Muhammet KEMALOĞLU

Muhammet KEMALOĞLU

[email protected]

Tenkid/Eleştiri/Tahammülsüzlük,Akıl Dışı Direnç/Taassup ve Geri Kalmışlık

27 Eylül 2021 - 10:27 - Güncelleme: 27 Eylül 2021 - 16:36

Tenkid/Eleştiri/Tahammülsüzlük,Akıl Dışı Direnç/Taassup ve Geri Kalmışlık

Bizler, yani Türkler, Müslümanlar, Doğu toplumları, amansız kronik bir hastalığa sahibiz.
Bu hastalık, yeni,özgür, değişik,ileri hatta belki de farklı olana karşı,  daha henüz onu tanımadan, henüz olgunlaşmasını beklemeden, ona karşı gösterdiğimiz manasız itiraz, düşmanlık, istememezlik ve de tahammülsüzlüktür.
İstemezük deyu kazan kaldırmak sadece menfaatin devamı içindir.
Anlamsız karşı duruşlarımız/dirençlerimiz, Ortaçağ karanlığını aratmayacak, hint kastını kıskandıracak bir şekilde, sağcı solcu, ilerici gerici,  dinci (dindarla karıştırmamak lazım), lâik (dinsizlik dememek lâzım) doğulu batılı, tarikatlı tarikatsız, mezhepli mezhepsiz, partili partisiz, yerli göçmen, siyasi, sosyolojik ayrılıklar veya ayrıştırmalarla ortaya çıkıp,geçmişimizi, bu günümüzü ve hatta yarınımızı esir alacak şekilde tüm imkân ve kabiliyetlerimizi tüketip, yok eder.
Bu anlayış bizim daha ileriye daha güzele erişimimizi engeller. 
Bu anlayış nedeniyle yüksek bir ilim ve bilim anlayışından ve hayatından mahrumuz.
Bu yüzden yüksek erdem ve anlayışa sahip aydınlarımız yeterli sayıda değil.
Hür fikir ve ilmî bir ortama sahip olmayan aydınlar bir müddet sonra kısırlaşırlar. Üretemez.
İmkansızlıklar içinde yaktıkları ışıklar giderek söner ve mensubu oldukları milletler de daha da ileri gidemez.
Desteklenmeyen,aksine tahkire, hakarete, küfre maruz kalan aydınlar,ilim ve fikir adamları, cemiyetlerinden ayrışarak, inzivaya çekilir gibi yeni bir doğumu bekleyen kozanın aksine, kendi ölümcül kabuğuna çekilir, oraya gömülür. Biter.
Kaybeden sadece kendisi değildir. Kaybeden hem de bağlı olduğu cemiyet ve de insanlıktır.
Bu yüzden biz TÜRKLER,DOĞU TOPLUMLARI,tenkid, münakaşa, şura, eleştiri gibi değerlere karşı amansızca bir mücadeleye giriştiğimiz için, taassubumuzun esiri olduğumuz için,yeni olana karşı mantıksız bir direnç gösterdiğimiz için ilerleyemiyoruz.
İlerlemek bir tarafa daha da geri gidiyoruz.
Ne zaman ki fikirler, hür bir şekilde tartışılır, tenkid edilir,yeniy üretir, ayıklar pirincin taşını işte o zaman çürük elmalar fikir meydanından dökülür, ayrışır yok olur gider.
Bu işe yeni doğumları,yeni yaşamları,yeni başlangıçları beraberinde getirir.
Tarih bu şekilde elenmiş, tarihin tozlu raflarına kaldırılmış fikirlere sahip olduğu gibi geleceği aydınlatan ve de hala yaşayan, her tarafı aydınlatan fikirlere sahiptir.
Ancak şurası da kesindir ki, eğer bugün bir fikir yaşıyorsa, bunun sebebi de o fikrin sahibine zamanında gereken değerin verilmesi,o fikrin sahibine karşı bir taassubun gösterilmemiş oluşundandır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum