Önder GÜRCAN

Önder GÜRCAN

[email protected]

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATI VE YENİ DÜNYA DÜZENİ

03 Temmuz 2021 - 12:42 - Güncelleme: 03 Temmuz 2021 - 18:28

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATI VE YENİ DÜNYA DÜZENİ

Dünya kamuoyunun gündeminde en çok yer alan başlıca uluslararası kuruluş, Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BM) - United Nations – UN’ dir.

BM; II. Dünya Savaşı'ndan sonra, ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları  ortadan kaldırmak; ileride meydana gelebilecek  savaşların önüne geçebilmek; dünya barışını ve güvenliğini korumak; silahsızlaşma ve silah denetimi konusunda gerekli önerilerde bulunmak; ülkeler arasında kültürel, ekonomik ve toplumsal iş birliği oluşturmak amacıyla  1945’de ABD – Newyork’da kurulmuş ve faaliyete geçirilmiştir.

BM; kuruluş yasası gereğince, adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği 193 üye ülkede sağlamayı hedef edinmiş; bu bağlamda ayrıca 50 ülke tarafından imzalanan Birleşmiş Milletler Antlaşması uyarınca uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanımını  evrensel düzeyde yasaklamıştır.

Örgüt; yapısal olarak, Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Yönetim Konseyi, Genel Sekreterlik ve Uluslararası Adalet Divanı şeklinde idari bölümlere ayrılmıştır.

BM Güvenlik Konseyi on beş ülkeden oluşmakta; ancak beş ülke (ABD, Rusya, Çin, Birleşik Krallık ve Fransa) daimi üye statüsünde mutlak veto yetkisine sahiptir.

Ticaret ve Kalkınma Konferansı, Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Mülteciler Yüksek Komiseri Ofisi (UNHCR), Dünya Gıda Konseyi, Dünya Gıda Programı, Eğitim ve Araştırma Enstitüsü, Kalkınma Programı (UNDP), Silahsızlanma Araştırmaları Enstitüsü, Sınaî Kalkınma Örgütü (UNIDO), Çevre Sorunları Programı, Birleşmiş Milletler Üniversitesi, Birleşmiş Milletler Özel Fonu, Sosyal Kalkınma Araştırma Enstitüsü, Kadının İlerlemesi İçin Uluslararası Araştırma ve Eğitim Enstitüsü, Uluslararası Arama Kurtarma Danışma Grubu, Güvenlik  Konsey'ine bağlı kuruluşlardır.

*

Dünya coğrafyasının yedi kıtasındaki çok kutuplu düzeninde, her ülkenin, küreselleşme akımına  karşın,  farklı tarihsel alt yapı, coğrafi konum, geleneksel kültür, dinsel öğreti ve sosyolojik olgudan geldiği; bu nedenle de çeşitli yönetim biçimlerine sahip olduğu görülmektedir.

Dünya ülkeleri; Dünya Bankası, IMF, IFC ve diğer uluslararası kuruşlar tarafından süper güçler, gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler, az gelişmiş ülkeler ve geri kalmış ülkeler  şeklinde tanımlanmakta,  öçeşitli blok ve  kategorilere ayrılmaktadır.

*

Dünya tarihi ve son yıllardaki süper güçler arasındaki anlaşmazlıklar, bloklaşmalar, aşırı hırs ve ben-merkeziyetçilik, bölgesel iç savaşlar, mülteci ve göçmen akınları, küresel ısınma ve covid-19 salgını vb. uluslararası kronikleşmiş dramatik ve trajik sorunlar başlıklar halinde gözler önündedir.

Bu durum karşısında BM; dünya barışını ve güvenliğini nasıl sağlayabilecek ve koruyabilecektir?

Uzay Çağı başlangıcında dünya devletlerinin rotaları, hangi yönlere doğru yapılanacak ve şekillenecektir?

Bunlar çok önemli soru işaretleridir.

Bu soruların yanıtlarını aramak ve bulmak üzere; bilim insanları, felsefeciler, araştırmacılar, düşünürler, kanaat önderleri  ve  entelektüel yazarlar tarafından sayısız araştırma,  inceleme, analiz,  değerlendirme kitaplarıyla birlikte  makaleler yayımlanmıştır.

Söz konusu kitap ve makalelerde dünya insanlığının başlıca ortak paydasının; insan hakları, demokrasi, hukuk,  adalet, vicdan,  ve evrensel değerlerden oluştuğu güçlü bir şekilde vurgulanmaktadır.

*

Ne var ki insanlık, tarih boyunca çoğunlukla empati yapmadan önyargılarla hareket etmiştir.

Albert Einstein, “Önyargıları kırmak atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur,” demiştir.

Antik Çağ felsefecisi Aristotales,  akademideki öğrencilerine, “Ey dostlarım! dünyada dost yoktur,” diye hitap edermiş.

Ama günümüz dünyasında bilim, teknoloji, felsefe ve post- modern kültür olağanüstü ilerlemeler kaydetmiştir.

*

Sonuç olarak:

BM, kuruluş amacını gerçekleştirmek üzere bugüne kadar yoğun çalışmalarda bulunmuştur.

Ancak; BM’nin görev, yetki ve sorumluluklarının, ihtiyaç duyulan yeni yasal düzenlemelerle,  hukuksal açıdan genişletilmesinin ve yürürlüğe konulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

BM; dünya düzeninin, inasanlığa yaraşır bir yaklaşım çerçevesinde refah, huzur ve mutluluk içinde kurulmasında, uygulamada daha     etkin rol oynayabilecek tek aktör  konumundadır.

Bu yazı 258 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum