Bir opera veya müzikli sahne eseri için Ergenekon Destanı’nın çok elverişli olduğunu sık sık tekrarlıyorum. Birkaç kez de yazdım. Böyle bir müzikli eser için elbette bir metin gerekli. Batılıların libretto dedikleri var ya işte o. Ama biz yine metin diyelim.
Müzikli sahne eseri metinlerinin manzum olması tercih edilir. Uluslararası ün kazanmış opera sanatçılarımız metinleri İtalyanca olan operaları başarılı bir biçimde oynuyorlar. Metnin yabancı dilde olması yadırganmıyor. Ergenekon operasının metni de pekâlâ kendi döneminin diliyle olabilir. İşte bir örnek:
Ol erser bir tepiz yirte / Urı ogul kısılmış tarta / On yaşar bala ermiş ol / Orulmış bodı kaç kata. Meğer bir sazlık yerde / Erkek çocuk sıkışmış darda / On yaşında bala imiş o / Kesilmiş bedeni kaç yerde.)
Birkaç dörtlük daha:
Kesilmiş iki adakı / kedrilmiş kolı bileki / kemşilmiş tört yanka / Kençiŋ eti keseki (Kesilmiş iki ayağı / Parçalanmış kolu bileği / Atılmış dört bir yana / Çocuğun eti keseği.)
Taŋsuk ış boltı ol ödün / Tarıltı bulıt açıltı kün / Tarmak belgürti ol yirte / Taŋ tuŋ etdi kopdı ün (Şaşırtıcı iş oldu o an / Dağıldı bulut açıldı gün / Bir pençe belirdi orada / Tan tun etti, koptu ün.)
Taŋ taŋ ne taŋ Teŋrim e / Taŋladı teŋrim yirim e / Taŋa kaltı arkar keyik / Takı kat takı üzüm e (Hayret hayret ey Tanrım / Şaşırdı göğüm ve yerim / Şaşakaldı dağ keçisi, yırtıcı / Şaşırdı yemişim üzümlerim.)
Tenin oguluŋ kötüre / Teŋdi böri kaş köz ara / Tepretip kara yirig katıg / Teŋrike örti bulıt yara (Bedenini çocuğun kaldırıp / Yükseldi kurt göz kapayıp / Depretip kara yeri sertçe / Havalandı bulutları yarıp.)
Başlangıç için bu kadar yeter. Yetmiş yere yetmiş körüğün kurulup demir dağın eritilmesiyle ilgili birkaç bölüm daha yazabilirim. Diğer bölümler benim Kara Kam – Türk Bitig kitabımın 290-303. sayfaları arasında var.
Destanın sonları tam bir emek türküsüdür, metin hareketlenir:
Buyruk kelür / Işlar körük / Bulganur köz / Işlanur Türük / Yüz köz kara / Isınur kömür / YörlürKörükler, alevler, islenmiş alınlardan ve pazılardan süzülen terler, Kor olup eriyen demir dağlar!… yürek / Isınur tamır / Isınur temir (Buyruk gelir / İşler körük / Bulanır gözler / İslenir Türkler / Yüz göz kara / Isınır kömür / Çözülür yürek / Isınır damar / Isınır demir.)
Es es, es körük / Em em, em yilig / Bas bas, bas yilig / Yaldırazun ot / Yakzun temirig (Es es, es körük / Em em, em yeli / Bas bas, bas yeli / Parlasın ateş / Yaksın demiri.)
Ay ay alışzun kömür / Ay ay tutuşzun tamır / Ay ay yanışzun temir / Ay ay erişzün temir (Hay hay! Tutuşsun kömür / Hay hay! Tutuşsun damar / Hay hay! Yansın demir / Hay hay! Erisin demir.)
Eridi temir akdı ot / Egrilti temir boltı üt / Emgeki Türküŋ ıduk ol / Erdem birle kelti kut (Eridi demir aktı ateş / Eğrildi demir açıldı geçiş / Emeği Türk’ün kutsaldır / Erdemle geldi kutlu iş.)
Op op Türüküm op op / Üp üp körüküm üp üp / Yal yal yalınım yal yal / Yan yan temirim yan yan (Op op Türk’üm op op / Üp üp körüğüm üp üp / Alevlen ateşim alevlen / Yan yan demirim yan yan.)
Körükler, alevler, islenmiş alınlardan ve pazılardan süzülen terler, Kor olup eriyen demir dağlar!




FACEBOOK YORUMLAR