Türk Devletleri Teşkilatı Ülkeleri ve ABD
Naci Yengin*
Ora Asya Türk Devletleri Taşkent ve Washington'da yakın zamanda iki zirve gerçekleştirdiler. Zirve bir yandan Çin ve Rusya'yı endişelendirirken öte yandan da ABD'nin Orta Asya coğrafyasında önümüzdeki süreçte atacağı adımları yeniden belirlemesinde çok etkili olacağını göstermesi bakımından büyük önem taşıyor.
Peki bundan sonra Türk devletlerinin ABD ile yapılan zirvelerle ilgili olarak Türkiye'nin tavrı ne olacak?
ABD ile temaslarını arttıran beş Orta Asya Türk devletinin aynı zamanda Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler olduğunu hatırlatmamız gerekiyor. Türk Devleteleri Teşkilatının Kafkaslar ve Orta Asya'da atacağı dengeli adımların zaman zaman Çin, Rusya ve ABD çıkarlarıyla çatışabileceği, bazı durumlarda da örtüşebileceği akıldan çıkarılmamalı.
Türk devletlerinin süreç içerisinde izleyeceği nazik dış politika stratejisi uzun vadede Türk Devletleri Teşkilatının cazibesini, güvenirliliğini, gücünü artıracak avantajları içinde barındırmaktadır.
ABD ile ortak anlaşmalar yapan Beş Türk Devleti hiçbir dış müdahaleyle karşılaşmadan bağımsız iç ve dış politika üretmek istemektedirler. Türkistan coğrafyasının bünyesinde bulundurduğu yer altı kaynakları, jeopolitik ve jeostratejik üstünlüklerin yanı sıra bir de kültürel güç ve dinamik nüfusun desteğini alan Türk devletleri bölgesel ve uluslararası örgütlerle (Türk Devletleri Teşkilatı) öncelikle bölge barışına katkı sağlayacak, ülke ve bölgelerinin refah seviyesi yükselecek, Türk devletlerinin ortaklaşa örgütlenmesi yeni bir güç-cazibe merkezinin doğmasına yardımcı olacaktır.
Türk devletlerinin Taşkent ve Washington’da gerçekleştirilen ikili görüşme ve zirvelerin ardından uluslararası kamuoyu ister istemez Türk Devletleri Teşkilatının geleceğini sorgular hale geldi.
Zira Türk Devletleri Teşkilatının 12. Zirvesi, 7 Ekim'de Azerbaycan'ın Gebele kentinde gerçekleştirilmişti. Özbekistan, Azerbaycan, Türkiye, Kazakistan ve Kırgızistan, Türkmenistan Halk Konseyi Başkanı eski Cumhurbaşkanı Berdimuhamedov ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’da zirveye katılmışlardı.
Hatta Gebele’de gerçekleştirilen zirvede Türkiye’nin çabalarıyla Ortak Türk Alfabesine geçişin sembolü olarak Abay Kunanbay’ın “Kara Sözleri” ile Cengiz Aytmatov’un “Beyaz Gemi”
eserlerinin tanıtımı yapılmış ve katılımcılara dağıtılmıştı.
Üstelik aynı zirvede Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 2026’da Azerbaycan’da Türk devletlerinin katılımıyla ortak bir askeri tatbikat gerçekleştirme teklifi yapılmış ve büyük alkış almıştı.
Şimdi Türk devletleri arasında yaşanan yeni gelişmeler ve dünyanın kaos ortamına doğru hızla süreklendiği süreçte özellikle Kafkaslar, Orta Asya ve dünya barışı için örnek ve önemli stratejik ortaklık, yeni bir blok kurulma girişimlerinin hızlandığı bir dönemde Orta Asya’da beş Türk devletinin Türkiye ve Azerbaycan’dan bağımsız olarak ABD ile işbirliğine gidiyor olmasının altında ne aranmalıdır?
Bu soruların cevaplarını ABD yönetimleri ile ortak çalışan ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Orta Asya Direktörü olarak görev yapan Dr. Eric Rudenshiold tarafından veriliyor.1
Dr. Eric Rudenshiald 12 Eylül 2025, 24 Ekim 2025 ve 21 Kasım 2025 tarihlerinde ABD, Rusya, Çin, Orta Asya Türk devletlerinin günümüz ve gelecek pozisyonlarıyla ilgili çarpıcı “Moskova'nın Hibrit Savaşı Orta Koridorda Tökezliyor”, “Orta Koridor Boyunca Orta Güçler”, “İki Zirve, Bir Dönüm Noktası: Orta Asya Güneşe Adım Atıyor” başlıkları altında makaleler yazdı. Makalelerin ana ekseninin Çin ve Rusya’nın bölgeye karşı tutumları ve bölgede uzun vadede ABD çıkarlarının hangi yönde olacağına dair olduğunu söylemeye gerek yok.
ABD’nin 2015 sonrası bölge ülkeleriyle diplomatik ilişkilerini geliştirdiği dikkate alınacak olursa Kazakistan, Kırgızistan Cumhuriyeti, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan Türk devletleriyle C5+1 şeklinde formülüze edilen diplomatik girişimlerin önümüzdeki süreçte daha da artacağını söyleyebiliriz.
Orta Asya Türk devletleriyle ABD arasında devam eden ve C5+1 diplomatik forumunun ne gibi misyona sahip olduğunu hatırlatmak gerekiyor.
Orta Asya C5+1 Devletlerinin Ortak Misyonu
C5+1, küresel zorluklara bölgesel çözümler geliştirmek amacıyla ABD ve Orta Asya ülkeleri arasındaki iş birliğini artırıyor.
C5+1 ortakları arasındaki iş birliği çabaları, adil ve karşılıklı ekonomik ortaklıklar, artan enerji güvenliği ve güç yoluyla barışın teşvik edilmesi yoluyla ABD ve Orta Asya için karşılıklı refah sağlamayı amaçlamaktadır.
C5+1 çalışma grupları, ekonomi, enerji ve güvenlik olmak üzere üç temel etkileşim alanını desteklemektedir. C5+1 Kritik Mineraller Diyaloğu, jeolojik keşif ve araştırma, madencilik ve işleme yatırım fırsatları ve kritik mineral tedarik zincirleri konularında ABD-Orta Asya iş birliğini genişletmek için çalışmaktadır.2
C5+1 Misyonun amaçları ve ortak hedefleriyle Türk Devletleri Teşkilatının amaç ve hedefleri çoğu yerde paralellik arzetse de sonuçta ABD’nin Rusya ve Çin’in bölgede enerji, ekonomik, ticaret, jeopolitik ve jeostratejik avantajlarını en aza indirmek istediği aşikardır.
Türk devletlerinin bölge ve dünyada yaşanana gelişmelerin farkında olduklarından şüphe yoktur. Çin, ABD ve Rusya arasında yaşanan bölgesel ve uluslararası çatışmalardan kendilerini koruyabilmek amacıyla farklı dış politika açılımları içine girmeleri ilk akla gelen seçeneklerdendir.
ABD, Çin ve Rusya’nın dünyaya bakış açıları ve milletlerarası ilişkileri devam ettirme yöntemleri sadece ekonomik, ticari, siyasi hakimiyet alanlarını genişletmek, güçlendirmek olduğu için Türk devletlerinin yakın vadede Çin ABD arasında yaşanma ihtimali bulunan çekişme ve güç gösterisi krizinden en zararla nasıl çıkabileceklerini öngörmeleri ve bu öngörü doğrultusunda Türk Devletleri Teşkilatının çalışmalarına ağırlık vermeleri beklenmeldiir.
*TARSAM (Türk Dünyası Tarih Stratejik Araştırmalar Merkezi); [email protected]
1Eric Rudenshiold, “İki Zirve, Bir Dönüm Noktası: Orta Asya Güneşe Adım Atıyor”, 212 Kasım 2025,https://nationalinterest.org/blog/silk-road-rivalries/two-summits-one-pivot-central-asia-steps-into-the-sun
2https://www.state.gov/c51




FACEBOOK YORUMLAR