Berber ve Kuaför Sözcüklerinde Dilbilgisel Cinsiyet ile Toplumsal Cinsiyet Algısı
Sinem AKYEL
Türkçe, dilbilgisel cinsiyet sistemine sahip olmayan bir dil olmasına rağmen, bazı meslek adları toplum tarafından belirli cinsiyetlerle özdeşleştirilmektedir. Bu durum, cinsiyetçi stereotiplerin yalnızca dilbilgisel yapılardan değil, kültürel ve toplumsal kabullerden de beslendiğini göstermektedir. Bu bağlamda berber ve kuaför sözcükleri dikkat çekici örnekler sunmaktadır.
Nişanyan Sözlük'e göre berber sözcüğü İtalyanca barbiere sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Etimolojik olarak ise sözcüğün Latince barba (sakal) kelimesine dayandığı görülmektedir. İtalyancada barbiere eril bir isimdir. Benzer şekilde kuaför sözcüğü de Fransızca coiffeur sözcüğünden ödünçlenmiştir ve Fransızcada eril cinsiyete sahiptir. Kadın kuaför için ise coiffeuse biçimi kullanılmaktadır.
Her iki sözcüğün de kaynak dillerinde dilbilgisel olarak eril olmasına rağmen, Türkçedeki toplumsal çağrışımlarının farklılaşması dikkat çekicidir. Türkçede berber sözcüğü çoğunlukla erkeklerin çalıştığı ve erkeklere hizmet veren bir meslek olarak algılanırken, kuaför sözcüğü daha çok kadınlara yönelik bakım hizmetleriyle ilişkilendirilmekte ve kadınlarla özdeşleştirilmektedir. Meslek adının önüne cinsiyet belirten bir sözcük getirilmesi, söz konusu mesleğin toplum tarafından varsayılan bir cinsiyetle ilişkilendirildiğini ortaya koymaktadır.
Bu örnek, Türkçedeki cinsiyet çağrışımlarının kaynak dillerdeki dilbilgisel cinsiyet sisteminden bağımsız olarak şekillendiğini göstermektedir. Kaynak dillerde her iki sözcüğün de eril olmasına rağmen Türkçede farklı toplumsal cinsiyet çağrışımlarına sahip olması, bu algının dilbilgisel özelliklerden değil, Türk toplumunun tarihsel iş bölümü, kültürel değerleri ve toplumsal cinsiyet rolleri doğrultusunda oluştuğunu düşündürmektedir. Başka bir ifadeyle, meslek adlarına yüklenen cinsiyet anlamları dilin yapısından ziyade toplumsal deneyimler ve kültürel kabuller tarafından belirlenmektedir.
Robin Lakoff'un dilin toplumsal güç ilişkilerini ve cinsiyet rollerini yansıttığı yönündeki yaklaşımı ile Deborah Tannen'ın kadın ve erkeklere ilişkin iletişim biçimlerinin ve toplumsal süreçler içerisinde öğrenildiğini savunan görüşü birlikte değerlendirildiğinde, berber ve kuaför sözcüklerinin Türkçedeki kullanımının dilbilgisel cinsiyetle değil, toplumsal cinsiyet stereotipleriyle açıklanmasının daha isabetli olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu iki sözcük, Türkçede toplumsal cinsiyet algısının dilsel anlamlandırmayı nasıl biçimlendirdiğini gösteren örnekler arasında yer almaktadır.
Kaynakça
Lakoff, R. (1975). Language and Woman's Place. Harper & Row.
Lugatim. Erişim adresi: https://lugatim.com/
Nişanyan Sözlük. Erişim adresi: https://www.nisanyansozluk.com/
Tannen, D. (1990). You Just Don't Understand: Women and Men in Conversation. William Morrow.
Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük. Erişim adresi: https://sozluk.gov.tr/
Yorumlar
Kalan Karakter: