişinin gönderilmesi mümkün değildi.   Bunun üzerine Yusuf Bey Sivas kongresine tıbbiyelilerin temsilci olarak Hikmet Beyin  gönderilmesini teklif etti ve arkadaşları da bu öneriyi kabul etti. Talebe Cemiyeti Reisi Kemal Bey Hikmet’in Tıp Fakültesi Talebe Cemiyeti adına gönderildiğine ait bir vesika yazıp mühürledi.

Hikmet Bey Sivas Kongresinde İsmail Fazıl Paşa’yla (Ali Fuat Cebesoy Paşa’nın babası) ve İsmail Hami Danişment Bey ile birlikte  İstanbul’u temsil eden üç delegeden birisi oldu.

Sivas Kongresi toplanmış; ancak 8 Eylül günü bazı delegeler Kongre Başkanlığına verdikleri  önergede Amerikan mandasına girilmesini teklif ermişlerdi. Bekir Sami Bey, İsmail Fazıl Paşa ve İsmail Hami Danişment yaptıkları konuşmada Amerikan mandasını savundular. Erzurum delegesi Hoca Raif Efendi ve Bursa delegesi Ahmet Nuri Bey “Mandanın aleyhinde konuştular. Vakit geçtiği için Mustafa Kemal oturumu ertesi gün açmak üzere kapattı. O gece manda tartışmaları yapılmaya devam etti. Sivas’ta Temsil Kurulu’nun kaldığı lise binasında, 9 Eylül 1919 gecesi manda konusu tartışılırken odada bulunan Tıbbiyeli Hikmet Mustafa Kemal’e mandayı reddettiğini heyecanlı bir şekilde söylemişti. Mazhar Müfit Kansu anılarında bu anı şöyle anlatır:

“…Hikmet isminde Askeri Tıbbiye talebesi ve Sivas Kongresi’nde Askeri Tıp talebesi delegesi olan bir genç, İstanbul efendi ve paşalarına vatanseverlikte, memleketçilikte, milliyetçilikte rehber ve örnek olacak ölçüde doğru düşünce, milli inan ve imanın sahibi bulunuyordu.

Bu genç de Paşa’nın odasındaydı. Sanki birdenbire ateş ve heyecan kesilmiş olarak, yüksek sesle “Paşam, murahhası bulunduğum Tıbbiyeliler beni buraya istiklal davamızı başarmak yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olursa olsun şiddetle red ve takbih ederiz. Farzı muhal, man­da fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i “vatan kurtarıcısı” değil, “vatan batırıcısı” olarak adlandırır ve tel’in ederiz,” diye bağırdı. Bu gencin yürekten kopup gelen bu sözleri karşısında hazırunun birçoğunun gözleri yaşarmıştı. Mustafa Kemal Paşa da müteheyyiç olmuştu. Heyecanlı bir sesle “Arkadaşlar gençliğe bakın, Türk milli bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin,” dedi. Sonra da Hikmet Bey’e dönerek “Evlat, müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz, ekaliyetle kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal ya ölüm!” Tıbbiyeli genç, hemen yerinden fırladı: “Var ol Paşam…” diyerek Mustafa Kemal’in elini öptü.”

Sivas Kongresi’nden sonra Hikmet Boran, yakın arkadaşı Yusuf Bey (Balkan) ile birlikte, Dr. Adnan Adıvar’ın başhekim olduğu Ankara Cebeci Askeri Hastanesi’nde, bakteriyoloji uzmanı Tabip Albay İbrahim Tali Bey (Öngören)’in başında bulunduğu laboratuvarda aşı yapımında çalıştılar. İki arkadaş, İbrahim Tali Bey’le beraber kendi üzerlerinde tifüs aşısı denenmesini, gönüllü olarak kabul ettiler.

Sıhhiye subayı olarak Büyük Taarruz’a katılan Hikmet Bey, İzmir'e giren ilk birlikte subay olarak görev aldı.

Savaş yıllarından sonra İstanbul’a dönüp tıp eğitimini tamamladı

Cumhuriyetin ilanından sonra bir gün sofra sohbetlerinde Mustafa Kemal Paşa, Hikmet beyi hatırlayarak, kendisinin bulunup milletvekili teklif edilmesini emretti. Hikmet Bey bulunamadı ve Cumhurbaşkanına yanlış bir haber olarak öldüğü bilgisi verildi.

Hikmet Boran saha sonraki yıllarda Askeri Genel Cerrah olarak ülkenin dört bir kösesinde hizmet verdi. Sarıkamış’taki görevi sırasında, kar altında mahsur kalan bir birliğe yardım etmek amacıyla gittiği arazide önce zatürre, sonrasında da tüberküloze yakalanır. 1944 yılında Çamlıca'daki sanatoryuma yatırılır.

1945 senesinde henüz 44 yaşındayken vefat eden Tabip Yarbay Hikmet Boran, askeri törenle, Karacaahmet Mezarlığı'ndaki şehitliğe defnedildi.

Oğlu ünlü sanatçı Orhan Boran, babasını son yolculuğuna uğurlarken dahi babasının milli mücadele döneminde yaptıklarını bilmiyordu.

14 Martta Meydana Gelen Olaylar

1742 - İran Şahı ve Kaçar Hanedanı'nın kurucusu Ağa Muhammed Han Kaçar doğdu

1827 - II. Mahmut döneminde, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane kuruldu.

1883 - Alman filozof ve ekonomist Karl Marx öldü

1888- Refik Halit Karay Doğdu

1887 - Romancı ve yazar Abdülhak Şinasi Hisar doğdu.

1919 -  İşgalcilere karşı ayaklanmak ve okulu kurtarmak için çareler arayan Mekteb-i Tıbbiye öğrencileri; okulun kuruluş yıldönümü olan 14 Mart'ı topluca kutlamaya karar verdiler. Tıbbiye 3. sınıf talebesi olan Hikmet Bey önderliğinde büyük bir gösteri yaparak okulun iki kulesi arasına büyük bir Türk Bayrağı astılar. O günden sonra 14 Mart Tıp Bayramı olarak kutlandı.

1919- Damat Ferit, 27 Şubat'ta askerlikten istifasını istemiş olan eski Bahriye Nazan Rauf Bey'le görüşerek istifasını geri almasını istedi. Rauf Bey, Başbakan'a atama ve askerlerle ilgili politikasının yanlışlığını hatırlattı. "Bu gidişle ordu isyan eder" dedi.

1920- İstanbul'un işgaline hazırlanan İngilizler, telgrafhaneyi kontrol ettiler. İtalyan kaynakları, yarından sonra İstanbul'un işgal edileceğini Türklere yeniden söylediler. Harbiye Bakanlığı, Başbakanlığa verdiği raporda, son günlerde durumda bir olağanüstülük bulunduğunu, işgal belirtilerinin olduğunu bildirdi. İdarenin ve askerlerin İzmir işgalinde olduğu gibi şaşırıp kalmaması için gereken tedbirlerin alınması istendi.

1921- Koçkiri olayı büyüyor: Merkez Ordusu, isyanı bastırmak için seferberlik ilan etti. Nurettin Paşa birliklere yayımladığı gizli emirde, yağma malları, fesatçı ve tahrikçileri 48 saat içinde geri vermeyenlerin isyancı sayılacağını, direnenlerin mallarına el konacağını, evlerinin yakılıp yıkılacağını bildirdi ..Nurettin Paşa, halka yayımladığı bildiride, fesat çıkaranların bunu bir Kürtlük meselesi gibi gösterebileceklerini, oysa Türklerle Kürtlerin asla birbirlerinden ayrılamayacağını, çeşitli yerlerden çok miktarda askeri kuvvet gönderildiğini, Sivas'tadivanıharp kurulduğunu, fesat çıkaranların şiddetle cezalandırılacağını, masumhalkın ise şefkatle himaye edileceğini bildirdi.

1921- İçişleri Bakanlığı, Amasya Mutasamflığı'na Merzifon'daki Amerikan Koleji'nin kapatılmasını, kitap ve ders araçlarını korumak için görevlendirecek 2 Amerikalı dışındaki diğer öğretmenlerin en hızlı bir biçimde yurt dışına çıkarılmasını emretti. 1 6 Şubat'ta kolejde yapılan aramada Pontos Kulübü ile ilgili belgeler ele geçirilmiş, 6 Rum öğretmenle 4 Ermeni tutuklanmıştı. Okul kapısı mühürlenecek ve Amerikalılar 23 Mart'ta Samsun'a sevkedileceklerdir.

1923 - Gençlerbirliği Spor Kulübü Ankara'da kuruldu.

1939 - Hatay Meclisi, Türk lirası'nı resmi para olarak kabul etti.

1980 - ABD Hava Kuvvetleri'ne ait C-130 tipi askeri nakliye uçağı, İncirlik Hava Üssü'ne iniş yaparken düştü. 18 ABD askeri öldü.

1983 - Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin kurulmasını öngören yasa tasarısı, Danışma Meclisi'nde kabul edildi.

1998 - YÖK, başörtüsü takmanın ve taktırmanın suç olduğunu açıkladı.

2000 - Naim Süleymanoğlu, Ankara'da devam ettiği idmanlarda koparmada 145 kg kaldırarak dünya rekoru kırdı.

2003 - Türkiye'nin 59'uncu Hükümeti, Siirt Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığında kuruldu.

2008 - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı.


2011 - Sunucu, yazar, eğitmen ve TRT'nin ve Türkiye’nin ilk haber spikerlerinden Jülide Gülizar vefat etti.
Bu haber 1176 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum