Önder GÜZELARSLAN

Önder GÜZELARSLAN


KAZDAĞLARI, İDA VE AYAZMA

22 Ağustos 2020 - 09:27

KAZDAĞLARI, İDA VE AYAZMA
 
Geçtiğimiz günlerde ülkemizin cennetten bir parçası olan, oksijen deposu, dünyada Alpler’den sonra ikinci, ülkemiz açısından birinci derecede oksijen oranına sahip, Kaz Dağlarına (İda) bir gezinti yaptık. 

Kaz Dağları Çanakkale ve Balıkesir ilimizin sınırları içerinde hem yeşile hem de maviye sahip, bir yanı denize uzanmakta, bir yanı ise masmavi gökyüzüne. Kaz Dağları’nın denize bakan yüzünde Çanakkale Ayvacık ilçesinin Küçükkuyu beldesi ile Balıkesir ilimizin Edremit ilçesi ona bağlı, Altınoluk, Akçay beldeleri bulunmaktadır. Diğer yüzünde ise Çanakkale ilimizin Ezine, Bayramiç ve Yenice ilçeleri yer almaktadır.

Gezimizin ilk gününde Bayramiç ilçesinin Evciler köyünde bir dostumuza misafir olduk. Gökyüzünü kaplayan yıldızlar eşliğinde, Kaz Dağları’nın bize ikram ettiği endemik bitkilerden demlediğimiz çayları yudumlayarak gecenin geç saatlerine kadar sohbet ettik. Gece neredeyse uyumadık desek yeridir. Sabah yine dinç bir şekilde güne uyandık. Ertesi gün kahvaltıdan sonra Kaz Dağları’nı keşfe çıktık. Soğuk su kaynakları, su pınarları anlamına gelen Ayazma bölgesine gittik. Burada buz gibi akan sular ile karşılaştık. Ayazma ismi ayrıca Ortodoks Hıristiyanları tarafından kutsal sayılan su kaynaklarına veya su pınarlarına verilen bir isimdir. Temmuz ayının son günleri ve havanın ise oldukça sıcak olmasına rağmen Kaz Dağları eteğinde bulunan su kaynakları Ayazma bölgesi ise oldukça serin, su ise tabir yerinde ise çivi gibi buz kesiyordu. İnsan bir dakika boyunca ayaklarını suyun içinde tutamıyordu. Oldukça soğuk akan su havayı ve atmosferi de serinletiyordu. Burası Milli Parklardan köylüler tarafından kiralanmış ve Evciler Köyü Muhtarlığı olarak işletmeye açılmış. Girişte araç başına sembolik bir ücret ödüyorsunuz. Burada muhtarlığın işlettiği alanlarda ailecek piknik yapabiliyorsunuz. Ayrıca birkaç yerde özel şahıslara muhtarlıkça kiralanmış, orada lezzetine doyamayacağınız alabalıklardan istifade edebilirsiniz. Ayrıca köy halkının Kaz Dağları’ndan topladıkları endemik bitkileri, kendilerinin ürettikleri bal ve diğer ürünleri alabileceğiniz küçük küçük dükkanlar da mevcut. Bayramiç ilçesi bölgesindeki bu Milli Parkı işleterek oraya sahip çıkan, çevrenin temiz kalmasını sağlayan köy muhtarı Gökhan Öner beyefendiye ve alanda işletme müdürü olarak görev yapan, bizlere yakın ilgi gösteren, bölge hakkında ve bölgede bulunan endemik bitkiler özellikle de köknar hakkında bilgiler veren Yusuf Yağcıoğlu’na bu satırlar arasından teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Kaz Dağları’nın oksijen anlamında dünyanın ikinci bölgesi olması, denizin nemi, dağın yüksekliği ile 800’den fazla bitkinin yetişmesine ve bunların içinde de kırktan fazla çeşidin endemik bitkileri kapsadığı bilinmektedir. Bu endemik bitkilerin içinde bölgeye has olan kekik, sarı kantaron ve ülkemizde çok az yerde bulunan ve özellikle de Kaz Dağları’nın özellikli endemik bitkisi olan köknar ağacı. Köknar ağacı ile ilgili ayrıntılı bir yazı da kaleme alacağım. Faydaları saymakla bitmeyen bu mucizevi ürünü birçok alanda kullanabiliyoruz. En bilinen kullanım yöntemi çay olarak tüketmek. Ayazma’da bizlere köknar çayı da ikram ettiler. Köknar çayını içtikten sonra kendimizi yeniden doğmuş gibi hissettik.   

Kaz Dağları’ndaki bu oksijenin oluşumu ise denizdeki yosunlardır. Dağlar, yosunların ürettiği oksijeni baca vazifesi görerek çekip almakta ve belirli bir yükseklikte birikmesine neden olmaktadır. Kaz Dağları Milli Parkı’nın Sarıkız, Karataş ve Baba Tepesi olmak üzere toplam üç zirve noktası bulunmaktadır.

Antik dönem efsanelerinde Kaz Dağları’nın adı İda olarak geçmektedir. Buraya bu ismi veren Giritli denizcilerdir. Girit’te Zeus’un doğduğuna inanılan İda Dağı’na atıfta bulunmak isteyen denizciler Kaz Dağları’na bu ismi vermişlerdir. Ayrıca Afrodit, Hera ve Athena’nın katıldığı ve Truva Savaşı’na yol açan güzellik yarışmaları da burada yapılmıştır.

Çanakkale ilimizin Bayramiç ilçesine mutlaka yolunuzu düşürün. Ayazma’yı, Kaz Dağları’nı keşfe çıkın. Buz gibi sularından için. Milli Park alanında köylülerin sattığı organik ürünlerden ve Kaz Dağı’na özgü, kekik ve sarı kantarondan, ayrıca bölgedeki endemik bitkilerden elde edilen balın yanı sıra polen de almayı da ihmal etmeyin.

Kaz Dağları ile ilgili anlatılan Sarıkız efsanesi ile birlikte Hasan Boğuldu’nun hikayesine de bir diğer yazımızda yer vereceğim. Ülkemizin oksijen bolluğu anlamında birinci, dünyanın ise Alpler’den sonra ikinci bölgesi Kaz Dağları mutlaka gezilip görülmesi, keşfedilmesi gereken yerlerden birisidir.

Bu yazı 1651 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum