Muammer AZMAK

Muammer AZMAK


ÜZÜLÜYORUZ! OYSA...

12 Ağustos 2020 - 00:19 - Güncelleme: 12 Ağustos 2020 - 00:27

ÜZÜLÜYORUZ! OYSA…
 
Rivayete göre İbrahim Ethem birini çok üzgün görünce ona üç soru sorar:
1.Dünyadaki bütün olaylar takdir-i İlahi olmadan meydana gelebilir mi? "Hayır"
2.Sana ayrılan rızkı başkası yiyebilir mi? "Hayır"
3.Sana verilen ömürde kısalma olabilir mi? "Hayır" O halde niçin üzülüyorsun?

İncir çekirdeğini doldurmayacak meselelerden ötürü üzülüyoruz, olmamış çocuğa don biçerken üzülüyoruz, gelecek kaygısına kapılıp dertten derde düşerek üzülüyoruz, bırakıtlarımızın boşuna harcanacağından endişelenip üzülüyoruz, demirden korktuğumuzdan trene binmekten dolayı üzülüyoruz velhasıl…

Yarınlarımızı garanti altına alamayacağımızı bile bile biriktirmek için üzülüyoruz, yarına çıkma garantisi olmamasına rağmen birikimlerin zayi olması kaygısıyla üzülüyoruz… Adres teslimi istekler yerine hayırlısının dillendirilmesi daha makbul oysa.

İnsan kalabalıklarından şikâyet edip üzülüyoruz, yalnız kalınca yalnızlık insana göre değil deyip üzülüyoruz, kapılara baktırma deyip tekrar üzülüyoruz… Şükrettirecek, acı- tatlı gününe renk katacak, sakinleşme vesilesi olacak, varlığı huzur verecek, bir iki dostun varlığı yeterli oysa.

Azlık içerisinde kalınca da varlık içinde olunca da üzülüyoruz, varlığa da yokluğu da yeriniyoruz. Ayrılıklar kadar birleşmelere de üzülüyoruz, kaygıların ahtapot kollarından yakamızı kurtaramayıp vira üzülüyoruz… Az nesnelerin dinginliğinin kesrete teslim olmaktan iyi olduğunu kavramalıyız oysa.

Dosdoğru yolda yürümenin faziletinden bahsederken aldığımız yaralara çokça üzülmekteyiz… Bu yolda bizimle yürüyen eşler, evlatlar, dostlar, yoldaşlar olduğu müddetçe ne gam demek daha bir anlam ifade eder oysa.

Gücün kötüye kullanılışından doğan yanlışlıklara üzülüyoruz ama konforun tiryakisi olduğumuzu fark edince de üzülüyoruz… Maddeden beklentiye kapılmak ucu açık bir şekilde yeni ilahlar edinmek gibidir oysa.
Düşkünlere, çaresizlere, ihtiyaçperestlere, her daim üzülüyoruz… Bu günden yarına en iyi yatırım düşeni kaldırmaktır. Kaldırmak için gayret sarf etmektir. Yardımlaşmanın gücünün dünyayı ayağa kaldıracak güçlü bir kaldıraç olduğunu biliyoruz oysa.

Adalet terazisinin şaştığını düşündüğümüz bütün meselelerde, hakkaniyetin sınırlarının zorlandığı anlarda derin bir teessürle üzülüyoruz… Tartıyı elimize aldığımızdan bir süre sonra zulme uğrayan her kimse onun ahını duymaz oluyoruz lakin pür dikkat kesilmeliyiz oysa.

Hissiyatımızın önemlilerinden birisi üzülmektir. Bazı zamanlarda aldatılmış bir üzüntü içinde olma hali mümkündür. Bu duyguyu dışarıda tutarak tesiri altında kaldığımız olay, duygu, düşünce, hal, tavır vb. karşısında duygu yoğunluğunu dışa vurmaktan ziyade ‘ne yapabilirim?’ sorusunun yanıtı olacak iş ve işlemlerin peşine düşmek daha şifa verici olacaktır oysa.

Üzüntülerden, kederlerden zincir yapmak yerine çarelerden, el vermelerden, yardımlardan çelenk yapma, taçlandırma gayretlerini sergilemeliyiz.

30/07/2020 Muammer AZMAK
 

Bu yazı 463 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum