Prof. Dr. Kürşad ZORLU

Prof. Dr. Kürşad ZORLU


Kırgızistan'da neler oluyor?

09 Ekim 2020 - 10:51

Eski Türkistan coğrafyasında boylar, aşiretler, hanlar arasındaki güç mücadelesinde siyasi birliğin oluşamadığı ve bu sebeple uzun süre Rus işgali altında kaldıkları bir gerçektir. Bu sebeple SSCB ayrışan kimlikler/farklı milletler oluşturma siyaseti sonuç vermiştir. Türk Cumhuriyetleri arasında öyle bir harita çizilmiştir ki Rusya ana merkez olmak kaydıyla hiçbir ülke birbiriyle direk temas kuramaz hale gelmiştir. Sınır problemleri ve karşıt bağımlılıklar ülkeler arasında hep ayakta tutulmuştur. Böylelikle bölgesel, yöresel ve boy temelli farklılıklar değişik görünümlerde devam etmiştir.

1991’de bağımsızlığını elde ettikten sonra kısa bir dönem “demokrasi adası” olarak ifade edilen Kırgızistan, yapısal ve kurumsal hatalar ve ekonomik sorunlarından ötürü bir türlü istikrarını yakalayamadı. Özellikle ABD’nin Afganistan’ı işgalinin ardından bölgedeki hakimiyet çabaları da dış müdahaleleri daha belirgin bir tehdit haline getirdi.

Kırgızistan’da Pazar günü Parlamento seçimleri yapıldı. Ön resmi sonuçlara göre katılım %56.2'i ( 1.980.240) oldu. Dört parti Cokorku Keneş’e (Parlamento) girebildi. Ardından protesto gösterileri başladı. Altı binden fazla insan başkent Bişkek’te toplandı. Polis göstericileri dağıtmak istese de başarılı olamadı. 590 kişi yaralanırken 1 kişi de hayatını kaybetti. Göstericiler gece yarısı başkanlık binasına girdiler. Çıkan olaylarda muhalefet partisi Con Kazat öne çıkıyor. Mayıs ayında İçişleri Bakan Yardımcısı Almaz Orozali, ConKazat partisinin hukuk dışı bir takım hareketleriyle ilgisi hakkında araştırma yaptıklarını söylemişti. İlk olarak Pazar günü Seçim Komisyonu önünde daha küçük bir gösteri yaptılar. 11 parti Merkezi Seçim Komisyonuna sonuçlarını iptal edilmesini ve yenilenmesini isteyen bir ortak bildiri verdiler. Olayların yoğunlaştığı Narin ve Talas valileri istifa etti. Bankalar finans güvenliği için geçici olarak kapandı. Ve seçim komisyonu seçimler iptal etti. Şimdi bir uzlaşma olmadan seçimlerin yeniden nihayete ermesi çok güç.

 

Aslında tartışmalar daha seçim sürecinde başlamıştı. Seçime katılabilmek için bir partinin 5 milyon som (yaklaşık 64 bindolar) yatırılması gerekiyordu. Partiler şu an %7 olan barajın da %5 olması gerektiğini ifade ediyorlardı. Dün muhalefet partilerinin “seçime hile karıştığı” yönündeki iddiaları geçmişte kimi seçimlerde ortaya atılmıştı. Hatta yolsuzluk gerekçesiyle 2005 yılında Akayev, 2010’da Devlet Başkanı Bakiyev devrilmişti.

Ancak bu kez ülkenin ağırlaşan sorunları, Rusya’ya olan konumu ve hapisteki Atambayev faktörü çıkan olayların sadece seçim günüyle açıklanmasını zorlaştırıyor. 2011-2017 döneminde devlet başkanlığı görevini yapan Atambayev 11 yıl 2 ay hapis cezası almıştı. Cezanın infazı için çiftliğine gelen polisle Atambayev taraftarları arasında çatışmalar çıkmıştı. Başkanlığının ilk yıllarında Türkiye ile iyi ilişkiler kuran Atambeyev 15 Temmuz’un ardından Türkiye aleyhinde açıklamalar yapmaya başlamıştı. Özellikle Rusya ile uçak krizinde Türkiye’yi hedef almıştı.

En ilginç hususlardan biri de seçim öncesinde kimi partiler arasında Rusya ile yeniden birleşmeye varan tartışmalar yaşanması. İptal edilen seçimde birinci olan (%24,5) Birlik partisi lideri Marat Amankulov'un Moskova'daki bir toplantıda “Aklımızı başımıza almanın ve eski birlik günlerine geri dönmenin zamanı geldi” şeklinde açıklamalar yaptığı iddia edildi. Yanlış anlaşıldığı belirtilse de iddiası bile ortalığı karıştırmaya yetti. Benzer düşünceler Eylül ayında Kırgızistan'ın eski Moskova büyükelçisi Raimkul Attokurov tarafından da dile getirilmişti.

Bunun üzerine farklı kesimlerce ülkenin bağımsızlığına yönelik ciddi değerlendirmeler yapıldı. Sosyal medya etkili oldu. 2 yıl önce de Kırgızistan’ın Avrasya Ekonomik Birliğine girişine yönelik yoğun tartışmalar yaşanmıştı. Bir kesim tamamen Rusya’ya bağımlı olunacağını ileri sürmüştü. Şuan Rusya ‘da en fazla göçmen işçi bulunduran ülkelerden biri Kırgızistan…

Protestolar ardından Devlet Başkanı Ceenbekov halka seslendi. “Tüm yurttaşlarımı barışı korumaya ve kışkırtıcı güçlerin çağrılarına boyun eğmemeye çağırıyorum. Tüm güçleri ülkenin kaderini siyasi hedeflerin üstüne koymaya ve hukuk alanına dönmeye çağırıyorum” dedi. Bugün öğle saatlerinde 16 partinin temsilcileriyle yapacak. Uzlaşma kısmen sağlanabilir.

Gelinen aşamada Kırgızistan ciddi bir kaosa ve yeni bir erkler mücadelesine girmiş gözüküyor. Bir yandan ülkenin hangi düzlemde ilerlemesi gerektiği ve bağımsızlığı sorgulanırken bir yandan da sistemdeki çarpıklıklara yönelik gerginlik tırmanıyor. Atambayev’in dışarı çıkması ise ülkenin kökleşmiş kuzey-güney sorununu bir kez daha tetikleyebilir.

Türk Konseyi’nin de kurucu üyelerinden biri olan Kırgızistan’daki gelişmeler bizim açımızdan da önemli. İyi takip etmek gerekiyor.

Bu yazı 663 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum