Volkan Yaşar BERBER

Volkan Yaşar BERBER

[email protected]

OSMANLIDA HOŞGÖRÜ

13 Kasım 2021 - 21:39

OSMANLIDA HOŞGÖRÜ

        Osmanlı Devletinde daima esirlere hoşgörü ve saygıyla yaklaşılıp fikir ve düşüncelerine ehemmiyet gösterilmiştir. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde, Esirlerin en temel hakları Lahey Konferansı kararları ve Esir Talimatnamesi şartlarınca gözetilmekte idi. Geçmişte olduğu gibi Osmanlılar esirlerine zulüm yapmadıkları gibi daha da şartlarının iyileştirilmesi için çaba sarf etmişlerdir. I. Dünya Savaşı zamanında İtilaf Devletleri esirlerini açık tel örgüler içerisinde üst üste alt alta tutmakta olup, halktan uzak mekanlarda yer alıp, esirlerin psikolojisini de bozmaktaydı bu durum, oysaki  Osmanlı Devleti kapalı kamu binalarında veya muhtelif korunaklı büyük binalarda esirlerini tutmakla birlikte bu yerleşkeleri halkın iç içe bulunduğu yerlerde bina ederlerdi. Hatta ki muhtelif arşivlerimizin muhtelif vesikalarında da anlaşılacağı gibi esirlerin halk içinde dolaşmalarına dahi izin verildiği kaynaklarca sahihdir.

        Osmanlı arşivlerinde sahih ve açık beyanatla ispatlanmış olan esirlerin çalışma şartlarını ortaya koyarak, Bursa Üsera 'esirler' Garnizonunu gezen Kızılhaç heyetinin esirlerin çalıştırıldıkları ortamı gördükten sonra yazdıkları bir rapor, şöyleki; ''Bursa Üsera Garnizonunda bulunan belli sayıda Rus esir, on kilometrelik bir arazi üzerinde Bursa Ovasının bir kısmını kuşatan Nilüferdere akarsu yatağını değiştirmek için bir kanal çalışması yapmaktaydı. Zemini yumuşak olan ve çalışması kolay olan toprağı verimli bir köyde günde bir buçuk saatlik bir molayla beraber sadece altı saat çalışıyorlardı. Çalışan esirler, lojman olarak hijyen açısından her türlü garantiyi taşıyan ve Avrupalı mühendisler tarafından çok sağlam bir şekilde yapılmış çok özel ahşap barakalarda yatıyorlardı. Şantiyede verilen yemekler çalışmayanlara verilenlerle aynıydı. Yaralı veya güçsüz olanlar çalışmak zorunda değildi. Başlangıçta Hintlilerin çalıştırılması düşünülmüş ama daha sonra, elverişsiz durumlarından dolayı bundan hemen vazgeçilmişti. İşçiler cuma günleri pazara ve camilere gidiyor ve elbiselerini de perşembe günleri temizliyorlardı. Günlük kazançları ise sekiz ile on piastre arasında değişiyor ve alınan ücretin yarısı Emanet Komisyonu için kesiliyordu. Şantiye Bursa'ya arabayla iki saat uzaklıktaydı.'' ifadeleri tutsakların şartlarını anlatıyordu.

       Osmanlı hükümeti ile ittifak devletleri arasında aracı mahiyetindeki, Amerikan sefareti yetkililerince daima denetim ve gözetim altında da tutulmaktaydı. Esaret altındaki Türk askerlerinin durumlarıyla yakından ilgilenen Harbiye Nezareti, Amerikan sefareti aracılığıyla karşı tarafın sefaretine derhal ültimatom gönderdiği kaynaklarca sahihtir. Osmanlı hükümeti dini vecibelerini yerine getirebilmeleri için özen ve önem verdiği hatta ki Eskişehir garnizonunda bulunan Müslüman ve Brahman Hinduların dini gereksinimlerini rahat ve özgürce istedikleri ölçüde gerçekleştirmelerinden övgü ile bahsetmişlerdir ki tarafsız Kızılhaç heyetince de onaylanmıştır. İstanbul ve İzmir2e sevk edilen savaş esirlerinin sevk ve iaşe masrafları Osmanlı Devleti tarafından karşılanacağı için Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası esirlerin sevk ve iaşe masrafları için illere havale gönderilmiştir.

Araştırmacı Yazar-Tarihçi
Volkan Yaşar Berber

 

Bu yazı 144 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum