Muhammet KEMALOĞLU

Muhammet KEMALOĞLU

[email protected]

O Uçkuru Keşke Helale De Çözmeseydiniz

27 Ekim 2021 - 11:50 - Güncelleme: 27 Ekim 2021 - 20:12

O Uçkuru Keşke Helale De Çözmeseydiniz

Yahya Kemal,
Bir arzuhal yazsan makama varsan
Ağlasan derdini davanı sorsan
Ağır hasta olsan hekime varsan
Yarana bir ilaç sürmez parasız, der.


Şiir, duygulardan, düşüncelerden, düşlerden, özlemlerden vb. süzülmüş yaşantı birikimleri olarak, ozanların, sözcüklerin sözlük anlamlarına kimi zaman değişik anlamlar da yükleyerek, dil içinde özel bir dil yaratarak oluşturdukları, imgelerden, simgelerden, söz sanatlarından, ritimden, uyumdan vb. yararlanarak ortaya konan, okurda estetik duygular uyandıran yazın şeklidir.

Uzunca romanlar yazmanıza, destanlar anlatmanıza gerek kalmaz. Bazen bir çift söz, bir iki mısra veya dize ile tercüman olur ahvalinize.

O şairler/âşıklar/edipler ki sözleri ile sadece yaşadıkları devri değil asırlar sonrasını da izah ederler. Rehber olurlar. Aydınlatırlar yarınları…

Kazak Abdal gibi

Eşeği saldım çayıra
Otlaya karnın doyura
Gördüğü düşü hayra
Yoranın da avradını

Münkir münafığın soyu
Yaktı harap etti köyü
Ölüsüne bir tas suyu
Dökenin de avradını

Derince kazın kuyusun
İnim inim inilesin
Kefenin diken iğnesin
Dikenin de avradını, demek istersiniz.


Ruhsati’den ruhsat alırsınız bir zaman,

Zenginin züğürdün vasfın edeyim
Züğürt nere varsa han da bulamaz
Zengine baklava börek çekilir
Züğürt arpa darı nan da bulamaz


Zenginin yoluna çıkarlar karşı
Aralıkta kalır züğürdün başı
Zenginler giyerler kutnu kumaşı
Züğürt bacağına don da bulamaz


Zenginin yoluna olurlar türap
Züğürt nere varsa her işi harap
Zenginler giyerler kundura çorap
Züğürt ayağına gön de bulamaz


Zenginin faytonu dağlardan aşar
Züğürt düz ovada yolundan şaşar
Zenginin helvası bal ile pişer
Züğürt herlesine un da bulamaz


Zenginin iki üç kat olur damı
Gece şule vermez züğürdün mumu
Kızılırmak gibi zenginin demi
Züğürt damarında kan da bulamaz


Zengin nere varsa ırahat olur
Züğürdün her işi kabahat olur
Zenginin kefeni dokuz kat olur
Züğürt kefenine yen de bulamaz


Ruhsat bu güftarı yazar bitirir
Züğürdün vasfını yazar bitirir
Zengin zemheride terler oturur
Züğürt ağustosta gün de bulamaz, deriz.


Varırsınız Vatan Şairi Namık Kemal’e,

Edepsizlikte tekleriz
Kimi görsek etekleriz
Hak'tan da yardım bekleriz

Geldik vatan kavgasına
Düştük rütbe yağmasına
Daldık dünya safasına
Ne utanmaz köpekleriz.

İnsan mı neyiz seçilmez
Bir zehirdir ki içilmez
Tavrımızdan da geçilmez
Ne utanmaz köpekleriz.

Biz bakmadan sağ ü sola
Düşman girdi İstanbul'a
Vatanı sattık bir pula
Ne utanmaz köpekleriz.

Dalkavuklukla irtikâb (yiyicilik)
İşte etti bizi harab
Sen söyle ey Şevketmeab
Ne utanmaz köpekleriz.

Vatanın girdik kanına
Leke getirdik şanına
Cümlemizin bok canına
Ne utanmaz köpekleriz, der,


Yıllar geçer uzatırız elimizi Aşık Veysel’e,
Olmayasın karaktersiz
Çok konuşun yerli yersiz
Adın doğru kendin hırsız
Karanlıkta dolaşırsın, deriz.


Sonrasında riyakâr bir zahid hakkımızda verse de fetva;

Zâhidin efsânesinden soydular nâ-hak beni
Hak bilir senden şehâ açık basarlar ağrımaz

Hak şarâbın için âşık yüregi sindân olur
Bin çekiç sindâna ursan zerre sindân ağrımaz

Zâhidin bir parmagın kessen döner Haktan kaçar
Gör bu gerçek âşıkı ser-pâ soyarlar ağrımaz,
der ve yürürüz HAKK’A.

Tıpkı Yahya Efendi’nin, hicivleri yüzünden boğdurularak öldürülen Nef’i’ye şaka yoluyla ‘kâfir’ demesi gibi bizde,
“ Bize kâfir demiş müfti efendi                   
Dutalım ben ana diyem Müselman                  
Varıldıkta yarın divan-ı Hakk’a                 
İkimiz de çıkarız anda yalan

Enver Paşa’nın babası Ahmet Paşa saf yaradılışlı birisiymiş. Bir toplantıda;
-Allah günahımı affetsin. İçki kullandım, ama harama uçkur çözmedim, der. O esnada mecliste bulunan Süleyman Nazif şöyle der:

- O uçkuru keşke helale de çözmeseydiniz.

O uçkuru, helale de sadece Ahmet Paşa mı çözmeseydi?


 

Bu yazı 316 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum