Önder GÜRCAN

Önder GÜRCAN

[email protected]

MAKALE YAZMAK ÜZERİNE

05 Eylül 2020 - 10:39

                                                    MAKALE YAZMAK ÜZERİNE

Makale nasıl yazılır?” konusunda çok sayıda akademik araştırma yapılmış ve kitap yayımlanmıştır.
Derler ki “Makale, kendi kendisini yazar.”
“Ama kalkış limanı belli olmayan bir makalenin gideceği liman da belli değildir.”
*
Bizim kuşağın lise yıllarında, gerek ulusal gerekse uluslararası basında yer alan tanınmış gazete ve dergilerdeki köşe yazılarını - bütün yönleriyle anlamasak da - yakından izler ve okurduk.
Aramızdan köşe yazarları çıktı.
Yazarlık, bir meslektir; öğretilmez; ama uzun bir inatçı çalışma ve uygulama dönemi sonrasında kendi kendine öğrenilir.
*
Makaleler; fen ve sosyal bilim dallarından beslenir.
Toplumsal konuları analiz etmek, somut neden-sonuç ilişkileri içinde açıklamak, değerlendirmek, yorumlamak ve belirli sentezlere varmak büyük önem taşır.
Her yazar, istediğini düşünmekte ve düşündüğünü söylemekte serbesttir ama hukuk, saygı ve etik değerler içinde…
Denilebilir ki; “yazar” ile “okur” karşılıklı bir etkileşim içindedir.
Yazar, bir bakıma okur ile birlikte yazar yazısını….
Ne var ki makale metninde; dünya sorunlarını çözüm önerileriyle dile getiren stratejik bir paradigma, ortak paydalarda buluşturan bir konsensüs, işlevsel bir parametreler bütünü, matematiksel bir algoritma ve bir korelasyon olmalıdır.
*
Makale, toplumsal bir mesaj olarak da algılanmaktadır.
Buna göre makalenin merkezi kurgusunda bulunan eleştiriler; polemik ve demagojiden uzak, yol gösterici, yararlı olgu, yeterli bilimsel veri, kanıt ve argümana dayandırılmalıdır.
*
Konuya hakimiyet açısından; uzun makale yazmanın kolay, kısa makale kaleme almanın ise zor olduğu bilinmektedir.
Bazı araştırmacılar, makale yazmayı lezzetli yemek pişirmeye benzetirler.
Kutadgu Bilig’in yazarı Yusuf Has Hacip, “Lüzumsuz söz yanan ateş gibidir; iyi söz ise akarsu gibidir,”demiştir.
Ünlü bilim insanı Albert Einstein, atom ile ilgili doçentlik tezini bir sayfaya sığdırmıştır.
*
Son yıllarda dünyadaki okur sayısının olumsuz hayat şartlarının da etkisiyle düştüğü istatistiklerde görülmektedir.
Bu nedenle makalelerin; konular arasındaki gereksiz bulvar, köprü ve koridor gibi altyapı bağlantıları açmadan, özden ayrılmadan, fazla sıfat, edat ve zarf kullanmadan, mümkün olduğu kadar kısaltılması; örneğin bir sayfaya indirilmesi veya bir buçuk sayfa ile sınırlandırılması gündeme getirilmektedir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Zeynep Süslü
    1 yıl önce
    Okumak ,makale yazmanin ve makaleyi anlamanin ilk basamağı ... yalinlik ,anlasabilirlik cok.önemli