Önder GÜZELARSLAN

Önder GÜZELARSLAN

[email protected]

KURBANDAN ALINACAK DERS

18 Temmuz 2021 - 16:29

KURBANDAN ALINACAK DERS

Arapçadan Farsçaya oradan da Türkçeye geçmiş olan kurban kelimesi sözlükte “yaklaşmak, Allah’a yakınlık sağlamaya vesile olan şey” anlamına gelmektedir. Kurban, dinî bir terim olarak, “ibadet maksadıyla belirli bir vakitte belirli şartları taşıyan hayvanı usulünce boğazlamak, ya da bu şekilde boğazlanan hayvan” demektir. Kurban kelimesi, Arapçada hem maddî olarak hem de manevi olarak her çeşit yakınlığı veya yakın olmayı ifade etmektedir. İbranice “korban” kelimesi de “yakınlaşmak” anlamına sahiptir ve dini bağlamda, şekli uygulama açısından İslam’dakine benzer bir tür kurban etmeyi öngörür.
İnsanlık tarihi boyunca bütün dinlerde kurban uygulaması mevcut olmakla birlikte şekil ve amaç yönüyle aralarında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Âdem’in (a.s.) iki oğlu Habil ile Kabil’in Allah’a kurban takdim ettiklerinden bahsedilmektedir. Dinin bir emrini yerine getirmek için kesilen hayvan olan Kurban geleneği ilkel bütün dinlerde de varlığını korumuştur. İnsanlar zaman içerisinde isteklerinin yerine gelmesi için Tanrı'lara kurban adamışlardır. Bazı anlarda insanlar çocuklarını bile kurban etmeyi göze almışlardır. Nitekim Hz. İbrahim (a.s.) yaşı bir hayli ilerlemesine rağmen bir evlat sahibi olamamış ve eğer bir erkek evladı olursa Onu rabbine kurban edeceği ahdinde bulunmuştur. Hz. İsmail (a.s.) doğduktan sonra bu ahdi kendisine Allah tarafından hatırlatılmış ve Hz. İsmail (a.s.)’i kurban etmek için yola koyulduğunda Rabbimiz, Hz. İbrahim’in ahdinde samimi olduğunu anlayınca oğlu yerine bir koç kurban etmesi için gökyüzünden ona bir koç göndermiştir. O gün bugündür bu gelenek sürdürüle gelmekte ve her yıl kameri aylardan Zilhicce ayının 10’nu geldiğinde bütün Müslümanlar Allah’a karşı ahitlerini yerine getirmek için kurban kesmektedirler. Aslında kurban kesmekle sadece bir dini vecibeyi yerine getirmiş olmuyoruz. Kurban kesmek suretiyle Rabbimize şunu ifade etmiş oluyoruz. Biz bugün bu hayvanı boğazlayarak kurban ibadetini yerine getirdik. Ancak yarın her durumda senin dinin için senin rızan için kendimizi de feda etmeye hazırız mesajı vermiş oluyoruz. Tabii bu mesajı verebilmek için o samimiyette olmalıyız.
Kurban ibadetini yerine getirerek, Allah’a yaklaşmış  ve O’nun hoşnutluğunu kazanmış  oluyoruz. Kurban, sadece bir ibadet değil aynı zamanda bir sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneğidir. Kurban gerek fert gerekse toplum açısından çeşitli faydalar taşıyan malî bir ibadettir. Kurban toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Zengin ile fakir arasında köprü kurar. Mali durumu elvermediği için kurban kesmeye güç yetiremeyenler kurban kesenler tarafından kendilerine verilen payla, kurban nimetinden istifade etmiş ve kurbanı onlarda yüreklerinde yaşamış olurlar. Dayanışmayı ve kardeşliği pekiştiren bu davranış kurban ibadetinin özünün bir parçası aslında. Kurban ile amaç et yemek değildir aslında. Hem bir ibadeti yerine getirmek hem de çevremizdeki ihtiyaç sahibi insanları gözetmek asıl amaç. Zira kurban etinden bize kalan kısmı, kesip evde derin dondurucularda sakladığımız değil, ihtiyaç sahiplerine dağıttıklarımızdır.
Kişi kurban kesmekle Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu canlı bir biçimde ortaya koymuş olmakla birlikte, Hz. İbrahim (a.s.) ile oğlu Hz. İsmail (a.s.)’in Cenâb-ı Hakk’ın buyruğuna mutlak itaat konusunda verdikleri başarılı sınavın hatırasını tazelemiş ve kendilerinin de benzeri bir itaate hazır olduklarını göstermiş olmaktadır.
Bugün her zamankinden daha çok kurban olmaya ihtiyacımız var. Rabbimize ne kadar samimiyetle yaklaşabilirsek o kadar hakkı ve hakikati doğru kavrayabilmiş oluruz. Kurban ibadetini samimi bir duygu ile yerine getirmekle Allah’a olan yakınlığımızı göstermiş olacağız. Kurban ettiğimiz hayvanların etlerini de çevremizdeki ihtiyaç sahipleriyle paylaştıkça da yakınlığımız pekinleşecek ayrıca da dayanışma duygumuz artacak. Kurbanın asıl amacı da işte o zaman yerine gelmiş olacaktır.   


.

 

Bu yazı 131 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum