Volkan Yaşar BERBER

Volkan Yaşar BERBER


SAHİP KIRAN TİMUR HAN

16 Mart 2020 - 17:44 - Güncelleme: 09 Nisan 2020 - 20:12

SAHİP KIRAN TİMUR HAN

Tarihin büyük isimlerinden anılan Timur Han, Türk ve İslam dünyasının cihangirlerinden olup, Babası Moğol Barlas Aşireti reislerinden Emir Turagay, annesi Tekine  Hatundur. Semerkand yakınlarında Keş  kasabasında 1336 senesinde  doğmuştur.  Bazı kaynaklarca Moğol desteğini alabilmek için soyağacını Moğol Hanedanından hazırlattığı neşr edilmektedir ki mamafih aslen Türk olduğuna dair birçok kaynaklarda bulunmaktadır. Gürkan ailesinin Cengiz Han soyundan varsayımları yanında Timur soyundan Babur’un Hindistan’da kurduğu imparatorluğu ‘’Moğol’’ olarak neşr eden çelişkili kaynaklarda bulunmaktadır. Elbet tarihte maalesef bilgi kirliliği her daim olmuştur. Babası Emir Turagay zamanın büyük evliyası Emir Külal hazretlerinin talebesi olup salih bir Müslümandı. Timur Han’ın Müslümanlığı kabulünde bir başka sebep ise Müslümanların geçici olarak Moğol İmparatorluğu’nun zirvelerine ve Çin yönetimine kadar yüksek mevkilere erişmesinde de büyük rol oynamasıdır.

Timur Han yaşantısı sürekli gergin ve çatışmalı geçtiği ve de bir baskında ayağından kalıcı yaralanarak ‘’Aksak Timur’’ olarak da anılmıştır. Barlas oymağı reisi öz amcası Hacı Barlas tarafından 1356 senesinde Çağatayların Semerkand emiri Kazgan Han’ın emrine verilerek subaylığa yükseltilmiş ve Kazgan Han’ın torunu Olcay Türkan’la 1358 senesinde evlenir. Çağatay Hanı Bayan Kuli Han 1358’de ölümüyle emirler arası çatışmada Kazgan Han öldürülünce yerine geçen oğlu Mir Abdullah yani Kayınpederiyle ihtilafa düşerek kayınbiraderi Herat Emiri Hüseyin’in yanına yerleşir. Babası Gürkan obası başbuğlarından idi ölümüyle beraber emirler  arasında büyük siyasi çekişmeler baş göstermesiyle siyasete erkenden atılır ki bu arada bundan istifade Doğu Türkistan hükümdarı Tuğluk Timur’un 1360’da  Maveraünnehr’i  feth etmesiyle birlikte Timur istenç olarak yönetimi altına girerek Maveraünnehr yönetimi kendisine verilir lakin Amcasının da 1361’de öldürülmesiyle Tuğluk Timur Maveraünnehr yönetimine oğlu İlyas Hocayı getirterek Timur’u Barlas oymağı başına getirir bunun üzerine Belh kentine çekilmiş kayınbiraderinin safhasına katılarak 1.000 atlıdan oluşan savaşçı birliğiyle birçok seferlere katılılarak nam salar.

Tuğluk Timur 1364 senesinde ölümüyle yerine tahta geçen oğlu İlyas Hocaya savaş açarak Semerkand’a girer ki ertesi sene İlyas Hoca büyük bir orduyla geri gelerek Timur’u Belh yöresine Emir Hüseyin’i ise Hindistan’a kadar kovalar. Duglat emiri Kamerettin İlyas Hocayı 1366’da öldürmesiyle Emir Hüseyin ve Timur tekrar Semerkand’a girerek yeni kurdukları Devlet düzenindeki birbirleriyle anlaşmazlık sebebiyle ihtilafa düşerler mamafih Timur gizlice Emir Hüseyin’in emirleriyle anlaşarak onları kendi safına ikna eder.  Timur’un  1370 senesinde Emir Hüseyin ile birçok kez şiddetli tartışmalar yaşamasıyla beraber Kunduz savaşıyla 1369’da tutsak aldığı Emir Hüseyin’i öldürtür. Belh’de toplanan kurultayda kendisine  ‘’Sahip Kıran’’ ve ‘’Ulus Beyi’’  ünvanları verilerek 1370 senesinde Cengiz yasasına uygun devlet düzeni kurarak Keş şehrini merkezi alarak Timur Devletinin egemenliğini ilan eder. Semerkand’a yönelerek tahta çıkarak yedi sene içerisinde İran’ı feth ede ve geniş sınırları kapsayan savaşçı ruhuyla yeni bir sayfa açar.

Toplumlar her şeyden evvel kendilerinde, geçmişleri ve zengin geleneklerinden gelen iradeyle yapılanmalarını yönlendirecek birincil itici gücü sarf edebilecek karakterleri bulabiliyorlar. Kanunlaştırdığı düsturlarla savaş tekniklerinde ustalaşmış olan Timur Han, siyasi, İktisadi ve askeri alanda düşmanlarının açıklıklarını iyi hesap edebilen çalışma arkadaşlarıyla birçok ülkeleri stratejik feth etmiştir. Yirmi yedi ülkenin hakanı olan Timur Han yapabildiklerinin başarısını on iki maddeyle vasiyet etmiştir.

1- Allahü Teala’nın (c.c) dinini ve Hazret-i Muhammed’in şeriatını dünyaya yaymaya esas edindim. Her zaman her yerde İslamiyeti tuttum.

2- Etrafımda olan adamları 12’ye ayırdım. Gerek ülkeler fethi ve gerekse fethettiğim ülkeleri idarede bunların bazısı bana kolları, bazıları meşveretleriyle yardım ettiler. Bunların ikbalinin artması için istihdam ettim. Bunlar sarayımın süsüydüler.

3- Düşman ordularını mağlup ve eyaletler feth etmekte  alimler ve emirler istişare ettim. Hükümet idaresinde yumuşaklık, insaniyet ve sabırla hareket ettim. Hiç meşgul olmuyor gibi görünürken her şeyi basiretim altında bulundurdum.

4- Hükümet idaresinde kanunlara riayet ve intizam o dereceydi ki vezirler, emirler, askerler ve halk bir üst sınıfa çıkmak için can atar halde değildi. Her biri bulunduğu sınıftan memnun olarak vazifesini yapardı.

5- Zabit ve askerlerime cesaret vermek için altın ve cevahir sarfından çekinmezdim. Onları soframa oturttum. Böyle kıymetli bazuların ve cengaverlerimin yardımıyla yirmi yedi imparatorluğun hükümdarı oldum.

6- Adalet ve tarafsızlıkla Allah kullarının hep iyiliğini istedim ve onların teveccühünü kazandım.

7- Seyyitlere, ulemaya, fukahaya ve tarihçilere mümtaz muamele ettim. İyi ve cesur adamlar benim dostlarımda. Ulemayla sıkı münasebette bulundum. Bunlarla istişare ettim. Bunların  hayır duaları bana zaferler temin etti.  Derviş ve fakihleri himaye ettim. Bunlara zerre kadar fenalık etmemeye çalıştım ve hiçbir taleplerini reddetmedim. Başkası aleyhinde söyleyenleri sarayımdan kovdum. Bunların sözlerine ve iftiralarına hiç ehemmiyet vermedim.

8- Her teşebbüsümü başarmak sebatkar idim. Bir projeyi bir kere kabul ettim mi artık bütün zihnim onunla meşgul olurdu. Onu muvaffakiyetle başarmadıkça asla terk etmedim. Hiçbir vakit halim , söylediğim sözlere aykırı olmadı.

9- Halkın haline vakıf idim. Büyüklere kardeşim, küçüklere çocuklarım gibi muamele ettim. Her eyalet ve her şehrin ahalisinin durumuna ve seciyesine göre adetler edindim.

10- Bir kabile veya bir Arap, bir Acem göçebesi bayrağım altına girmeyi dileyince beylerini şerefle, diğer adamlarını mevkilerine göre itibarla kabul ettim. İyilere iyilikle muamele ettim be kötülere fenalıklarını iade ettim.

11- Oğul, torun, dost, müttefik benimle bağlantısı olan herkes iyiliğimden nasibdar oldu. İkbal ve saadetimin parlaklığı ve yüksekliği hiç kimseyi unutmaya sebep olmadı.

12- Gerek leh, gerek aleyhte hareket etsinler, her zaman askerlere hürmet ettim. Sürekli bir saadeti, çabucak kayboluveren şeye, üstün tutan adamlara teşekkür etmek borçtur. Onla r cihada koşuyor ve hayatlarını feda ediyorlar.

Timur Han, Allah’ın dinini yaymak , birliğini temin edebilmek için İslam ülkeleri hükümdarlarına tebliğler gönderterek kendisine itaat etmelerini istedi. İlme, alimlere ve Allah dostlarına kıymet vererek Müslümanların güvenini kazanmıştır. Halen Ahmet Yesevi türbesine hediye ettiği iki ton ağırlığındaki kazan günümüze kadar korunabilmiştir. Zamanında Şah-ı Nakşibend Behaeddin-i Buhari, Seyyid Şerif Cürcani, Sa’deddin Teftazani gibi derin alimler yetişmiştir. İslamiyeti yıkmak, müslümanları doğru yoldan saptırmak isteyenleri şiddetle cezalandırırdı. Otuz beş senelik hükümdarlığı neticesinde Çin’e ve Delhi’ye kadar tüm Asya’yıve Anadolu’yu islamla şereflendirdi. Bilhassa Semerkand şehrinde bir çok sanat eserleri inşa ettirerek Tüzükat-ı Timur adıyla kanunlar çıkardı ve kendi tarihini yazdı.

Volkan Yaşar Berber

Araştırmacı Yazar ve Tarihçi

           

Bu yazı 1435 defa okunmuştur.