Muammer AZMAK

Muammer AZMAK

[email protected]

KÖPRÜ

24 Nisan 2011 - 23:38

 

Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı.İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey.. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durum. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılan diş protezi. Vücudun, sırt yere dönük olarak el-taban, baş-taban ya da el-diz, baş-diz dayanak yüzeyleri arasında yay biçimi dayalı bulunduğu durum. Verici bir yayaçla ortak bir besleme kablosu ve dalgalıktan yararlanan resim ve ses vericilerinin çıkışlarının bağlandığı aygıt.

Bütün bu tanımlamaların göze batan ortak noktası, işi kolaylaştırmak akışı hızlandırmak birlikte hareketin ortaya çıkardığı olumlu ortamdan yararlanmanın fazlalaşmasını sağlamaktır. Bu faydalanmanın gönüller arasında oluşmasının ya da meydana getirilmesinin adı da gönül köprüsüdür.

Birbirleriyle aralarında ilinti olmayan iki, ya da daha fazla insanın,  aynı eksen etrafında olmadan bir ilişki oluşturmasının mümkün kılındığı eylemin adı da gönül köprüsü.

İstinatları hareketli ve kendine özgü değişik formatlara sahip kişilik özellikleri ile donatılmış bir çokluğun oluşturduğu bölge ile yine aynı görüntüye sahip bir başka bölge arasında kurulacak olan bağlantının adı da gönül köprüsü.

Çeşitli yapı malzemeleri ve yapım teknikleri kullanılarak meydana getirilmiş olan geçitlerin örneklenmesi ile elde edilen ve aynı coğrafyanın nimetlerini ve külfetlerini paylaşan paydaşların, kendi aralarındaki iletişimi de gönül köprüsü.

İletişimleri sağlıklı hale getirme çabalarının bir parçası,  kuvvetlendirmek gayesine yönelik gayretlerden birisi olarak algıladığımız bu yolculukların, ilkinde yaşadığımız güzellikleri, paylaşımları, dostlukları, kardeşlikleri,  acı-tatlı hatıraları memleketin bir başka köşesinde, görevlendirmenin sevk-i tabisiyle, mekân değişiminden olumlu etkilenerek tekrar ve yüksek yoğunlukta yaşamak istek ve arzusuyla, Karadeniz’in şirin illerinden birisi olan Trabzon’a kurulacak olan gönül köprüsünde hissedar olmanın mutluluğunu şimdiden teneffüs etmeye başladık…  

Muhtemel karşılama- karşılaşma merasiminin bir yer tespiti olduğunun akabinde ise kurulacak irtibatın zemin etüdü, temellerin atılması, yapılandırma süresi, tesis edilme safhası ile devam edeceği kaçınılmaz bir gerçektir gönül köprüsünde.

Birebir gösterilen özenin ise bağlantının sağlamlığını, dayanıklılığını, uzun ömürlü olmasını ortaya koyacak figürler olduğunu hatırda tutmalıyız. Yapacağımız yolculuğun tedarik çalışmasını hediyeler ile zenginleştirmek ve bu hediyeleri pekiştireç olarak kullanmak gereğine işaret etmeyi gereksiz görüyorum. İşte bu noktadan sonra eser, gönüllerin ortaya çıkardığı abide yavaş yavaş silüetini belirginleştirmeye başlayacaktır gönül köprüsünde.

Mahallinde yapılacak gezi ve etkinliklerin olabildiğince dolu geçirilmesi çeşitli araçlarla tespitlerinin yapılması bu faaliyetlerin başkaları nezdinde de değerlenmesini kolaylaştıracaktır. Umulur ki yapılacak bütün etkinliklerden taraflar alması gereken hisseyi fazlası ile alır ve başka gönül köprülerinin kurulmasındaki paydaşları, ortakları ile paylaşır, çoğaltır hatta taşırır.

Gelenek ve göreneklerin görülmesinin yanında, canlı olarak yöresel hayatın yaşanılması, farklı bakış açılarının varlığını görüp  -onların saygı- sevgi çerçevesinde kabul görmesini öğrenmek- farklılıkların meydana getirdiği güzelliklerden nasiplenmek tarihi, turistik, mesire yerlerinin varlığından haberdar olmak bahtiyarlığı, katılımı daha sonra diyerek  ertelemeyenlerin hem dünya gözlerine hem gönül gözlerine unutulmayacak görüntüler olarak kazınacaktır.

25/04/2011 Pazartesi günü başlayacak gönül köprüsü kurma serüvenimizin beş günlük yapılanmasında emek sahibi herkesin, evvel ve ahiri katkılarını önemsemek noktasında yetersiz olduğumuzu söylemeliyim. Bu tarz çalışmaların toplumumuzun genelinde bir kelebek etkisi yaptığını bireylerin karşılıklı olarak birbirlerini anlamakta daha marifetli bir rol üstlendiğini yaşadığımız tecrübe ile görmüştük. Fakat aynı etkinin çevrede yaşandığını pek göremedik. Kurulan Elazığ-Manisa, Bartın- Manisa’ya şimdi de Manisa-Trabzon köprüsü ile katkı yapmak sadece kendi adımıza değil katılan herkes adına mutluluk verici bir durum.

        Zaman içerisinde gönül köprülerinin sayısının, şeklinin, icra ediliş biçimlerinin değişerek devam etmesi beklenilenden daha verimli, faydalı, üretken olması hatta artması dileğimizdir. Üzerinden zaman geçmemesi ama geçenlerin mutlu, umutlu, cesur, paylaşımcı, sağlık ve esenlik bulduğu nice köprülerin kurulması ve kullanılması temennisiyle… 24/04/2011