Türk general Ankara Zirvesi hakkında şok edici bir tahminde bulundu.
Ankara zirvesini önceki NATO zirvelerinden ayıran temel noktalar nelerdir? Donald Trump'ın zirveye katılımı NATO içindeki güç dengesini nasıl etkileyebilir? Ukrayna'daki savaşla ilgili olarak Ankara'da hangi yeni kararların alınması bekleniyor? Zirvenin sonunda en büyük sürpriz karar ne olabilir?

Emekli Türk General Yücel Karauz, Musavat.com'a konuyla ilgili açıklamalarda bulundu :
"7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek zirve, NATO tarihinin alışılagelmiş yıllık toplantılarından biri olmayacak. Resmi gündemin ana maddesi, 2025 Lahey Zirvesi'nde verilen taahhütlerin somut sonuçlara dönüştürülmesi, savunma yatırımlarının ve askeri-sanayi üretiminin artırılması ve Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesidir. Aynı zamanda zirve, Avrupa-ABD ilişkilerindeki anlaşmazlıklar, İran ve Orta Doğu'daki krizler ve Washington'un Avrupa'daki askeri taahhütlerinin geleceği gibi konuların da gölgesinde gerçekleşiyor."
Türk general ayrıca Ankara Zirvesi'ni önceki zirvelerden ayıran özelliklerden de bahsetti :
"İlk fark, "karar alma aşamasından uygulama aşamasına geçiş" evresidir. Lahey Zirvesi'nde üyeler, savunma harcamaları ve güvenlik konusunda daha yüksek taahhütlerde bulundular. Ankara toplantısının ana konusu, bu vaatlerin bütçe, silah üretimi, mühimmat stokları, hava ve füze savunma sistemleri ve muharebe hazırlığı açısından nasıl uygulanacağıdır. NATO'nun kendi sunumunda da Ankara Zirvesi'nin amacının Lahey'den bu yana kaydedilen ilerlemeyi değerlendirmek ve bir sonraki yol haritasını belirlemek olduğu belirtiliyor."
İkinci fark, NATO içindeki tehditlerin coğrafyasının genişlemesidir. Önceki zirveler ağırlıklı olarak Rusya ve Ukrayna'daki savaşa odaklanmıştı. Rusya'ya ek olarak, İran, Körfez güvenliği, Orta Doğu ve Kuzey Afrika da Ankara gündeminde daha belirgin bir yer tutuyor. Bu nedenle, Ankara Zirvesi aslında NATO'nun sadece bir Avrupa güvenlik örgütü olarak değil, aynı zamanda daha geniş jeopolitik krizlere yanıt veren bir ittifak olarak geleceğinin de bir sınavıdır.
"Üçüncü fark ise ev sahibi Türkiye'nin konumudur. Türkiye, NATO'nun güneydoğu kanadında, Karadeniz-Kafkasya-Orta Doğu üçgeninde yer almakta olup, Ukrayna'yı desteklerken Rusya ile de diyalog kanallarını sürdürmektedir. Bu bağlamda Ankara, hem askeri hem de diplomatik bir platform rolü oynayabilir."
Yücel Karauz, Donald Trump'ın varlığının zirvenin ana siyasi faktörlerinden biri olduğunu vurguladı. Generale göre, burada üç olası etki görülebilir:
"Öncelikle, Avrupa üzerindeki baskı artacak. Trump'ın temel yaklaşımı, Avrupa devletlerinin kendi güvenlikleri için daha fazla mali ve askeri sorumluluk üstlenmeleridir. Bu, NATO içinde ABD merkezli modelden ABD + daha güçlü Avrupa ayağı modeline geçişi hızlandırabilir. Zirve öncesinde Reuters'ın yaptığı bir analize göre, Avrupa müttefikleri, Washington'un taahhütlerini azaltma olasılığı karşısında daha büyük güvenlik sorumluluğu üstlenmeye hazır olduklarını göstermeye çalışacaklar."
![]()
İkinci olarak, Trump'ın liderlerle ikili diplomasiye olan tercihi, NATO'nun kolektif karar alma mekanizmasına paralel olarak, kişisel lider diplomasisinin rolünü artıracaktır. Zirve kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky ile görüşmesi planlanan Trump'ın, savaşı çözmek için diplomatik çabaları yeniden canlandırmayı hedeflediği bildiriliyor.
Üçüncüsü, Ankara, Washington-Ankara ilişkilerinde yeni askeri-siyasi müzakereler için bir platform haline gelebilir. Savunma sanayii, hava savunması ve diğer ikili konular, zirvenin resmi gündeminin dışında önemli bir rol oynayabilir."
"Ukrayna ile ilgili ne gibi kararlar bekleniyor?" sorusuna general şu şekilde yanıt verdi:
"Bana göre, Ankara'nın Ukrayna ile ilgili dört alandaki kararları daha gerçekçi görünüyor. Uzun vadeli askeri yardımın devamı, hava ve füze savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, Ukrayna savunma sanayisinin Avrupa üretim zincirlerine daha yakın entegrasyonu ve siyasi-diplomatik çözüm sürecinin canlandırılması. Burada önemli olan değişiklik, Ukrayna'nın artık sadece silah alıcısı olarak değil, aynı zamanda muharebe deneyimi ve insansız hava aracı teknolojisi sağlayan bir güvenlik ortağı olarak da hareket etmesidir. Ukrayna'nın 2026 yılı sonuna kadar 7 NATO ülkesiyle insansız hava araçları alanında anlaşmalar imzalamaya çalıştığı bildiriliyor."
General ayrıca Ankara'nın Ukrayna'nın NATO'ya hemen üye olması konusunda bir karar beklemediğini de belirtti.
"Daha gerçekçi bir senaryo, 'üyelik yerine uzun vadeli güvenlik entegrasyonu' modelidir: Ukrayna'nın silah üretimi, istihbarat, eğitim, hava savunması ve standardizasyon alanlarında NATO sistemiyle fiili yakınlaşması. Bana göre en büyük sürpriz karar, Ukrayna'ya yönelik resmi bir üyelik daveti değil. Daha gerçekçi bir sürpriz, Ankara platformunda Trump-Zelensky hattında yeni bir barış veya ateşkes diplomasisinin duyurulması olabilir. Trump'ın zirve arifesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı uzun telefon görüşmesi ve Ankara zirvesi sırasında Zelensky ile bir görüşme planlaması, Rusya ve Ukrayna'nın toprak sorunu konusundaki pozisyonları hala önemli ölçüde farklı olsa da, böyle bir olasılığı artırıyor."
İkinci şaşırtıcı seçenek ise NATO'nun güney kanadı için ayrı bir yeni güvenlik mekanizmasının oluşturulması olabilir. "İran'ı, füze ve insansız hava aracı tehdidini, Körfez enerji güvenliğini ve Doğu Akdeniz'i tek bir stratejik çerçevede bir araya getirmek, NATO'nun coğrafi önceliklerini değiştirebilir."

Yücel Karauz, son olarak Azerbaycan açısından Ankara Zirvesi'nin en önemli sonucunun, NATO'nun stratejik vizyonunda Karadeniz-Güney Kafkasya-Orta Asya ekseninin daha büyük önem kazanması olabileceğini vurguladı:
"Azerbaycan NATO üyesi değil, ancak enerji güvenliği, Orta Koridor, Hazar-Karadeniz bağlantısı ve Türkiye ile askeri-stratejik işbirliği nedeniyle yeni bölgesel güvenlik mimarisinin bir parçasıdır."
Khalida Garay
Habr-söyleşi ilk olarak Musavat.com. yayınlanmıştır.https://musavat.com/news/turkiyeli-generaldan-ankara-zirvesi-ile-bagli-sok-proqnoz_1273193.html
Yorumlar
Kalan Karakter: