Prof. Dr. Tuncer GÜLENSOY

Prof. Dr. Tuncer GÜLENSOY

[email protected]

"TIBB-I NEBEVÎ" (PEYGAMBER TIBBI) ADLI  ESERDEKİ SAĞLIK BİLGİLERİ ÜZERİNE

17 Aralık 2020 - 13:20 - Güncelleme: 17 Aralık 2020 - 14:16

TIBB-I NEBEVΔ (PEYGAMBER TIBBI) ADLI  ESERDEKİ
SAĞLIK BİLGİLERİ ÜZERİNE
 
                                      Prof. Dr. Tuncer GÜLENSOY

               İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in sağlığında hastalığa karşı kullandığı bazı otlar, sebzeler, meyveler, sütler (sığır sütü,  eşek sütü, at sütü, deve sütü), tereyağı, kaymak ile bazı meyve ve sebzeler hakkında verdiği bilgiler ve râviler (rivâyet edenler: Abdullah bin Mes’ud, Ebû Hüreyre, Ebû Sa’îd-Huzrî, Üsâme bin Zeyd, İbni Abbas, Harb bin Meymûn, Câbir, Ebû Derdâ, Câbir bin Abdullah, Hilâl bin Yesâr, Zeyd bin Eslem, Mücâhid, Amru ibni Şu’ayb, Ümm-i ‘Atiyye, Ümm-i Selim, Enes bin Mâlik, Ebu Dedâ, Süveyd bin Târık, ‘Âyişe, Hâfız Ebû Na’îm, …vb ları)  tarafından aktarılan bilgiler, Hâfız-Ebû Na’îm tarafından derlenip  bir araya getirilerek Arapça olarak yazılmış; XV. Yüz yılda Germiyanoğlu ve Kütahya’da kadılık yapan Türk yazarlarından Ahmed-i Dâ’î (Ahmed bin İbrâhîm bin Muhammede’l-Ma’rûfu bi’d-DÂ’Î) tarafından Türkçeye tercüme edilmiş ve Umur bin TEMÜRTAŞ’a  takdim edilmiştir. Ahmed-i Dâ’î, 1410’da Germiyanoğlu emiri Emir Süleyman Çelebi’nin öldürülmesi üzerine, Çelebi Mehmed’in himâyesine girmiş, Çelebi Mehmed’in oğlu Murad’a hocalık yapmak üzere Sarayda görevlendirlimiştir.

             Ahmed-i Dâ’î’nin “Tıbb-ı Nebevî”den başka: 1) Tercüme-i Tefsîr-i Ebü’l-Leys es-SemerkandÎ; 2) Miftahü’l-Cenne; 3) Tercüme-i Kitâbü’l-Ta’bir-nâme; 4) Tercüme-i Eşkâl-i Nasîr-i Tûsî; 5) Teressül; 6) Tercüme-i Tezkiretü’l-Evliyâ; 7) Vesîletü’l-Mülûk fi ehlî’s-sülûk; 8) Farsça Divân; 9) Türkçe Divân; 10) Ukudü’l-Cevâhir; 11) Camasb-nâme; 12) Çeng-nâme; 13) Vasiyyet-i Nûşirevân-ı Âdil be-Pusereş Hürmüz-i Tâcdâr.

                                                                  *****

             Tıbb-ı Nebevî’de, tedavi için kullanılan ilâçlar genellikle “ot”lardan yapılımaktadır. Tedavi için kullanılan “deve sütü”, “eşek sütü” gibi sütleri içmenin  vücuda yararlı olduğu Hz. Peygamber tarafından beyan edilmiştir.

             Aşağıda madde başlarında adları belitilen konular ya Hz. Peygamber ya da ondan rivâyet eden kişilerin anlatıkları üzerinde durulmuştur. Maddeler alfabetik olarak değil, konuya göre ele alınmıştır. Eserde dua, efsun ve dağlama ile yapılan tedaviler de yer almaktaysa da burada verilmemiştir.

                                                              *****

             SU, içilir şeylerin üstünü ve daha faydalısıdır; bedenin rutubetini korur. Bütün şeyler sudan yaratılmıştır. İçecek şeylerin dünyada ve âhirette su’dur. Suyu süze süze içmek sindirici olur, hem de faydası vardır. Suyu içtiğinizde süze süze için; yarılaya yarılaya içmeyin ki ciğer ağrısı getirir ve tutkunluk yapar.

            EŞEK SÜTÜ için ruhsat vardır ve onunla devâ edinmek câizdir.
            SIĞIR SÜTÜ, sığırın sütü ve yağı devadır. Fakat etinden sakının ki eziyettir.
            KOYUN SÜTÜ, yağlıdır, suyla karıştırıp içtikleri zaman baş ağrısına devâ olur.
            DEVE SÜTÜ, karın ağrısına fayda verir ve yaramaz suların zararını giderir; sıtmaya iyi gelir.
            AT SÜTÜ, “Câbir, ‘Peygamber zamanında at sütü içerdik ve at eti yerdik.” diye anlatır. (At sütü, eki Türklerden günümüze kadar içilen ve adına KIMIZ denilen bir içkidir. Azrmente edilmi ise “AK KIMIZ”, çok fermente edilmişse “KARA KIMIZ” denir.)
            SÜTLE HURMA, insanı şişmanlatır ve sağlıklı yapar.
            SÜTLE TEREYAĞI, sütle yağı ne zaman bir yerde karıştırsalar, hiçbir şey zarar vermez ve bütün dertlere şifâ verir.
            ÇİĞ SÜT, insanı şişmanlatır, öksürüğe fayda eder, nefes darlığını  giderir, erkeklik gücünü artırır.
            TAZE SÜT, İnsanın bünyesi KABIZ olursa,  taze süt içmesi gerekir. Çok türtlü derde devadır.
            KAYMAK, temriyeye fayda verir ve göğüs kabarıklığını giderir.
            BAL yiyince gönlü sevindirir, gözü aydın eder. Her bir derde deva eylemekte baldan daha üstün bir şey yoktur. Böğürde olan sancı için “Balla suyu kaynatıp onu içsinler.”
            ÇÖREK OTU, bir kişinin içi ağrısa, bir avuç ÇÖREK OTU alsın, tutamla ağzına koysun, çiğnesin ve üzerine  BAL ŞERBETİ içsin.
            PEYNİR, mideye kuvvet verir, yemekten sonra yenirse yemeği sindirir ve kabızlığı giderir.
             PEYNİR ile CEVİZ, ikisi birlikte karıştırıldığında devâ olur.
            TEREYAĞI, bütün yağlardan faydalıdır, iyi gıda verir ve insanın tenini yumuşak tutar.
             ZEYTİN YAĞI ile deva ediniz; basura faydası vardır. O, mübarek ağacın, zeytin ağacının yemişinden hasıl olur. ZEYTİN YAĞInı yiyiniz ve sürününüz. “Her kim zeytin yağı sürünse, 40 güne kadar şeytan yanına gelmrz.”
             MENEKŞE YAĞI, İslâm dinin geri kalan dinler üzerine fazileti gibidir. Manekşe yağı yazın soğutur,  kışın ısıtır.
             İÇ YAĞI, devâdır; her kim iç yağı yerse o yağ kadar teninden dert eksilir.
            YAĞ SÜRÜNMEK, bedeni yumuşak eder, sağlıklı tutar ve yüz hastalığını giderir.
            ÜZÜM ÖZÜ, üzüm şırasının kaynatılması ile elde edilir, şifa verir.
            KURU ÜZÜM, iyi gıdadır; aç karnına yiyince çok türlü dertlere devası vardır; sinirleri sağlamlaştırır, kızgınlığı sakinleştirir, ağız kokusunu güzel eyler, balgamı keser, benzi hoş eyler. Az yenirse fayda verir, çok yenirse zarar verir. KURU ÜZÜM şerbetleri (hoşafı) insanı şimanlatır.
             KIZIL ÜZÜM, her kim aç karnına 21 tane kızıl üzüm yese asla bedeninde yaramaz bir şey görmez, unutkanlığı gider ve her ne işitse ezberleyici olur.
            KARADÜĞLEĞİ (Hanzal, Ebû Cehil karpuzu), yenmez, yarmaz kokulu bir şeydir.
            PEKMEZ, balgamı keser, soğuk  mizaçlı kişiye fayda verir, yemeği hazmettirir ve iştaha açar.
            SARIMSAK, sırt ve göğüs ağrısına iyi gelir.
            HURMAnın azıcığı devadır ve çoğu yemektir; kulunç hastalığına iyi gelir.
            KİMYON, tohumlarından, insanoğlunun midesine girip bozulmayan ve değişmeyen şeydir.
            HARDAL, bütün dertlere devadır.
            KABAK AŞI, aklı artırır ve beyne kuvvet verir.
            NAR yemek kalp çarpıntısını giderir veyüreğe kuvvet verir.
            GÜNLÜK ve GÜVEYİ OTU (=mercanköşk)nu evinizde tütsüleyici olun. Mercanköşk koklayın, nezleye fayda verir.
            GÜNLÜK,  Hâmile kadınlara günlük yedirince, karnındaki çocuk ERKEK ise “ZEKİ ve AKILLI”; KIZ ise “HUYU GÜZEL, UZUVLARI SAĞLIKLI ve DOLGUN” olur.
            MANTAR SUYU, göze şifadır. Mantar, havadaki maddelerle yetişen, gökten yağmıştır.
            ORUÇ, damarları temizler, pâk eyler. Nefs ve şehvet kuvvetini sakinleştirir.
            SOĞUKTAN SAKINMA, bütün hastalıkların aslı soğuktandır.
            GÜNEŞE KARŞI OTURMAK, insanın benzini bozlaştırır, tenini kurutur, derisini bozar ve kavurur.
            YUMURTA YEMEK, dâima yumurta ye, hangi yumurta olursa olsun ye.
            HACAMAT, (BAŞTAN, ENSEDEN) hacamat etmek 7 türlü derde devadır: deliliğe, cüzzama, barasa, diş ağrısına, baş ağrısına, göz kararmasına ve uyku basmasına.[HACCAM=kan alıcı, hacımat eden) 
            KINA YAKMAK, benzinizi güzel eyler ve erkeklik gücünü arttırır.
            KINA ÇİÇEĞİ, dünyada ve âhirette çiçeklerin en efendisi, yücesidir. Abdullah bin Râfi’ annesi Selmâ’dan anlatır (Selmâ, Peygamberin evinde hizmet eden bir kadın), birimizin ayağı ağrıdığı zaman KINA YAKINIZ derdi. Peygamberin mübârek teninde  UYUZ ve SİVİLCE çıktığı zaman,  BAŞI AĞRIDIĞI zaman KINA YAKARDIM.
            MERCİMEK YEMEK, Mercimek gönlü yufka eyler, gözü yaşlı eyler ve gönülden kiri giderir. O velîlerin yemeğidir.
            MERSİN dünya çiçeklerinin yücesidir.
            MİDE, insanoğlunun havuzudur ve DAMARLAR “arklara” benzer. Mide sağlıklı olduğunda, bütün uzuvlar sağlıklı olur. Mide içindeki gıda yaramaz olduğunda, bütün uzuvların hâli yaramaz olur.
            ET YEMEK, insan et yese, gönlünde ferahlık olur. Yemeklerin üstünü ve daha faydalısı “pirinçle ettir.” Et insanın benzini berraklaştırır.
            KOYUNUN BOYNU, koyunun boynu iyidir. Dertten uzak tutar.
             KOYUNUN KOL ETİ ve SIRT ETİ, Peygamber koyunun sağ yarısını, kolunu ve sırt etini severdi.
            SAĞLIK, gizli bir padişahlıktır. Kimse sağlığın kadrini bilmez; bir saat kederlenmek bir yıllık YAŞLANMA getirir. DOSTLARDAN ayrılmak insanın bedenini eritir.
            TİRİT, tiritlerin iyisi sığır eti çorbasıdır.
            AKREP SOKMASI için tuzlu suyu akrebin soktuğu yere sürmek gerekir.
            AYVA, Yüreği kuvvetlendirir ve gönlü ferahlandırır, kalp çarpıntısını giderir. AYVAyı aç karnına yiyiniz, yüreğin hararetini sakinleştirir ve mideye  kuvvet verir.
            ÇEKİRGE, Peygamber yağla kavrulmuş çekirgeyi gazalarda yemiştir.
            KAYGILANMALAR çok türlü hastalıklar getirir. ÖLÜM KAYGISI insanı zayıflatır. AKARSUYA bakmak, Kur’an okumak ve  sevgili dostların yüzüne bakmak kaygı giderir.
           GÖZ DEĞMESİ haktır, olur. Zararı insana ve herşeye erişir.
            SARHOŞLUK, insanoğlunda sarhoşluk olsa aklın üzerine gâlip olur.
            ÜÇ TÜRLÜ ŞEYE BAKMAK GÖZ NÛRUNU ARTIRIR ve GÖZE  CİLA VERİR: 1) Akarsuya bakmak; 2) Yeşil çimene bakmak; 3) Güzel yüze bakmak.
            YÜRÜMEK, yürüyünce HIZLI HIZLI yürüyücü olunuz. Aza zahmet çekersiniz, çok yol alırsınız. Hızlı hızlı yürümek insanın bedeninin hafifleştiri ve çabucak menzile ulaştrırır.
            “Tıbb-ı Nebevî”de daha başka bilgiler ve öğütler de yer almaktadır. Konu ile ilgilenenler bu konularda da araştırma yapabilirler.
            (Ağustos 2020, Ankara)

Bu yazı 3679 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum