Melek DÖRTBUDAK

Melek DÖRTBUDAK

[email protected]

GÖNÜLLER NİSAN TASI OLSA

23 Nisan 2021 - 10:25 - Güncelleme: 23 Nisan 2021 - 14:19

GÖNÜLLER NİSAN TASI OLSA

Nisan tasıyım yağmura aç susuz
Beklerim her seher gelişini uykusuz


Gönüller nisan tası olsaydı ne de güzel olurdu. Malum nisan ayı, baharı müjdeleyen yağmur damlalarının cihanı uyandırıp elini yüzünü yıkadığı aydır. Toprağın kılcal damarlarına ılık ılık sızdığı ay. Tabiat ve bütün ağaçlar, çiçekler, böcekler hepsinin uyandığı, toprak ananın hepsini ayrı bir kucaklayıp sardığı, sevdiği ay. Yağmur suyunun dünyayı bir anne şefkatiyle emzirdiği, doyurduğu aydır. “İlkbahar yağmurlarından, rüzgârlarından korkmayın” diyor, Hz. Mevlânâ “nasıl toprağı uyandırıyorsa insanı da uyandırır dinçleştirir bu yağmurlar”.
Eskiden Mevlevihanelerde ve bir çok evde nisan tası bulunur,  nisan ayının ilk yağmurları bu tasa doldurulurdu. Sonra üzerine Kur’an’dan bazı sureler belli sayılarla okunup üflenir ve şifa niyetine içilirdi. Daha verimli olsun, bire yüz versin diye toprağa serpilirdi.
Nisan yağmurlarının şifalı olduğunu bilim çevreleri de kabul ediyor ve içinde çiçek tozlarını, vücudumuza sıhhat veren bazı mineralleri içerdiğini söylüyorlar.

Konya Mevlevihane’sini ziyaret edenler bilirler, ön kapıdan girince hemen kapının solunda Horasan erleriyle yan yanadır Nisan Tası. Çapı bir metreden fazla, 134 santimetre yükseklikte, yaklaşık 33,5 kilo ağırlığında bakırdan yapılmış rahmet, bereket tası. Üzerinde özenle çalışılmış altın ve gümüş kabartmalı işlemeleri olan, kapağının tutulacak kısmı bir horoz figürüyle süslenmiş zarif özenli bir eser. Mevlevi geleneğine göre Nisan Tası’na doldurulan yağmur suyuna, dualar okunduktan sonra isteyen herkese şifa niyetine dağıtılırdı. Ayrıca nisan tasının içine Mevleviler destarlarının ucunu salıp ıslatır, bereketli bir yıl olsun diyerek ekilecek topraklara saçarlardı.
Bugün modern dünyanın bize unutturduğu ne güzel adetlerimiz varmış. Nisan tası insanları tevhid şemsiyesiyle birleştirmek için bir vesileymiş. Damla damla tevhit olan bereket, yine damla damla pay edilmiş. Paylaşmak, empati yapmak, kendisi için istediğini başkası için istemek, güzel buluşmalara vesile olmak, daha ne olsun.
Nisan tası yağmur biriktirir toprağı ve insan bedenini uyandırır. Peki ya insanın ruhunu hangi nisan tasıyla yıkamalı, hangi suyla dünyanın kirinden, pasından arındırmalı, uyandırmalı? Ramazan on bir ayın Nisan Tasıdır. Bedene nisan yağmuru, ruha Ramazan yağmuru iyi gelir. Gönüller oruçlu olmanın feyzi ve bereketiyle dolup dolup taşar. Allah görünmeyen yağmurlarla ruhumuzu yıkar, arıtır. Yeter ki biz o rahmet ve bereket yağmurlarına tıpkı Hz. Muhammed Mustafa(S.A.V.) efendimiz gibi bağrımızı açalım, sinemize derin derin çekip yıkanalım.
Hz. Ayşe validemiz anlatıyor;
Yağmur yağıyordu. Resulullah, mübarek bağrını açtı, yağmur ıslattı bağrını. Sebebini sorduk. Yağmur için “O rabbinden yeni geliyor. Yani henüz yaratanın kokusu nazarı yağmur damlalarının üzerinde.” buyuruyorlar.  Efendimiz, yağmurdan bahsederken bir canlıdan bahsedermiş gibi konuşuyor. Bir damla yağmurun Allah’ın yanından geldiğini düşünerek yapılan iltifata bakar mısınız lütfen. Yine yağmur için şöyle dua ediyor Peygamberimiz “ Ey Rabbimiz kendisinden başka ilah olmayan Allah'sın. Sen zenginsin, biz fakiriz. Üzerimize yağmur indir, indirdiğini bize kuvvet ve güç kıl. Ecel zamanımıza kadar yetecek kıl!”
Bizlerse neler neler görüyor ama hala benlik, bencillik ve ego dediğimiz nefsimizin heva ve hevesinin peşinde, dünyada bir o yana, bir bu yana savrulup duruyoruz. Gökyüzündeki kara delikler için, her şeyi içine çektiği yok ettiği söyleniyor. İnsanın nefsi de insanın kara deliğidir. Biz nefsimizle kol kola gezersek ruhumuzun iyi ve güzel olan neyi var, neyi yoksa hepsini yutup, yok etmeye hazır bekliyor.
Allah kendi üflediği ruhumuzu kurtarmak için kuluna öyle şefkatli ki her şeyi kulunu affetmek için vesile kılmış. Kur’an’da en çok Rahîm isminin geçtiğini biliyor muydunuz? Şöyle diyor “O kullarına karşı daima şefkatli ve merhametlidir”. Biz O’na kul olabilirsek bize ruhumuzu besleyen her gün, her an bir Nisan Tası olur. Bugün Hz. Mevlânâ’nın Nisan tası yağmur suyuyla dolmasa da Mesnevî ile gönüllere damla damla inşirahı olmakta, huzur dağıtmaktadır.
Hayırlı Ramazanlar, gönül kaseniz hep nisan yağmuruyla dolsun…


 

Bu yazı 731 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum