Volkan Yaşar BERBER

Volkan Yaşar BERBER

[email protected]

VI. MEHMET VAHDETTİN VE ÇARESİZLİK

10 Mayıs 2021 - 00:21

VI. MEHMET VAHDETTİN VE ÇARESİZLİK

                İktidardakilerin kendi aralarındaki çıkar kavgaları arasında dış mihraklarla baş başa bırakılarak cenk vermeye çalışan en bahtsız padişah olarak anılması yersiz değildir. VI. Mehmet Vahdettin'in zamane düşmanlarımızla bağdaşmasının tek müsbet eseri İstanbul kütüphanelerinde, müzelerinde ve saraylarında kıymetleri telaffuz edilemeyecek kadar fazla hazinelerimizin, her türlü tecavüzden çekinmeyecek olan düşmanlar tarafından yapma-talan edilmesini önlemek olmuştur. 2-3 Ekim 1918 tarihinde İttihat ve Terakki fırkasının ileri gelenlerinin yurtdışına kaçmasıyla  8 Kasım Ahmet İzzet Paşa kabinesinin istifasıyla Tevfik Paşa kabinesi kurulur ki dört gün sonra İşgal güçleri filoları İstanbul limanına gelirler. VI. M. Vahdettin Han 21 Aralık Meclisi Mebusanı feshederek peşine 12 Ocak 1919 tarihinde Tevfik Paşa kabinesi istifa ederek, yeni kabinenin Tevfik paşa tarafından kurulması sağlanmıştır. 8 Şubat 1919'da Müttefiklerin Balkan orduları başkumandanı Fransız Generali Franchet d'Esperey'den bir fatih kurgusuyla İstanbul'a zafer alayı yaparak girmesi sahih kaynaklarca sabit olduğu gibi zamane İstanbul'un Rum ve Ermeni ekalliyetlerinin kepazece karşılamalarının yanında Türklere ve Türk bayrağına ve Türkü temsil eden her şeye en küstah hakaret ve tecavüzlerin yapıldığı bir an idi maalesef.

                  14-15 Mayıs gecesi, İzmir'de Yunan işgalini haber alan vatanseverlerin toplanmasıyla ''reddi ilhak'' prensiplerinin kabulüyle ertesi günü Damad Ferid Paşa kabinesinin istifasıyla yeniden Damad Ferid Paşa tarafından kabine kurulması sağlanmışsa da VI. M Vahdettin Han yeni çekişmeler, kavgaların ortasında kalmıştı. 1919 Kasım'ında İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiserliği T.B.Hohler tarafından İngiliz Dışişlerine çekilen telgraf içeriği endişelendirici idi ki şöyledir.'' Barıştan sonra Türk İmparatorluğu Küçük Asya'dan yontulacak Arabistan, Suriye, Mezopotamya, Trakya ve adalar bir başka yönetime geçecektir...Wilson uygulanması durumunda doğuda ve batıda Kürt ve Ermeni devletleri kurulacak, Padişahın bir anlaşmanın ilk iki sahifesini dolduran tantanalı ünvanları sona erecek, müphem bir dini liderliğin belirsiz ünvanını taşıyan önemsiz bir yerel idareci haline gelecektir...!''

                 Tarih  boyunca sempati beslediğimiz Fransızlar dahi aşağılayıcı yeni ibarelere başlamışlardı ki bitkilere büyük zarar veren bir kurt çeşidine ''Türk'' adını vermişlerdir. Hatta ki perçin kıskacına da şamar oğlanı manasına gelen ''Türk kafası'' adını vermişlerdir. VI. M. Vahdettin tüm bu duyumlar ve endişeler icabında Saray muhafızlarını arttırarak, koridorlara nöbetçiler yerleştirildi, sarayın tüm giriş ve çıkışlarında çok sayıda ajan yer aldı ki hatta ki Hanedan'ın Konya ya geçerek güvenliği dahi önerilmiştir. Sultan, İstanbul'dan katiyen ayrılmayacağını defalarca beyan etmişlerdir.

                Araştırmacı Yazar-Tarihçi
                        Volkan Yaşar BERBER


 

Bu yazı 353 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum