Volkan Yaşar BERBER

Volkan Yaşar BERBER

[email protected]

TÜRK VE İSLAM ALEYHTARLARI

04 Nisan 2021 - 12:13

TÜRK VE İSLAM ALEYHTARLARI

Geçmiş zamanımızda olduğu gibi zamanımızda Türk ve İslam aleyhtarlığını dile getiremezse de dolaylı olarak mani olmaya çalışan eskiye nazaran azınlık kalınsa da halen varlığını sürdüren aramızda kurum, enstitü, cemiyet ve şahıslar olduğu vukuudur. Mamafih İnsanlar yaptıkları veya yapacakları her işten öncelikle maddi beklenti içerisine girmişler ki manevi değerlerimiz maalesef ikinci hatta üçüncü safta kalmıştır. Çıkarlarımız çıkmazlarımız olmuş maalesef. Ecdadlarımız bunun mücadelesini geçmişte çok yaşayarak zamanımıza yaşanmış olayları neşr ettirerek sunmuşlardır.

            Her fırsatta İslam ve Türk aleyhtarı, Osmanlı düşmanı kampanyalar sürdüre gelen Batı devletlerinden Fransız yazar Vickonte Henri de Bornier'in (1825-1901) neşr ettiği ''Muhammed'' adlı 1800 mısralık iftira, fitne ve yalanlarla dolu bir piyesin Fransa, İngiltere ve ABD 'de oynatılması girişimleri karşısında II. Abdülhamid'in direktifleriyle Osmanlı devletinin ültimatom niteliği taşıyan hamlesiyle engelleme faaliyetleri derhal başlatılmıştı. Osmanlı Hariciye Nezaretinde ''Hz. Muhammed Aleyhisselatü vesselam hazretlerinin nam-ı kudsiyelerine karşı tertip olunan oyuna dair'' başlığı ile bu konudaki engelleme yazışmaları saklı kalmıştır. Borneir'in İslam düşmanlığını içeren ''Roland'ın Kızı'' adlı piyesi de vardı ki zamane Paris sefirimiz Esad Paşa'nın teşebbüsleriyle kısmi değişiklerle sunulmuştu ki II. Abdülhamid buna dahi rıza göstermemişti. Fransız Büyükelçisi Kont Montebella'ya yapılan diplomatik girişimlerle ''Muhammed'' isimli piyes engellenmiştir.

              İngiltere ve Rusya'nın 1881 yıllarında Ortadoğu birlikteliği yanında Ermenilere verilen üstün desteklerine II. Abdülhamid han tepki göstererek 1885 senesinde İngiltere politikasına yalnız ABD destek çıkar olmuştu. 1886 senesinde İngiltere'nin politikasına şiddetle muhalif olan Almanya ve Avusturya'nın da tepkisiyle İngilizlerin, ermeni yanlısı politikaları pasife düşürülmüş oldu. 1892 senesinde İngiltere de hazırlanan bir piyeste ''Osmanlı Padişahı'' ünvanıyla bir oyuncu Osmanlı sultanlarını tahrik ve rencide etmektedir ki mevzuu derhal haberdar alınarak Londra sefirimiz tarafından İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Rosebury nezdinde protesto edilerek ''Osmanlı Padişahı adının, hem de bunu ima edebilecek herşeyin zikreden oyundan çıkarılması için gerekli tedbirler alınmıştı.'' Osmanlı yönetiminin zamanlı girişimleri ve diplomatik başarısı sonucu, 1895 Sasun olayı ve Doğu Anadolu'daki diğer Ermeni hadiseleri sonunda bütün Batılı devletler gibi, İngiltere hükümeti'de ''İsyanları Ermeni komitacılarının çıkardığı ve katliamlardan da onların sorumlu olduğunu'' resmen kabul etmişti.

        3 Eylül 1892 tarihinde ABD, Newyork'da Osmanlı'nın dini ve milli hassasiyetini rencide ve tahrik eden üzücü bir olay daha yaşanmıştır ki, Çerkes Hacı Mustafa, Kasımpaşalı Ali Hasan ve Suriye Hıristiyanlarından olup, Mısırda ticaret eden Molla adlı üç şahıs , gösteri mahiyetinde zikr etmeleri için Anadolu'dan dervişleri getirtip sonrasında ortaklar arasındaki ihtilaf dolayısıyla mağdur ve mahcup bıraktıkları gibi dervişler Türk konsolosluğuna şikayetlerini belirtirler, bu mevzuu umumi haber edilmiştir ki bunları bu harekete teşvik eden Tevfik Paşa'nın sefareti zamanında New York'a gelen Ferhat İzzet adlı sonrasında hıristiyanlığı seçip Amerikan tebaaiyetine geçerek İslam ve Türk aleyhtarlığı yapan bedbahttır.

             II. Abdülhamid dönemi evveli ve sonrası daim Batı dünyası Türk ve İslam değerlerine, coğrafyasına zamanımızdaki gibi politik, siyasal, kültürel saldırılarına devam etmişlerdir. Osmanlının bu tür hadiselere açık ve kararlı tepki göstermesi şahane olmakla beraber bunun sürdüre gelmesinden yanayım. Eskilerin mühim bir sözü ''Kara keçe ak olmaz, eski düşmandan dost olmaz'' unutmamak unutturulmamak temennilerimle.

Araştırmacı Yazar-Tarihçi
Volkan Yaşar Berber

 

Bu yazı 2200 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum