İÇİMDEN GELEN
Yayınlanma :
17.01.2026 09:12
Güncelleme
: 17.01.2026 09:12
İçimdeki bir ses bana anlat diyor, biteviye ısrarların ardı arkası kesilmiyor, ben benden bıkmış usanmışken hatta dağarcığımdaki kelimeler beni terk ederken çılgınlaşan istek, çağlayan gürültüsüyle; acılarını, isteklerini, şikâyetlerini anlat ısrarını sürdürüyor.
Hangi isteği, derdi, şikâyeti dillendireceğimin kaygısıyla karalamalar yaparken zamanda beni hızlıca terk etme derdine düşüverdi. Sessizliğin girdabında, anaforun baş döndüren hızıyla daldan dala konarken vakit elden kayıp gittikçe telaşlanıp ‘kendine gel’ telkinini yenileyerek yola koyuldum.
Kelimelerin, cümlelerin, yorgunluklarının yüzlerinden okunduğu demlere ramak kala geçmiş ile an arasında göz korkutan boşluktan sıyrılarak zihnin ikramı bir hatıraya takılı kalan ben, kalem faaliyetinin akışına teslim olarak yürüyüp gittim.
Gördüğüm, yaşadığım, unutmak istediğim, yakamı kurtaramadığım anıyla bir yangının ortasında buluverdim kendimi. Darlandığım, nefes alıp vermekte zorlandığım saniyeyi harcarken farkına vardım, yılları da tükettiğimi.
Aldığım nefeslerin benim yıllarımı kemirdiğini geç sezdim. Gecelerin ve gündüzlerin içimdeki ateşin harlamasına değil sönmesine çalıştığını anladığımda sönmekte olanın ise ben olduğunu idrak edemedim.
Eksilmek, soluktan kopmak, geceyi gündüzü yitirmek, suskunluğun kapanında kalmak, duyarsızlığın derinleşmesi belki de bir bıkış noktasına varmak, sonraki atılacak adım olmadan bunları gündemden düşürmek kolay varılacak menzil olmaktan çıkıverir.
Kelimeler değil sessizlik konuşmaya başlayınca artık siz o sesi duymama çabalarınızı zirveye taşımaya çalışırsınız aynı benim gibi. Zihninizde taşıdıklarınız ağırlaştıkça ağır bir hal alır. Gönlünüzden geçenleri ‘ aman sende’ diyerek geçiştirmeye başlarsınız. Hal korunması gereken bir mal olarak görünür. Gür seslenişleriniz bir fısıltı olmaktan ileri gitmez.
Yorgun bedenimizin taşıdığı ruhun ebedi uykuya dalmak istemesi böyle bir tükenişin neticesi mi bilmiyorum? İzanımız; yoklukların, ıstırapların, sevinçlerin iklimlerindeki değişikliklerine ayak uyduramayışı mı bu tükeniş, anlayamadım?
İçimdeki karmaşanın çıkardığı gürültü azalsın diyorum. Kaçtığımı zannedenlerin sayısız olacağı muhakkak, oysa onların azalışı görmediklerini görüyorum. Yüreğim dirense de onun dinlenmesini de istiyorum.
İnsan hep yaşamak ister, hem de en iyisinden ama yaşayamaz. O yüzden ‘gözüm açık gitmeyeyim’ diye yakarırız. İçimizdeki ışık sönmeden şükrün keyfine varmaktır içimden gelen vesselam.
Muammer AZMAK 10.01.2026
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: