BİR ZAMANLAR MANİSA VE GÜNÜMÜZ DÜNYASI Hiç unutmuyorum: Bir zamanlar, bizim kuşağın çocukluk günlerinde, mahalle komşularımız çok kitap (Roman, öykü, masal...) okurlardı, şiir yazarlardı, uzaklara postanelerden gönderdikleri özlem dolu pembe mektuplarda duygu ve düşüncelerini yazıya dökerlerdi. Manisa Şehri’nin yedi mahallesinde yedi mahalle kahvesi bulunurdu. O kahveler, temiz yürekli, içten, yüksek kültürlü ve bilge mahalle insanlarının akşam namazlarından sonra uğradıkları kadim sohbet mekanlarıydı. Sohbetlerde; mahalle kahvesi radyosu dinlenir; günlük gazete haberleri ile tanınmış yazarların makaleleri takip edilir okunurdu. Daha sonra sıra; önce öne çıkan ülke, bölge ve şehir ile ilgili konuşmalara; ardından da evren ile birlikte yedi katmanlı ve yedi kıtalı dünyanın güncel yaşamına gelirdi. Bu bağlamda, Allah’ın yoktan yarattığı gizem dolu evrende, tahminen 14 milyar yıl önce büyük bir patlama sonucunda, ışık hızıyla, gökler, güneş, ay, yıldızların oluştuğu ve böylece dünyada insanlık hayatının başladığı anlatılırdı. Daha nice tarihsel olaylar sohbet konusu olurdu. Biz, bu sohbetleri ilgi ile dinlerken, “Ne çok şey biliyorlar?”diye düşünürdük. * Manisa’da kış ve bahar aylarında sürekli olarak yağmur yağardı; Gediz Ovası’nda Gediz Nehri ve Nif Çayı taşardı; şehrin kenar mahallerini sel basardı; nehir balıkları kenar mahalle sokaklarında yüzerdi; Spil Dağı’nın vahşi hayvanları, yiyecek bulmak için Gediz Ovası, Akpınar ile İzmir Yolu’na kadar inerdi. Bahçeli evlerin su kuyusu, çeşme, çiçek, dut ve erik ağaçlarıyla kaplı bahçelerinde, komşular arasında karşılıklı olarak nezaket kuralarına dayalı çay ve kahve sohbeti günleri yapılır ve hal hatır sorulurdu. Yollarda karşılaşan Manisalılar birbirlerine saygılı tavırlarla tebessüm ederek selam ve saygılarını sunarlardı. Konuşmalarda, söylenecek en son sözü, en başa alırlardı. Para lafı hiç edilmezdi, çünkü kabalık ve ayıp sayılırdı. Günler sanki bir masal dünyası içinde yaşanırdı. Dünyanın o günleri dönüşü olmayan bir nehir gibi akıp geçti. * Şimdi gelelim günümüz dünyasına: Dünya insanlığı “Bilgi ve Yüksek Teknoloji Çağı”na ayak bastı. Rakamlar, şifreler, kodlar, mesajlar, internet, cep telefonları, robotlar ve yapay zekalı makinalar bütün insanların günlük yaşamını işgal etmeye başladı. Bu yeni postmodern gelişmeden duygular, düşünce biçimleri, bakış açıları, anlayış, değer ölçüleri, kültür, sanat, edebiyat, felsefe, müzik ve spor büyük öiçüde etkilendi. Yakında ihtimal ki “Uzay Çağı” nın henüz bilinmeyen derinliklerinde gezegenler arası keşifler ve ilişkiler hayata geçirilecek. Ya sonrası? * İnsanlık, son yıllarda çok düşündürücü günler içinden çıkış yolları arıyor. Doğu ve Batı bloklarında yer alan küresel aktörlerin (ABD, Çİn, Rusya vd.) dikkati çeken açıklamaları dünya yazılı, sözel ve görsel basınının sürekli sıcak gündeminden çıkmıyor. Öte yandan Venezüela, Nijerya, Ukrayna, Orta Doğu, Suriye, Gazze, İran ve diğer ülkelerdeki sosyal iç karmaşa ve belirsizlikler endişe verici dramatik ve trajik boyutlara taşınıyor. En önemlisi de kritik üçüncü dünya savaşı söylentileri... * Sonuç olarak: Dünyada mevcut 195 ülkede yaşayan 8, 4 milyar insanın hayat hikayeleri, kader ve sorunları hemen hemen aynı noktalarda yaşama geçiyor. Her şey geçicidir. Sorunlar, çözüm için vardır. Bazı sosyal platformlarda ileri sürülen “Dünya hiçbir zaman ideal bir yer olmayacak tezi” doğru değildir. Yukarıda belirtilen nedenler karşısında, bilge kişilerin altını çizerek vurguladıkları gibi, dünya insanlığına, öncelikle küresel kapsamda “İnsanlaşma ve Güzel Düşünme Eğitimi” verilmesi büyük hayati önem taşımaktadır.



FACEBOOK YORUMLAR